| Sektöre değer katacağız |
| Pazartesi, 22 Şubat 2010 22:00 | |||
Yaklaşık 24 yıldır çimento ve hazır beton sektöründe çalışan, 3,5 yıldır da Akros Çimento’nun kuruluş hazırlıklarını yapan Hakan Büyüksaraç, firma olarak bölgeye ve sektöre artı değer katacaklarını söyledi. Gemlik Limanı’na yakınlıkları ve hazır dış pazarları ile rakip firmalara da ihracat desteği verebileceklerini belirten Büyüksaraç ile sektörü, rakiplerini ve Akros Çimento’yu konuştuk. - Bursa Çimento sektörde 40 yılı aşkın süredir var. Celal Sönmez, Ali Hazır ve Nurettin Kutlucan, Bilecik Çimento ile faaliyete başlıyor. Siz de Yenişehir Burcun Köyü’nde fabrika kuruyorsunuz. Rakipleriniz tarafından gerekli ve rantabl bulunmuyor bu son yatırımlar. Atıl kapasiteyi daha da artıracağı savunuluyor. Siz ne diyorsunuz? - Kimse, 150-200 milyon dolarlık yatırımı tutup da toprağa yatıracak kadar aptal değil. Hammadde neredeyse, stratejik olarak neresi uygunsa oraya yapar. 2010 Haziranında temel atarsak, fabrikanın bitmesi 2012 yılını bulur, ki Türkiye’de ben o zaman pastanın daha da büyüyeceği kanısındayım. O zaman, büyüyen pastadan pay alırız. Zaten iç piyasayı çok fazla zorlamak niyetinde değiliz. İhracat bağlantılarımız var bizim. Rusya, Afrika, Avrupa ülkeleri ile İspanya’da çok yakın dostlarımız var. Başka fabrikalardan alıyorlar. Biz faaliyete geçtiğimizde bizden alacaklar. Bizim müşterimiz hazır gibi. 2012’de zaten sıkıntı olmayacak ama olsa da içeriye saldırıp, fiyat düşürüp pazar kapma gibi düşünceler içerisinde olmayacağız. Yurt içinde de yurtdışında da faaliyetlerimiz olacak ama hiçbir zaman ağırlığı tek tarafa vermeyeceğiz. Biz hiçbir zaman baskı unsuru olmayacağız. - Bilecik Çimento, Bursa Çimento ve Akros arasındaki yakınlık da eleştiriliyor… - Bugünkü şartlar içerisinde doğru olabilir. Ama bizim devreye girmemiz 2012’yi bulur. Türkiye’nin daha uzun yıllar çimentoya ihtiyacı var. İç piyasada, kişi başı bin ton tüketimi daha görmedik. Türkiye ancak 80 milyon tonları gördükten sonra, belki bir geriye dönme yapabilir. O nedenle çimento talebi olarak daha henüz maksimum seviyede değiliz. Türkiye ihracat kapasitesinde, bu sene 20 milyon tonları zorluyor. Dolayısıyla her bölgede değişik fiyatlar var. Bazı bölgelerde baskı unsuru oluyor. Büyük fabrikalar, özellikle ihracat imkanı olmayan fabrikalar, fiyatı baskı unsuru olarak kullanıyorlar. Ama ihracat imkanı olan fabrikalar da bence bu işe ortak olmamalılar, ihracatı zorlamalılar. Çünkü zorlamıyorlar. ‘İç piyasada ben de fiyat kırayım, satabildiğim yanıma kar kalır’ diye düşünüyorlar ki, bu kendi kendini vurmak gibi bir şey. Ayrıca 2012 yılı için son aldığım bir rapor var. Şu an dünya çimento tüketimi 2 milyar 800 milyon ton. Çimento patronları, 2012’de bu rakamın 3 milyar 800 milyona tona çıkacağını düşünüyorlar. Bu 1 milyar tonluk artış, sektörde ciddi anlamda her bölgede bir artış olacak anlamına geliyor. Ayrıca çok yoğun bir ticaret hacmi var çimentoda. Bunları da göz önüne aldığımız zaman ben bu bölgede 2012’den sonra en az 10 yıl daha bir sıkıntı olacağını zannetmiyorum. Bütün bunlar Türkiye’deki siyasi istikrara bağlıdır. Siyasi istikrar bozulursa her şey olabilir. - Sektörü nasıl bir gelecek bekliyor? - Türkiye’deki çimento fabrikası sayısı 45 civarında, çimento öğütme tesisleriyle bu sayı 70’i buldu sanıyorum. 