| Çevreyle ilgili şikayetler |
| Pazartesi, 29 Mart 2010 23:30 | |||
![]() Yerel, ulusal ve küresel boyutta ele almaya çalıştığımız tüm çevre sorunlarının temelinde insanoğlunun ulaştığı çevre bilinci ve kültürü yatıyor. Yaşadığı gezegenle çatışmaya devam eden, çevresine uyum gösterememiş, yani yaratılmış tüm canlı ve cansızla hemhal olamamış bir kültürde, çevreye karşı işlenen suçlar daha pervasız oluyor. Günlük hayatta karşılaştığımız bazı olaylar büyük çevre sorunu olarak algılanmasa da yaşama bakış mantığımızı ele veriyor. Bu konuda yararlandığım ana kaynaklardan birisi de yerel basınımızda yer alan şikayet köşeleri. Hemşerilerimiz tarafından her gün yollanan; kentleşmeye ve çevresel sorunlara yönelik onlarca mektup yayınlanıyor bu köşelerde. Ben de bu hafta farklı bir şey yapacak ve yakın çevremin bana ilettiği şikayetleri sizlere ve ilgili kurumlara iletmeye çalışacağım. İlk konu; dumansız hava sahası sloganıyla uygulamaya konulan kapalı mekanlarda sigara içilmesine yönelik yasaklarla ilgili olacak. Özellikle cadde üzeri kıraathanelerde bu yasağın nasıl uygulandığını siz de fark etmişsinizdir. İçeride sigara içemeyenler için yasanın uygulamaya konulduğu 19 Temmuz 2009 tarihinden itibaren dükkan önüne konulan tabure ve sandalyeler imdada yetişti. Hatta şu günlerde çoğunlukla rastladığım görüntü: kıraathane önünde oturan kitlenin içeriden daha kalabalık olduğu şeklinde. Konu hakkında internette küçük bir haber turu yaptığımda karşıma çıkan arka arkaya sıralanmış, Kocaeli, İzmir ve Diyarbakır’dan benzer üç haber, sorunun yaygınlığını ortaya koydu. Şikayetler hem kaldırımların işgaline hem de yoldan yürümeye çalışanların solumak zorunda kaldığı dumanlara yönelik. Üstelik şikayet edenlerin çoğu sigaralarını bitirmelerine rağmen kıraathane önündeki sandalyelerin boşaltılmamasından da bahsediyor. Bu konudaki şikayetleri yine de belediyelerin ilgili birimlerine iletmek istiyorum. İkinci konu, marketler ve alışveriş merkezleri tarafından haftada 2 veya 3 kez dağıtılan el broşürleriyle ilgili. Apartman girişlerine, daire kapılarına sıkıştırılan binlerce kağıt parçası hedefine ulaşmadan sokaklarımızı kirletiyor. Bir kez göz gezdirilip atılan bu tür afişlerin yarattığı kirlilik için ilgili firmaların önlem almayı düşünüp düşünmedikleri önemli şikayet konularından bir tanesi. Vatandaşlarımızın kızgınlığını ise bu broşürlerin kimseye sorulmadan bırakılması oluşturuyor. Son şikayet ise; özellikle havaların soğukluğunu hissettirdiği 2 hafta öncesine kadar Yıldırım ve Osmangazi’de oturan bazı vatandaşlarımızın ısrarla bahsettikleri hava kirliliği hakkında. Bana defalarca, naylon, tahta parçası vb. ele ne geçerse yakılan zamanlarda genizlerde hissedilen kükürt kokulu Bursa günlerine neden dönüldüğü soruldu. Bu kış kentimizde yapılan karbonmonoksit, kükürtdioksit ve partikül madde ölçümlerine dair net verilere ulaşır ulaşmaz bu konudaki fikirlerimi sizlere yansıtmaya çalışacağım. Bu soruları günlük hayatta bana en çok yöneltilen onlarca soru arasından seçtim. Konular kimimiz için basit gibi görünse de çevreye duyarlılığımız ve hissedilenleri yansıtmak için bu konuları sizlerle paylaştım. Bahsettiğim sorunlara ürettiğiniz çözümlerinizi bana gönderirseniz sevinirim. Kamil Salihoğlu'nun Tüm Yazıları İçin Tıklayınız
|

