|

Anayasa Mahkemesi, ‘yasama ve yürütme’nin üzerine çıkmıştı! Ne zamana kadar? Başkan değişince demokrasinin vazgeçilmez kurumu oldu. Şimdi sıra Yüksek Seçim Kurulu’nda. Neden? Tunceli’de beyaz eşya dağıtımını sosyal dayanışma yerine seçim yatırımı olarak yorumladığı ve yasakladığı için. Yandaş medya, bir başlıkta her şeyi anlatıyor: YSK’nın durumu tartışılmalı… Ne zamana kadar? Cevap veriyorum; başkan değişinceye kadar… Yeni anlıyorum, iktidar partisine göre demokrasi çıtası, Başbakan’ın eleştiri sınırı ile doğru orantılı. Hani, Bursalı oyuncu Erkan Can’ın diline pelesenk olmuş bir cümle vardı ya... Arzular şelale. Arzular gerçekten sınır tanımıyor. Başbakan, bu kez hayat görüşünü paylaştığı medyaya, başlığı dış politikadan verdi. Davos yerini buldu… Mitingde bunları söylerken, malum gazeteler başlığı koymuştu bile. Livni’nin partisi önde olduğu için bu cümleyi sarf etti Başbakan… Oysa aşırı milliyetçi oylarda büyük bir yükseliş görülmüş İsrail’de… Kahveler, sokaklar, çarşılar, pazarlar ilginç yerler. Buralarda; gerçek gündem bir yana, liderin ağzından çıkanlar öbür yana. Hükümet eleştirisi devlet düşmanlığı, Başbakan’a direniş adeta vatan hainliği, AKP’nin çizgisine karşı duruş din düşmanlığı gibi algılanıp gidiyor. Nereye kadar? Galiba ekonomi henüz dibe vurmadı… İşsizlik sade vatandaşın iyice ümüğünü sıkamadı. Oysa, kahvede oturup iki çay içmenin lüks hale geldiği bir kentte yaşıyoruz… Bursalı, doğalgaz yerine ısınmak için AVM’lerin geniş koridorlarını mesken tutuyor… Bakkal defterleri yine gündeme girdi… Fırınlar veresiye ekmek satıyor… Oysa, ülke genelinde seçim yatırımları almış başını gidiyor. Resmi rakamlara göre, ocak ayında belediyelere tam yüzde 17 fazla para aktarılmış. IMF de bunu öne sürerek anlaşmaya yanaşmıyor. Başbakan, yine gürlüyor bu gelişme üzerine. Bazı medya gruplarını ölüme terk etme fetvası yayınlıyor! Neden? Seçim yatırımlarını konu ettikleri için. Hani o çok önem verdiği Avrupa Birliği var ya, işte o kurumun “basın özgürlüklerine engel koymayın” uyarısına rağmen… Aslında Avrupa ve IMF ilişkilerinin rayına oturmasının formülü çok basit: Her iki kurumun başkanını, Başbakan ile bir oturumda bir araya getirsek… Davos gibi AB ve IMF’yi de yerine oturtsa da dertten tasadan bir kurtulsak!
KA-DER’E BAK!.. Çaresiz kalındığında söylenir bu cümle… Kadere bak denir ve yaşananlar kabullenilir. Bu kez öyle olmayacak sanırım… KA-DER Bursa Şubesi, yerel seçimler için adaylıkların kesinleşmesine az bir süre kaldığında çağrıda bulundu. “Erkek demokrasi değil, gerçek demokrasi istiyoruz” diyerek, siyasi parti yönetimlerine seslendi. Bu çağrının içeriğini öğrenmek amacıyla konuk olduğumuz KA-DER Bursa Şubesi’nde ilginç diyaloglara tanık olduk. 7 kişilik yönetim kurulunda hemen her partinin temsilcisi var. Başkan Av. Nilgün Berk CHP’den belediye meclis üyesi adayı, Sekreter Dilek Üzümcüler eski DYP ve şimdiki DP’nin üyesi. Sayman Nazan Us, en güç konumda… Çünkü iktidar partisi AKP’nin üyesi. Tüm oklar onun üzerine çevriliyormuş toplantılarda… Diğer üyelerden Meliha Balcıoğulları ANAVATAN, Melek Tav HYP, Mine Kılıç da MHP üyesi… Sadece Neşe Türeyengil bir siyasi partide üye değilmiş. Kadın uzlaşısı gerçekten de görülmeye değer. Tartışıyor, ama birbirlerini kırmıyorlar. Bu seçimde biraz daha heyecan duyuyorlar. Bursa il genelinde tam 7 kadın belediye başkan adayı var çünkü… Ama bununla yetinmiyor KA-DER yönetimi. Seçim şansı yüksek partilerin adayı olmasını istiyorlar kadınların… Haksız da sayılmazlar… CHP’nin Büyükşehir adayı Sena Kaleli ve AKP’nin Nilüfer adayı Işıl Zeliha Gençoğlu Maydaer, KA-DER’in bu seçimlerdeki lokomotifi. KA-DER Bursa Şubesi, bazı gelişmelerde ilkeli davranmayı çok önemsiyor. Örneğin Ermeniler’den özür dilenmesi kampanyasına katkıda bulunan genel merkezin görüşüne katılmıyorlar. Bir de ricaları var; mahalle muhtar adayı kadınların, derneklerine ilgi göstermesini istiyorlar ve her türlü desteğe hazırlar. Yazarın Diğer Yazıları İçin Tıklayınız
|