2012 ile 2020 yılları arasında çimentonun geleceğini açık görüyorum. 2010 ve 2011, en azından 2009’dan daha kötü olmayacaktır. Hatta 2011’de biraz daha iyileşme bekliyorum. Özellikle ilk üç aydan sonra 2011’de daha iyi bir trend olacak. 2012’den sonra da sektör, bir yükselme trendi içine girecektir. - Sektördeki olumlu beklentiler tam da fabrikanızın faaliyete geçeceği dönemlere rastlayacak o halde… - Biz de zaten ona göre planlıyoruz. Onun için biraz da yavaş gidiyoruz. Tabii rakiplerimizin de etkileri oluyor zaman zaman bu yavaşlamaya. Bürokrasi de diğer bir etken. Zaman kaybettikçe para kaybediyoruz. Bizim öngördüğümüz 6-7 aylık bir gecikme var, inşallah bu süre daha da yükselmez. - Rakiplerinizden baskı mı geliyor? - Baskı demeyelim de… Sektörün bugünkü durumu itibariyle kimse rakip istemiyor kendine. Onlar da kendilerine göre bizim gideceğimiz yerlerle -ÇED gibi-, şahıslarla mümkün olduğunca muhalefet yapıyorlar. Alışmışlar tek olmaya. - Rahatları bozulacak mı diyorsunuz? - Daha fabrikanın bacasını görmedik ama ülkede sektörün en büyüklerinden biri, Bursa’da ise en büyük olacağız. Ama biz kimsenin rahatını bozma niyetinde değiliz. Kendilerine belki yardımcı bile oluruz. Daha güçlü oluruz birlikte. Bugün bakın İzmir’de Çimentaş ile Batıçim arasında 6-7 km fark var. Bu iki fabrika işlerini gayet iyi götürüyorlar. - Endişeleri yersiz buluyorsunuz yani… - Yersiz bulmuyorum ama endişe oranını yüksek buluyorum. Bence çok fazla endişeliler. - Akros’un kapasitesi ne olacak? - Akros piyasaya artı değer katacak. Bilecik Çimento ile aramız 55-60 km. Bunu avantaja çevirebiliriz. Bilecik Çimento’nun belki malını da biz ihraç ederiz. Çünkü Bilecik Çimento limana çok uzak, 110-120 km. Ama bizim limana uzaklığımız 30-32 kilometre civarında. Ayrıca Bilecik Çimento, çok küçük kapasiteli. 1 milyon 300 bin ton. Yani bizim yarımız kadar. Biz ilk etapta yılda 2,5 milyon ton üretim düşünüyoruz. Bizim çıkış yolumuz yani projemiz 5 milyon ton ama ikinci hattı durdurduk. 2,5 milyon tona göre gidiyoruz. İlk hattın durumuna, Türkiye’nin, dünyanın, işlerin durumuna göre ikinci hattı yapıp yapmamaya bakacağız. -’Bilecik Çimento’nun malını ihraç edebiliriz’ diyorsunuz böyle bir görüşme geçti mi aranızda? - Bu benim yorumum. Celal Bey de ortakları da sektöre uzak. Ortaklar hazır betoncu. Biz eğer bu işe girersek, fabrikamız olursa -daha bir şey söyleyemiyorum, çünkü önümüzde engeller var- onlara yardımcı oluruz. Burayı ayağa kaldırırız. Yani 1 milyon 800 bin ton Bursa Çimento, 1 milyon 300 bin ton Bilecik, 2 milyon 500 bin ton da Akros’u derseniz, 5 milyon tonluk bir kapasiteye ulaşılacak bölgede. Burada fiyat kavgasına girmeden tahmin ediyorum ürettiklerimizin yüzde 50’sini içeriye verebiliriz -2012’yi konuşuyorum-. Bugünkü ortam farklı. Bugün örneğin şubattayız. Nisan-mayısta farklı olacak sektör. 