| Atıklar ve geri dönüşüm |
| Pazartesi, 01 Aralık 2008 22:48 | |||
![]() Katı Atıkların Kontrolü Yönetmeliği atığı; üreticisi tarafından atılmak istenen ve toplumun huzuru ile özellikle çevrenin korunması bakımından, düzenli bir şekilde bertaraf edilmesi gereken katı maddeler ve arıtma çamuru olarak tarif ediyor. Tarifte dikkat çeken iki ana unsurdan biri; üretenin bu maddelerden kurtulmak istemesi, ikincisi ise; bu maddelerin düzenli bertarafının gerektiği. Oysa ambalaj atıkları veya geri dönüşebilir atıklar olarak sınıflandırılan grupla ilgili tanımlamalar bazı farklılıklar içeriyor. 24.06.2007 tarih ve 26562 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren “Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği” bahsi geçen bu atıklarla ilgili önemli noktaları içeriyor. Uygulama yapılan bazı mahallerimiz dağıtılan geri dönüşüm torbaları ve haftada bir veya iki kez geçen geri dönüşüm araçlarıyla bu yönetmeliğin ilk etkilerini yaşıyorlar. Bursa’da uzun yıllardır seçilen pilot bölgelerde yürütülmeye çalışılan kaynakta geri kazanım projeleri bu yönetmelikten sonra farklı bir boyut kazandı. Bu döneme kadar Büyükşehir önderliğinde yürütülen çalışmalar yeni yönetmeliğin il, ilçe ve ilk kademe belediyelerine tanıdığı, kaynağında ayrı toplama ve toplattırma yetkisi sebebiyle şu anda el değiştirmiş durumda. Yönetim planı yapma yetkisi de bu belediyelere verildiğinden, büyükşehir belediyeleri kendilerine tanınan ve içi çok doldurulmamış koordinasyon görevini üstlenmek durumunda. Bu ise bu kadar önemli bir çalışmanın, özellikle teknik personel sıkıntısı çeken ilk kademe belediyelerinde nasıl yürütüleceği sorusunu akla getiriyor. ATIĞIN SAHİBİ Ambalaj atıklarıyla ilgili problemler, ambalaj atıklarının belediye tarafından veya sözleşme yaptığı lisanslı/geçici çalışma izinli işletmeler tarafından bedelsiz olarak toplanmasından sonra çıkmaya başladı. Şu ana kadar kendi ambalaj atıklarını kendileri pazarlayan firmalar, atıklarını bulundukları ilçe belediyesine veya onun anlaştığı firmaya bedelsiz olarak verme zorunluluğuyla karşı karşıya kaldı. Özellikle büyük alışveriş merkezleri ve marketlerin bu konuda açtıkları davalar ise aldığımız son haberlere göre yönetmelik uyarınca sonuçlandı. Özellikle sanayicimizi ilgilendiren bölüm, ambalaj atıkları ve şu anda hiçbir yönetmeliğe dahil edilmeyen tehlikeli olmayan üretim atıklarının bundan sonra ne olacağı. Tehlikeli olmayan üretim atıkları Bursa’da önemli bir maddi boyut oluşturmakta. Sanayicimizin pratikteki uygulaması ise daha önce atıklarını verdiği hurdacıların geri dönüşüm tesisi lisansı almalarını istemek ve bu firmalara hem ambalaj hem de üretim atıklarını vermek yönünde. Sanayi bölgesi ve büyük marketleri bünyesinde bulunduran ilçelerin sahip olduğu atık miktarı ve bunun maddi karşılığı sebebiyle evlerden çıkan ambalaj atıklarının toplanması ise lisanslı firmalar için katlanılması gerekli bir yük olarak görülüyor. Çünkü sanayi bölgeleri, büyük alışveriş merkezleri ve marketlerden toplanacak miktar ve bunun maddi karşılığı ile uygulamanın tam oturmadığı evlerden toplanacak miktar ve karşılığı arasında önemli bir uçurum var. Bu durumda, Bursa gibi sanayi bölgelerinin ve alışveriş merkezlerinin fazla olduğu şehirlerde, ambalaj ve üretim atıkları pastasından pay almak için verilen kavga, belediyelerin başını oldukça ağrıtacağa benziyor.
|

