| Bursa’da tehlikeli atıkla ilgili ana sorunlar |
| Pazartesi, 02 Ağustos 2010 13:49 | |||
![]() Bursa’da tehlikeli atıklar konusundaki sorunların tek bir köşe yazısında açıklanması elbette imkansız. Ancak yukarıdaki başlık Bursa İl Çevre ve Orman Müdürlüğü’nün sayfasında yer aldığı için irdelemekte fayda olduğunu düşünüyorum. Çünkü bu konuda Bursa’da yetkili kurumun sayfasındaki bilgiler sizin de ilginizi çekecektir. Sayfada, ilgili yönetmeliğe atıflar ve kitabi bilgilerin ardından ilimizde lisanslı bertaraf tesislerine ulaştırılan tehlikeli atık miktarının 2008 yılında 20 milyon 456 bin 174 kg., 2009 yılında ise 19 milyon 852 bin 397 kg. olduğu belirtiliyor. İl Müdürlüğü’nün açıklamasında; kayıt altına alınamayan atıklar ve kanuna uygun yapılmayan bertaraf işlemleri sebebiyle rakamların ‘reelden daha az olduğu’ belirtiliyor. Bursa’da tehlikeli atıkla ilgili ana sorunlar ise kaçak işletmeler, çarpık sanayileşme, yetersiz denetim ve envanter, ilin reel sorunlarına odaklı akademik çalışmaların yetersizliği, ihtisas organize sanayi bölgelerinin yetersizliği ve tehlikeli atık bertaraf tesislerinin yetersizliği başlıkları altında özetleniyor. Açık konuşmak gerekirse sayfa, Bursa’daki tehlikeli atıklarla ilgili olarak katıldığım toplantılar ve okuduğum yazılar arasında en tatmin edici açıklamaları içeriyor. Çevre ve Orman İl Müdürlüğü sorun hakkında çok önemli teşhislerde bulunmuş, olayın tüm taraflarını ortaya koymuş ve bir anlamda günah çıkarmış. Aslında herkesin zaten bildiği ama ulu orta söylemeye çekindiği gerçekleri yazılı olarak derlemiş. Şimdiye dek yazılarımda benim de köşesinden bucağından açıklamaya çalıştığım çevre sorunlarının nedenlerine ait ana başlıkları öne çıkarmış. Öncelikle bu aşamaya kadar olan bilgilendirici, açık yürekli ve bir anlamda cesur yaklaşımlarından dolayı kendilerini tebrik ediyorum. Konu devletin ilgili kurumu tarafından açık olarak yazılır hale geldiğine göre şimdi başka sorulara yanıt aramanın zamanı geldi. Avrupa Birliği’nin 91/689/EEC ve 2000/532/EC nolu direktifleri ve Basel Sözleşmesiyle belirlenen tehlikeli atıkların Bursa’da ve ülkemizdeki akıbeti ne olacaktır? İlk etapta sadece klasik çevre yatırımları için 2023 yılına kadar 60 milyar avro nasıl ‘harcanacaktır’? Kaçak işletmeleri denetleyecek mekanizmayı kim kurduracak? Çarpık sanayileşmeye kim göz yummayacak? Denetimi adamakıllı kim yapacak? Envanteri kim oluşturacak? İlin reel sorunlarına odaklı akademik çalışmaları kim yapacak? İhtisas sanayi bölgelerini kim kuracak? Gerçek anlamda tehlikeli atık bertaraf tesislerinin uygun yerlere yapılmasını kim sağlayacak? Birçok sorunda olduğu gibi bu konuda da bürokratlar, siyasiler ve akademisyenler suçu karşı tarafta ararken memleket elden gidiyor. Siyaseten, resmen ve bilimsel olarak sorumlu olan tüm tarafların farklı bir çalışma kültürüyle bir araya gelmesi gerekiyor. Bu kadar hızlı bir değişimin yaşandığı dönemde mevcut çalışma kültürümüz ve akıl yürütme sistematiğimiz sorunları çözmeye yetmiyor. Avrupa Birliği’nden zorlamayla ve kopyala-yapıştır şeklinde aldığımız yasa ve yönetmelikler oldukça kapsamlı ve üzerinde çalışma gerektiriyor. Özellikle çevre yasalarının ana mimarlarından olan Almanya dahi kendi koydurduğu maddeleri sağlamakta güçlük çekiyor. O halde eğer çevreyle ilgili kabul ettiğimiz yeni yasa ve yönetmelikleri hap gibi yutacağımızı sanıyorsak yanılırız. Süreç daha çok hastalıklarımızın tedavisi için kendimizin çalışması ve bize uygun çözümler üretmemiz şeklinde gelişmek zorunda. Siyasetçisi, bürokratı ve akademisyeniyle… Kamil Salihoğlu'nun Tüm Yazıları İçin Tıklayınız
|