2010’da daha iyi olacak. Mevsimsel değişimler bizim için çok önemli. Kar, yağmur çimento sektöründeki yöneticileri paniğe sürükler. Yani karda, yağmurda beton dökülmediği için malınızı satamazsınız. Dolayısıyla kış ortamında fiyatlar aşağı inebilir ama baharla beraber tekrar yükselir. Ben bundan sonra işlerin daha kötü değil, daha iyi olacağı inancındayım. Ayrıca biz bu sektöre Bursa’ya girebilirsek, bu 5 milyon tonu tek başına da kaldırırız. 2.5 milyon tonu da onlar için ihraç edebiliriz. Bu imkan var, dünyada da var, burada da var. Kullanmak isteyen kullanır. İç piyasa diye direten eski yöneticilerimiz var. Bunlar hep fiyat kırarak, içeriye mal satma sevdalısıdırlar. Bunlar yanlış. Bu düşünce kendilerine de zarar verir, diğer firmalara da. Fiyatları mümkün olduğu kadar belirgin olabilen seviyelerde tutup ondan sonra dışarıya ihraç etmekte fayda var. - Siz ne kadarlık bir ihracat planlıyorsunuz? - Biz 2 buçuk milyon tonluk kapasitemizin yarısını ihraç edersek, ihracat rakamımız bugünkü fiyatlar ile ortalama 70 milyon dolar seviyelerini bulur. Tabii fiyatlara bağlı olarak ihracat rakamları değişir. - Yine az önceki rakiplerinize ihracat yardımı talebinize döneceğim ama onlar böyle bir işbirliğine sıcak bakabilirler mi? - Onlara biz bu imkanları sunarız kabul eder ya da etmezler o ayrı bir konu. Yeni bölgeler, yeni müşteriler, yeni ihracat pazarları bulmak zorundalar. Örneğin 1 milyon 800 bin ton satışı var Bursa Çimento’nun, 150 bin ton ihracat yapıyorlar. Yani 1- 2 milyon tonluk bir fabrikada ihracatın minumum 500 bin ton olması lazım. Katkı oranları az, karlılık oranları yüksek diye iç piyasaya yükleniyorlar ama yanlış bence. Bursa Çimento’nun şu anki kapasitesiyle bir sorunu yok, olmayacak da. Bundan sonra satışlarında bir sorun olmayacak. - Bazı sivil toplum kuruluşlarından tepki almış hatta davalarla karşı karşıya kalmıştınız. Nedir son durum? - Yenişehir’de hiçbir tepki yok. Açılan davaların hepsi lehimize sonuçlandı, kazandık. Sonuçlanmayan sanıyorum sadece 1 dava kaldı belki de kalmadı. Ben de unuttum dava sayısını. Çimento krizden başarılı çıktı- Sektöre neredeyse çeyrek asrını vermiş biri olarak size göre çimento krizden ne oranda yara aldı? Sektörün şu anki durumunu özetleyebilir misiniz?