Bertaraf ve geri kazanım firmalarının Bursa’ya ilgisi
Pazartesi, 05 Ekim 2009 11:53


Bertaraf ve geri kazanım firmalarının kentimize olan ilgisi bu yılın çevre gündemini oluşturmaya devam ediyor. Farklı firmaların girişimiyle önce Mustafakemalpaşa’da sonra da Yenişehir’de kurulmak istenen ve halen çalışmaları devam eden tehlikeli atık yakma, entegre geri kazanım ve enerji tesisleri kamuoyunda oldukça ilgi uyandıran gelişmelere sebep oluyor.
Son olarak yine Mustafake-malpaşa’da kurulmak istenen, demir çelik endüstrisi atıklarının işleneceği geri kazanım tesisi çevreyle ilgili en önemli başlık haline geldi. Demir çelik endüstrisinden kaynaklanan 200.000 ton/yıl baca tozu ve yaklaşık 120.000 ton/yıl tufalin kurulacak tesiste işlenerek geri kazanılması düşünülüyor. Baca tozu ve tufal ihtiyacının, yatırımcı firmanın kurucusu olan demir-çelik üreticilerine ait fabrikalardan sağlanması planlanıyor.
Bu durumda tabii ki yöre halkının ve sivil toplum örgütlerinin diğer iki tesise verdiklerine benzer bir tepkinin oluşması kaçınılmaz gözüküyor. Yatırımların yapılacağı bölgelerdeki vatandaşlarımızın bizlere yönelttiği en temel soru şu: “Atıklar neden oluştuğu bölgelerde değil de tarımsal üretimiyle ön plana çıkmış ve bahse konu atıklarla hiçbir alakası olmayan yöremizde bertaraf edilmeye veya geri kazanılmaya çalışılıyor.”
Bu soruya çok kompleks teknik açıklamalar, fizibilite ve projelendirme aşamalarını anlatarak cevap vermemizin bir anlamı yok. Çünkü bu konular ancak bu tür tesislerin o bölgeye nasıl yapılabileceğinin cevabı olabilir. Neden yapıldığını asla açıklamaz.
Konu hakkında bizim vereceğimiz cevap ise oldukça açık. Maliyet. Bu tür bertaraf ve geri kazanım tesislerinin yerleri, yatırımcı firmalar tarafından, ilk yatırımdaki arazi maliyetleri ve işletmedeki taşıma maliyetleri göz önüne alınarak tespit ediliyor.
Çevreci açıklamalar ise; kamuoyundan gelecek tepkilerle tesisin kurulmasını önleyebilecek direnci azaltmak ve bu süreçte oluşacak diğer maliyetleri en aza indirmek için kullanılan en önemli silahlardan birisi.
Özellikle bazı firmalarda gördüğümüz profesyonel halkla ilişkiler çalışmaları örnek çalışma olarak üniversitelerimizce incelenebilir nitelikte. Ne var ki bu yatırımların doğru planlama ve doğru teknolojiyle yapılması şartıyla bir ihtiyaç olduğu da ortada. Tehlikeli atıklarımızı doğru şekilde bertaraf etmek veya geri kazanmak zorundayız. Bu hem insan ve çevre sağlığı için hem de ekonomik açıdan bir zorunluluk.
Bu tür tesislerin yapılacağı yeri belirlemek ise oldukça güç. 22.08.2009 tarih ve 27327 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren Organize Sanayi Bölgeleri Uygulama Yönetmeliği’nin 101/7 maddesine göre “Çevre ve Orman Bakanlığının olumlu görüşü doğrultusunda OSB tarafından kurulmasına izin verilen kullanılmış yağın yeniden rafine edilmesi ve/veya başka bir ürüne çevrilerek tekrar kullanımı, metal ve metal olmayan atık ve hurdaların yeniden değerlendirildiği geri dönüşüm tesisleri hariç olmak üzere her türlü atığın; geri kazanımı, ayrıştırılması, yakılması, gazlaştırılması, kimyasal yolla arıtılması, nihai ve/veya ara depolanması ve/veya araziye gömülmesine ilişkin tesisler” karma ve ihtisas OSB’lerde kurulamıyor.
O zaman yatırımcı da kendine doğal olarak yer aramaya başlıyor ve yukarıda belirttiğim önceliklere göre yerini belirliyor. Çözüm elbette planlamada.
Bahsettiğimiz çaptaki tesisler ülkemizde ancak iki elin parmaklarını geçmeyecek sayıda yapılabilecek özel tesisler. Bu tür özel yatırımların kararı daha uzun planlama ve gerçek anlamda bilimsel değerlendirme gerektiriyor.
Bu yüzden bu içerik ve kapasitedeki tesislerin ÇED süreçlerinin diğer projelerden ayrı olarak bağımsız ve uzman kurum ve kuruluşlarca gerçekleştirilmesi bir zorunluluk. Ekolojik ve ekonomik tüm unsurların ele alındığı süreçlerin sonunda, belirlenen yerlere yatırım izni verilmesi çözüm olarak gözüküyor. Aksi taktirde, konuyla ilgilenen ve sermayesi olan herkes bu tür bertaraf ve geri kazanım tesislerini istediği bölgeye yapmak için bir çaba içerisine girer ve ülkemiz hem çevresel değer, hem zaman hem de para kaybetmiş olur.

Yazarın Diğer Yazıları İçin Tıklayınız