| Çevre teknolojileri ve teknik tekstil |
| Pazartesi, 17 Mayıs 2010 13:21 | |||
![]() Geçtiğimiz yıl 27302 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2009/1 sayılı tebliğle açıklanan teşvik tedbirleri içinde, Bursa’da akıllı ve çok fonksiyonlu teknik tekstil yatırımlarının en az 1 milyon TL. tutarında olmak kaydıyla teşvik edileceği açıklandı. Vergi indirimi, sigorta primi işveren hissesi desteği, yatırım yeri tahsisi ve KDV istisnasından oluşan teşvik paketi içerisine Bursa’nın teknik tekstil konusunda dahil edilmesi, tekstil sektöründe önemli ölçüde fason üretimi seçen küçük ve orta ölçekli üreticiler için büyük bir anlam ifade etmemişti. Ancak ekonomik krizin kendini en çok hissettirdiği sektör olan tekstilde yaklaşık son 20 yıldır devam eden üretim yaklaşımının sürdürülemeyeceği artık gün yüzüne çıktı. Kentimizde tekstil konusunda önemli birçok isim gelişmeleri takip ederek, genellikle sektör değiştirmeyi seçti. Tekstil konusunda yıllarını vermiş ve birkaç dokuma tezgahından KOBİ haline dönüşmüş pek çok firma ise işlerinin büyük bir kısmını tasfiye etme yolunu seçti. Tekstil sektörünün çıkış yolları hakkında yazacak bilgiye sahip değilim, ancak ülkemizde teknik tekstil konusunda önemli bir yatırım alanının halen boş konumda olduğunu görüyorum. Teknik tekstil konusu pek çok uygulamayı içeriyor. Çevre teknolojilerinde kullanılan teknik tekstil ürünlerinin üretimi konusunda ülkemizde sadece birkaç üretici bulunuyor. Örneğin stapel, multifilament ve monofilament filtre imalatı konusunda büyük ölçekli üretim yapabilen sadece bir firma var. Peki, çevre teknolojilerinde tekstil ürünleri nerelerde kullanılıyor? Teknik tekstil ürünlerinin çevre teknolojilerinde inanamayacağınız kadar geniş kullanım alanı bulunuyor. Öncelikle sayılabilecek birkaç ana başlıktan bahsedebilirim. Katı atık ve tehlikeli atık depolama sahalarının tabanlarının oluşturulmasında pek çok farklı özellikte geotekstil ürünü kullanılıyor. Saha tabanını kaplamanız gerektiğinden tek bir saha için dönümlerce geotekstile ihtiyaç duyuluyor. Üstelik sahanın kapatılması sırasında aynı malzemeye yeniden ihtiyaç var. Ürünü baraj ve yol imalatlarında kullanabilecek şekilde plastik ve bentonit gibi farklı malzemelerle kompozit ürünlere dönüştürdüğünüz taktirde kullanım alanı bir anda genişliyor. İkinci bir ana dal ise filtrasyon. Su ve atıksu arıtımının geleceği olarak gördüğüm bu alanda kullanılan tekstil ürünleri oldukça farklı özelliklerde. Dünyada bu konuda teknolojiyi üreten ve imalatı yapan firma sayısı da çok az. Örneğin, su filtrasyonunda kullanılan birkaç ürün Japon ve Amerikan firmalarının tekelinde. Arıtma tesislerinde oluşan çamurların suyunun alınmasında kullanılan filtrelerin imalatı da yukarıda belirttiğim gibi bakir bir alan. Çamurların suyunun alınması her arıtma tesisinin önemli sorunlarından biri, ancak bu işlemde kullanılan filtreler yurt dışından temin ediliyor. Almanya’daki bazı tesislerde çamur, çok büyük özel bez tulumlar içerisine konularak susuzlaştırılıyor. Baca gazlarının arıtımında da özel torba filtreler kullanılıyor. Bu filtreler yüksek sıcaklıklara dayanabiliyor ve ana işlevleri farklı gözenek çapındaki partikül maddelerin tutulması. Sanayiden kaynaklanan kirleticiler arasında önemli yer tutan ve halkın tepkisine sebep olan baca gazlarının arıtımında kullanılan torba filtrelerin sık sık değiştirilmesi gerekiyor. Bu filtreler de yurtdışından ithal ediliyor. Bu konuda örnekleri çoğaltmak mümkün. Ürünleri geliştirerek kullanım alanlarını yaygınlaştırmak da. Ancak bunun için yapılması gereken şey araştırma ve geliştirmeye yatırım yapmak. Tekstil ve çevre mühendisliği disiplinlerinin ortak çalışmalar üretmesini sağlamak. Ben Bursa’nın köklü tekstil geçmişine ve sanayicimizin üretken zekâsına güveniyorum. Üstelik en önemli çözümlerin bu tür sıkıntılı dönemlerde bulunduğuna dair pek çok olay biliyorum. Dünyanın bilgi pazarladığı bu dönemde artık biz de katma değeri yüksek bu tür ürünleri üretmek ve pazarlamak zorundayız. Teknik tekstil bunun için elimizdeki en önemli imkanlardan biri. Kamil Salihoğlu'nun Tüm Yazıları İçin Tıklayınız
|

