Bütün fabrikaları Bursa’ya yapalım!
Pazartesi, 08 Şubat 2010 18:00


Sanayici olarak bir yatırım fizibilitesi yapıyor olsaydım, ülke çapında taşıdığı önem, anayol taşıma kapasitesi, gelişme hızı, bölgedeki halkın zenginliği gibi başlıca birkaç unsuru düşünerek Bursa’yı en önemli alternatifler arasına alırdım.
27 Mayıs 1960 ihtilali sonrası ABD’li Checchi and Company Şirketi’nin Amerikan Hükümeti ve Devlet Planlama Teşkilatı için 1961’de hazırladığı rapor da Bursa için benzer konular üzerinde duruyordu.
Yukarıda saydığım maddeler de dahil 18 maddelik eleme kriterine göre, Bursa’ya en yüksek notu veren bu rapor, ülkemizin ilk organize sanayi bölgesinin ilimizde yapılmasına temel oluşturmuştu.
Bugün gelişmiş ana ve yan sanayi, yetişmiş beyaz ve mavi yakalı işgücü, sayıları her gün artırılmaya çalışılan sanayi bölgelerimiz var. Yenişehir Havaalanı, faaliyete geçirilmeye çalışılan Yunuseli Havaalanı, ihalesi sonuçlanan İstanbul-İzmir otoyolu ve yapılacağı taahhüt edilen demiryolunu da hesaba katarsak, Bursa özellikle üretim sektörü için biçilmiş kaftan.
Belki de işe şu yönden bakmak gerekiyor. Bütün üretim sektörünü, otomobil fabrikalarını, oto yan sanayini, tekstil boyahanelerini, metal kaplama firmalarını… aklınıza hangi sektör gelirse gelsin Bursa’ya yapmalıyız. Artık ne kadar arazi varsa göze batan, bir hesabını görmek lazım belki de! Bursa’da ova denilecek yer azaldı, ama Yenişehir, Mustafakemalpaşa, Karacabey ovaları geniş. Ne birbirimizi kandıralım ne üzelim.
Yeni bir otomobil fabrikası Bursa’ya gelmek mi istiyor? Gelsin. Yeni sanayi bölgesi mi lazım? Hemen yapalım. Her türlü alternatife açık olalım. Yani eğer gerçekten istiyorsak, neden olmasın? Fikri hür, vicdanı hür nesiller olarak bugüne kadar yaptığımız gibi bundan sonra da yaptıklarımıza devam edebiliriz.
Ama asla haklar ve sorumluluklar arasındaki ilişkiyi unutmayalım. Yani ya yaptıklarımızdan pişman olmayalım ya da pişman olacak işler yapmayalım.
Aslında kentin bu hale gelmesinde dahli olanların pişman olduklarını söylememiz çok da olası değil. Biraz tarım, biraz sanayi, biraz turizm, biraz  biraz… Olmadığı ortada. Bu kentleşme ve sanayileşme kültürü ile devam edemeyiz. Bu fikirle yapılan işlerle Bursa yama tutmaz.
Şehrin bir köşesini gözümüze kestirip; burası sanayi bölgesi olsun, burada çok güzel otel olur, yeni araba fabrikasını nereye yapsak diyemeyiz. Belki ilginç gelecek ama lütfen Google’da “endüstriyel yatırım için gerekenler” yazın. Karşınıza ne çıkıyor biliyor musunuz? Dr. Zeynep Yöntem’in “Entegre kirlilik önleme ve kontrolü ile ilgili stratejinin geliştirilmesi ve bunu etkileyen faktörler” isimli sunusu. Zamanı yakalamak, sadece yeni araba montaj hatları kurmakla olmuyor. Bursa’da, üretimle ilgili gazetecilerin meşhur “Ne, neden, ne zaman, nerede, nasıl, kim?” (5N1K) sorularını kendimize yöneltmek zorundayız. Artık bu kentin ana plan kararlarını uygulamalıyız.
Kentimiz için doğru rol modelleri seçmeliyiz. Fason üretimini yaptığımız gelişmiş ülkelerin kentleşme anlamında çağdaşı olmalı ve “mış” gibi yaşamaktan vazgeçmeliyiz. Eminim sonuç kentleşme anlamında bugünkünden kötü olmayacaktır. 

Yazarın Diğer Yazıları İçin Tıklayınız