|

Kriz çıkarmak da uzmanlık ister! Dünya küresel krizle boğuşurken, Türkiye’yi yönetenler bunu fazla önemsemedi. Teğet ve hamdolsun açılımından sonra şimdi de hasta-doktor ilişkisiyle çözüm aranıyor. Piyasada yaprak kıpırdamıyor… Tüketim yok denecek kadar az… İş dünyasının çarkları dönmüyor… Bunun yerine çek ve senetler dönüyor… Kimse borcuna sadık değil… Büyük kentlerde bile geceleri sokaklar bomboş. Sokaktaki adam son kuruşunu da Kurban Bayramı’nda harcadı gitti. Başbakan’a göre, kriz endeksi kurban satışları… Hayvan üreticisinin elinde mal kalmadan köyüne dönmesi tek kriterimiz! Bu saydıklarım gündemin gerçek maddeleri. Bir de “sanal gündem” var. Büyük bir yaratıcılıkla ortaya çıkarılan “seçim krizi” şimdi gündemde. 6 milyon seçmen fazlası açıklanamıyor… Kapatılan belde belediyelerinin durumu belirsiz… Bu konuda açıklama yapan iki güzide kurum kavgalı. Başbakan, bu kez Anayasa Mahkemesi’ni sahiplendi! Cumhurbaşkanı seçiminde Anayasa Mahkemesi, yani Yargı, Yasama’nın üzerine çıkmıştı, şimdi bu kurum yeni gözde! YÖK ve Cumhurbaşkanı, rektör atamaları nedeniyle çıkmazda. Türkiye Cumhuriyeti’nin en önemli kurumları tartışılır hale geldi. Acaba neden? Bence tüm suç rakamlarda! “Yüzde 47 oy aldım, her istediğimi yaparım” mantığı, tarafsız olması gereken kurumları ne hale getirdi, bir bakın. Seçmen listelerini yargıçlardan oluşan YSK yerine TÜİK hazırlıyor. Meclis’te 3’te 2 çoğunluğa sahip partinin oyları ile cumhurbaşkanı seçiliyor, tüm tarafsız kalma girişimlerine karşın, rektör atamalarında sıralar karıştırılıyor, yaşamında kürsü başkanlığı bile yapmayan bir hoca YÖK’ün dümenine geçiriliyor. Neden? Çünkü rakamsal üstünlük var. Anayasa Mahkemesi Başkanı neden Danıştay’a kükrüyor? Çünkü belde belediyeleri kararında 6’ya 5 üstünlük var. Yani yine rakamlar… Oysa rakamlar doğru bakıldığında gerçekleri yansıtıyor. İnanmayan yeni belirlenen asgari ücrete bakabilir. Bunların ışığı altında Türkiye nasıl bir ülkedir, diye sorsalar, bir cümle ile yanıt vermek hiç de zor değil: Hamdolsun ekonomisinin uygulandığı rakamsal demokrat bir ülke… BAŞKAN TOTO A Ke Pe’nin Bursa Büyükşehir Belediye Başkan adayı konusu, modası geçmiş totoyu bile arattı. Neredeyse bu konuda bahisler açılacak (Yazıyı 26 Aralık Cuma günü kaleme aldım. Siz okuduğunuzda belki de aday açıklanmış olacak). Şahin mi, Altepe’mi? Tartışma olmayan illerde göreve devam edecek başkanları Tayyip Bey hemen açıkladı. Beklediğine göre Bursa’da bir sorun var demek. Geçen hafta yapılan Bursa mitinginden çıkardığım sonuca göre ben “Altepe” diyorum. Nedeni de açılışları yapan vekillerin yer tercihleri. Kim kimin kurdelesini kesti, ona baktım. Bir de Hikmet Şahin’in o meşhur “Halk için başkanlık yaptım, rant için değil” cümlesi… Gizliden bir sitem var… Zaten yorumcu arkadaşlar da bunu “veda” olarak niteledi. Neyse biz totoya devam edelim. Torbadan Şahin çıkarsa, bir grup gazete ve medya mutlu olur. Her zaman güçlünün yanında olan AKP örgüt mensupları dışında, seçimler buruk bir havada geçer. Bakan Çelik Bursa maçını kaybeder ve parti içindeki etkinliğini yitirir. Bir süre sonra da bakanlık görevinden ayrılır. Eğer Başbakan, Altepe derse, bir grup medya mensubu ve AKP’li seçmenlerin büyük bölümü mutlu olur… Hikmet Bey, durum değerlendirmesi yapar, seçilebileceğine inanırsa DP-ANAP koalisyonun başkan adayı olur. Tersi durumda İnegöl’deki işinin başına döner… Altan Bey de komisyonda yeni bir gösterişli kavganın peşine düşer! Siz yine de benim tahminlerime aldanmayın. Hayatımda hiç toto oynamadım da!.. Yazarın Diğer Yazıları İçin Tıklayınız
|