Deprem ve altyapı
Pazartesi, 15 Mart 2010 10:45


Geçtiğimiz hafta Elazığ’da meydana gelen 6.0 büyüklüğündeki depremde 41 can daha yitip gitti. Kerpiç damların ve duvarların altında kalan yurttaşlarımız için Allah’tan rahmet, geride kalanlar için ise başsağlığı dilemekten başka, ne yazık ki elimizden bir şey gelmiyor.
Bursa gibi deprem bölgesinde yaşadığımız için tabii ki olayı gündelik bir haber gibi algılayamıyoruz. Yüzde 80 civarında kaçak ve sağlıksız yapıya sahip kentimizde, deprem hazırlıkları konusunda kamuoyuna yansıyan en belirgin çalışma afet merkezinin yapılmış olması. Belediyemizin yaptığı zemin etüt çalışmaları önemli bir veri olsa da Bursa’da meydana gelmesi beklenen deprem için daha pek çok çalışma bulunuyor. Bu çalışmalardan bir tanesi de deprem sırasında yeraltında döşeli bulunan elektrik, doğalgaz, su, atıksu ve iletişim hatlarında meydana gelebilecek hasarlar ve bu hasarların yaratacağı olumsuzluklar. Bu tür hasarların belirlenmesi için en çok başvurulan yöntem geliştirilen farklı senaryolara göre; oluşabilecek hasarların model programlarla sayısallaştırılması. Bursa’nın altyapısı için bu tür bir çalışmanın yapıldığına dair elimizde bir bilgi bulunmuyor. Ama bildiğimiz önemli bir gerçek, altyapı tesislerinin deprem sırasında göreceği hasarların hesaplanması ve önlem alınması bir zorunluluk.
Öncelikle deprem şokunun atlatılmasının ardından geçen ilk birkaç saat içinde temiz su ihtiyacı gündeme gelecektir. Deprem sırasında kanalizasyon hatlarındaki hasarlar nedeniyle içme suyu hatlarına karışacak olan atıksu, bulaşıcı pek çok hastalık için davetiye çıkaracaktır. Doğalgaz ve elektrik hatlarındaki hasarlar ise kısa sürede yangın ve patlama riski için en önemli kaynaklara dönüşecektir.
Reliability Engineering and System Safety dergisinde 2008 yılında bu konuda bir makale yayınlayan Adachi ve Ellingwood, deprem sonrası su ve elektrik sisteminin hizmet edebilirliğini birlikte ele almışlardır. Kentimiz için benzer bir yaklaşım içine girersek, depremde Doğancı Barajı’nın hasar almadığını kabul etsek dahi suyun dağıtımı için kullanılan ana su depoları ve pompa istasyonlarının temel gereksinimi elektrik. Bu üniteler, geçici süre sistemi idame ettirecek enerji sistemlerini bulunduruyor olsa dahi bu kente en çok saatler mertebesinde hizmet edebilirler. Kanalizasyon sisteminin ulaştığı son nokta olan atıksu arıtma sistemlerinin deprem sonrası göreceği hasar ise bu konuda en az dikkat edilen hususlardan.
Tabii kentimizde deprem ve altyapı durumu hakkında incelenmesi gereken en önemli yapılar sanayi bölgelerimiz. Ekonominin kalbi durumundaki sanayi bölgelerimizin altyapılarında meydana gelebilecek hasarların kısa, orta ve uzun vadeli etkileri, altından öyle çok kolay kalkacağımız maliyetler getirmeyecektir. Buradan hareketle, kentimizi etkileyeceğine kesin gözüyle bakılan depremden en az hasarla çıkabilmemiz için tüm kentimizin ve sanayi bölgelerimizin altyapı durumunun deprem hasarlarına karşı incelenmesi ve acil önlemler alınması gerekiyor.
Kocaeli’de 2005 yılında gerçekleştirilen Deprem Sempozyumu’nda Toprak ve arkadaşları tarafından sunulan bir makalede alt yapı sistemlerinin deprem performansının coğrafi bilgi sistemleri ile değerlendirilebileceği üzerinde durulmuştur. Benzer çalışmaların kentimiz için de bir an evvel başlatılmasını ümitle bekliyoruz.

Yazarın Diğer Yazıları İçin Tıklayınız