| Çocuklar, aldanmayın, çevre konusunda sizi kandırıyoruz! |
| Pazartesi, 14 Haziran 2010 10:06 | |||
![]() İsveç’in Stokholm kentinde 1972 yılında yapılan Birleşmiş Milletler Konferansı’nda alınan bir kararla 5 Haziran, Dünya Çevre Günü olarak kabul edildi. Ne mutlu ki biz de özellikle son 5-10 yıldır tüm kentlerimizde bu günü büyük bir coşkuyla kutluyoruz. Çevre bilincinin oluşmasını sağlamak ve çocuklarımıza tertemiz bir dünya bırakmak için. İnsanların ilgisini biraz olsun çevre kirliliğine çekebilmek için. Neyi kutladığımızı bilmeden, ilköğretim öğrencilerinin eline plastik poşetler, eski piller ve pankartlar vererek, rengarenk kıyafetler giydirerek, küçük tiyatro gösterileri sergileyerek kutluyoruz. Kutluyoruz ama! Diktiğimiz fidan sayısını insanların gözünün içine sokarcasına büyük puntolarla afişlere yazdırarak, ama kentin göbeğine 30 katlı ucube binaları diktirerek. Avuç içi kadar oyun parkı açılışı için bütün ahaliyi toplayarak, ama parkın arkasındaki kaçak apartmanları gizleyerek. Sularımız temiz akacak yazılarını üst geçitlere yazdırarak, ama arıtması olmayan tesislere göz yumarak. Kaldırım taşlarını boyayarak, ama ovanın ortasına soğuk hava deposu ruhsatıyla, kaçak kuyulardan su çeken onlarca fabrika kurdurarak. Kentli olmak nidaları atarak, ama 6 metre genişliğinde yolları olan 6 katlı binalara izin vererek. Sigara içmeyelim diyerek, ama hava karardıktan sonra tonlarca baca gazını deşarj edenlere ilişmeyerek. Çimenlere basmayalım levhaları yazdırarak, ama orman arazisine ve 1. sınıf tarım topraklarına kaçak sanayi bölgeleri parselleyerek. Sevgili çocuklar, sakın aldanmayın! Biz büyükler çevreye saygı göstermiyoruz. Aslında sizin hakkınız olan temiz suları, temiz havayı, temiz toprakları umursamadan kirletiyoruz. Biz büyüklerin önceliği kendi çıkarlarımız. Yüz yılı dahi bulmayan fani hayatlarımızda para, mevki ve ün kazanma hırsımız her zaman dünya ve insanlık için yapacaklarımızın önünde. Görevi sadece çevreyi korumak olanlar dahi görevlerini layıkıyla yapmıyor. Üç maymunu oynuyoruz. Yapılanları görenler görmemezlikten, olanları duyanlar duymamazlıktan, işin içinde olanlar ise bilmemezlikten geliyoruz. Kendi canımız yanmadıkça ağlamıyor, her şeyi film gibi izliyoruz. Sevgili çocuklar, büyüklere pek çok konuda güvenmeyebilirsiniz. Ama özellikle çevrenin korunması ve geliştirilmesi konusunda sakın güvenmeyin. Söylediklerine asla inanmayın. İnsanların büyüdükçe nasıl kirlendiklerini ve kirlettiklerini daha iyi anlayacaksınız. Bu vesileyle birbirimizi kandırarak kutladığımız geçmiş çevre günümüzü tebrik ediyor, büyüklerin kanunları uygulayamayan ellerinden değil ama küçüklerimizin kandırılmış gözlerinden öpüyorum. Kamil Salihoğlu'nun Tüm Yazıları İçin Tıklayınız
|

