Kanıksadık!
Pazartesi, 22 Aralık 2008 19:33

alt

Kurban Bayramı için verilen 9 günlük tatilde yine trafik kazaları oldu.
8 günün bilançosu 113 ölü, 180 yaralı…
Haber bültenleri içinde şöyle bir değinildi, geçildi.
Dikkati bile çekmedi, çünkü;
Kanıksadık!..
Oysa, 3 yıl süren Kore Savaşı’ndaki toplam şehit sayısı 741, 2 bin 147 de gazi var.
Kıbrıs Barış Harekatı’nın bilançosu da buna benzerlik taşıyor. İki harekatta toplam 498 şehit verildi.
Şimdi de son beş yılın Kurban Bayramı ya da “Kurban Bayramı Kurbanları” rakamlarına göz atalım.
Toplam 54 tatil gününde, 5 bin 139 kaza, 352 ölü ve 10 bin 483 yaralı.
İnsan yaşamının değeri ölçülemez… Buna karşın yaklaşık 5 bin civarındaki kazanın parasal bedeli, iş gücü kaybı hiç mi önemli değil?
Bunun hesabını bile yapamıyor bu toplum, çünkü;
Kanıksadık!..
Sorumlu hangi kurum?
Kendim sordum, kendim yanıt vereyim:
Siyaset makamı.
Demiryollarını bir kenara atan kafalar, ülkeyi kamyon ve otomobil mezarlığına çeviren büyük sermaye grupları ile yandaş olunca, ortaya bu tablo çıkıyor.
Bu kısır döngüyü kıracak girişimler toplum tarafından da yapılamıyor, çünkü;
Kanıksadık!..
İktidar partisinin amiral gemisindeki iki kaptanı yolsuzluk iddiaları ile istifa ettiriliyor, belediye başkanları halkı doğalgaz marifetiyle soyuyor, Avrupa’da binlerce vatandaştan toplanan paralar özel ve özerk kuryelerle (!) Türkiye’ye ve bir partinin emrine sokuluyor, toplumdan yine ses yok, çünkü;
Kanıksadık!..
Komşu Yunanistan, polis kurşunu ile ölen genci bayrak yaparak iktidarın yanlış politikalarını protesto ediyor. Halk, öğrencilerle çatışan emniyet güçlerine balkonlardan saksı atarak tepki koyuyor, toplumumuz gösterileri ayaklanma, vatan düşmanlığı gibi yorumluyor (Göstericiler içindeki provakatör grupları, doğal olarak kastetmiyorum).
Ülkemizde bir yıl içinde, onlarca genç “dur ihtarına uymadığı” gerekçesiyle polis tarafından kurşunlanıyor… İşkence görerek ölenlerin haklı davası görülemiyor.
Çünkü, kanıksadık!..
Seçim öncesi binlerce hayali seçmen ortaya çıkarılarak, ilgili makamlar tarafından iptal ediliyor, politikacılar dahil kimseden tepki gelmiyor.
Onu da kanıksadık!..
Önümüzde önemli bir seçim dönemi var. Seçmenin büyük bölümü, çevresinde olup bitenle ilgilenmeden, geleneksel değerlerine uyan partinin, tanımadığı adayına oy verecek. Evinin önüne gelen yardım torbalarının menşeine (kaynağına), neden bu dönemde ianelerin (yardımların) çoğaldığına bakmayacak, devlet yardımlarını iktidar hanesine yazarak tercihini yapacak.
Sonra da “seçmenin hür iradesi sandığa yansıdı” cümlesiyle demokrasi tarifi yapanları dinleyecek ve kılımızı kıpırdatmayacağız.
Çünkü onları bile kanıksadık!..

KALELİ GURUR VERDİ
Birikimli, çalışkan ve özü sözü doğru…
Erkek dünyasına uzanan güçlü bir bilek.
İnsanın “delikanlı kadın” diyesi geliyor, ama o bir anne.
Şimdi, doğduğu; büyüdüğü; eğitimini tamamladığı kent için şefkatli kollarını açmış, bekliyor.
İki yabancı dil bilen, aile yapısı ile entellektüel, bir o kadar da halk insanı.
İşi taşımacılık, ama rakipleri gibi seçmen değil, yolcu ve yük taşıyor.
Kendini bildiği kadar, kentini de iyi tanıyor.
Bursa Sivil Toplum Derneği (SİVİLAY) başkanlığını önerdiğimizde hiç düşünmeden “evet” demiş, içinde bulunduğumuz dönem için çok iyi bir sembol olmuştu. Dernek başkanlığı önerisi götüren biri olarak, hem mutlu hem de gururluyum.
Yol arkadaşım Sena Kaleli ve onu Bursa Büyükşehir Belediye Başkan adaylığına layık gören CHP örgütlerini kutluyorum.

Yazarın Diğer Yazıları İçin Tıklayınız