|
Pazartesi, 12 Ocak 2009 18:50 |
|
Tarih 22 Haziran 1956… Günlerden Cuma. Bursa’da yayımlanan Çivi Gazetesi’nde küçük bir siyasi mizah köşesi ve başlığı: KALMAZ YA Bir gazete bayii, kendisinden Hürriyet gazetesi isteyen müşterisine: - Maalesef kalmadı, dedi… - Öyleyse bir Hayat mecmuası ver. Bayii kızdı: - Hürriyet kalmayan yerde Hayat kalır mı? Bu olayın ardından gazeteyi çıkaran Necati Akgün ve Yalçın Kaya için savcı dava açar. Bu dava 3 yıl sürer... Akgün’e 100 bin lira para ve 1 yıl hapis cezası verilir. Savcı cezayı az bulur, itiraz eder… Hakim de davayı uzattıkça uzatır… Tam 27 Mayıs’a kadar… İhtilal sonrası, dava düşer. Dava açıldığında DP iktidarının 6. yılı yaşanmaktadır. Davayı açan Savcı Turan Kapanlı, daha sonra bakan olur. Bu örnek Bursa için… Türkiye genelinde yüzlercesi yaşanmıştır. Yapılanlar tek parti CHP iktidarından, rövanşı almanın bir şeklidir. Dava gerekçesi iktidarı ağır biçimde eleştirmektir. Bu arada ekonomik kriz hüküm sürmektedir. Davanın sonuçlandığı sırada Türkiye ikinci kez parasını devalüe etmiştir. Askerler, DP İktidarı’nın uygulamalarına karşı iyice bilenmiştir. HHH Yıl 2009, aylardan Ocak… Türkiye küresel krizin getirdiği sıkıntıyı aşmaya çalışıyor. Uzun süre sonra IMF heyeti Türkiye’de anlaşma masasına oturuyor… 2008’in Kasım ayı verilerine göre sanayi üretimi geçen yıla oranla yüzde 13.9 düşmüş. Bu veri Kasım 2001’den bu yana gerçekleşen en düşük oran. Tayyip Erdoğan hükümetleri 6. yılını geride bıraktı… Onuncu dalga Ergenekon tutuklamalarında çok ilginç bir süreç başladı… Dalga geçer gibi Yargıtay Onursal Başsavcısı’nın evi arandı. Sabih Kanadoğlu, kendisine arama gerekçesi olarak, Danıştay saldırısı ve Cumhuriyet gazetesinin bombalama eylemleri olduğu bilgisini verdi, sonra da tarihi bir açıklama yaptı… “Hukuk, sorunları kendi arasında çözer. Rahat bırakıldığında gerekeni yapar. Türkiye hiçbir zaman din temeline oturan bir devlete dönüşmeyecektir…” 2 general, 6 muvazzaf subay, YÖK eski başkanı, yazar ve sivri dilli bir profesör gözaltında… Hem de Susurluk sanığı ve o günlerde hafızasını yitiren (!) faili meçhullerin meçhul faili İbrahim Şahin ile birlikte aynı soruşturmada… Bu ne yaman çelişki, bu nasıl rastlantı? Yargıtay Başkanlar Kurulu ve Genelkurmay olağanüstü toplandı… CHP tepkili olmanın ötesinde çok endişeli… Sade vatandaş, Başbakan’ın İsrail’e kükremesini hayranlıkla dinliyor! Ergenekon tutuklamalarını da TV dizisi gibi izliyor. Onların rakibi, aydın ya da okumuş ya da kanaat önderleri düşünceli ama ağızlarından çıkacak sözleri kuyumcu terazisi ile tartıyor! Aradan 50 yıl geçse de siyasi ihtiras ve rövanş histerisi bitmiyor… Ama rövanşın tarafları değişiyor. 50 yıl önce DP’nin CHP’den rövanşıydı, bugün iktidar ile laik demokratik devletinki gündemde. Ekranda izlediğim bir vatandaş bunu tek cümle ile anlatma başarısı gösterdi: “Ergenekon’da bir numarayı arıyorlar. O da bu devletin kurucusu” dedi. Sözün bittiği yerdeyiz ve 29 Mart’ta neyi seçeceğimizi iyi bilmeliyiz. Yazarın Diğer Yazıları İçin Tıklayınız
|