- Çimento sanayi, gelişen ekonomilerle beraber oldukça hızlı ve dinamik bir şekilde büyümektedir. Dünya çapında ekonominin finansal bir krize girmesine rağmen konut ihtiyacı ve altyapı için devam eden devlet yatırımları olgun piyasalardaki gerilemeyi dengelemektedir. Bununla birlikte şu anda talep yavaş adımlarla anlık bir safhada büyümektedir. Fakat uzun dönemli projeksiyonlar, dünya ekonomisinin istikrara girmesi ve inşaat faaliyetlerinin önümüzdeki 10 yıl içinde dünya piyasalarını hızlandırması ile sağlıklı bir talep büyümesinin olacağı çok açıktır. Türkiye’de, ekonomik kriz devlet ve özel sektör yatırımlarını azalttı. İnşaat sektörünü etkiledi. Dolayısıyla alınan ruhsat sayıları da düştü. Ama bence yine de bu ekonomik krizden, çimento sektörü başarılı çıktı. Hiçbir çimento fabrikasının zarar açıklayacağını zannetmiyorum. Belki karları düşecek ama yine de karla çıkacaklar. Zarar açıklayan olursa da bence bu krizin değil, onların kabahati olur. Akros sürpriz üretimler ile gelecek- Akros’un Bursa’ya kazandıracaklarını sıralayabilir misiniz?- İnegöllü Akıskalı Ailesi ile yabancı ortağının stratejik yatırımı Akros ile ülkemizde var olan talebi karşılamakla kalmayıp, ihracatta ciddi anlamda başarılara imza atarak ekonomimize katkıda bulunmayı hedeflemekteyiz. Bu yatırım Bursa’da vasıfsız iş gücünü değerlendirmede büyük fayda sağlayacak. İçerde bir takım taşeronlaşma faaliyetlerimiz olacak ama minimum 350-400 kişi istihdam edilecek. 3 vardiya ile çalışan bir fabrika olacak. Bursa’nın en büyük yatırımı olan Akros Çimento, kente iyi bir ihracat ve iyi bir istihdam imkanı kazandıracak. O bölgede yoğun bir yan sanayi oluşacak, lastik, yedek parça, nakliye gibi. Bölgeye biz gidiyoruz diye, yollar yenilenip açılıyor, 30 metreye çıkarılıyor. Biz zaten Akros’u sadece fabrika olarak düşünmüyoruz. Daha kompleks bir şey düşünüyoruz. Bazı çevreye duyarlı sıvalar, şap betonları, harçlar gibi çok farklı sürpriz üretimlerimiz olacak. Çok yeni şeyler üreteceğiz. Bursa’da onların da çalışmalarını yaptık. Bursa’da basit, sadece çimento satan büyük bir fabrika olmayacağız, çimentodan başka ürünler de yapacağız. Türkiye’nin bir iki fabrikasının ürettiği ‘Tip 5’ denilen özel tip bir çimento üreteceğiz örneğin. Bu çimento ile deniz üzerinde bütün inşaatları yapabilirsiniz. Özelliği, tuz ve su, betonu bozmuyor. Çevreye taahhütlerimizi de unutmadık. Firmamızda kanun ve yönetmeliklerin bütün gereklerini yerine getirerek, önlemlerin alınacağı son teknoloji kullanılarak sistemin üretime sokulacağı konusunda kimsenin endişesi olmasın. Rakamlarla Akros Çimento- 639 dönüm üzerine kurulacak,- 300-400 kişiye direkt, dolaylı olarak da 2-3 bin kişiye istihdam sağlayacak, - Yatırım maliyeti 200 milyon dolar olacak, - Haziran başı gibi temeli atılacak ve 2012 yılı ortalarında üretime geçecek, - İlk bant ile yılda 2,5 milyon ton üretim gerçekleştirilecek, - Ülke genelindeki çimento üreminin yüzde 3-4’lük payına ulaşılacak, - Yıllık 70-80 milyon avro ihracat yapılacak, - GSMH’ye 160-170 milyon dolar katkı sağlayacak. Hakan BüyüksaraçAkros Çimento San. Tic. AŞ. Genel Müdürü1960 İstanbul doğumlu. İTÜ İnşaat mezunu. ABD’de Pittsburgh Üniversitesi’nde master yaptı. 1986’da Çimentaş ile adım attığı sektörde Batı Anadolu Çimento (Batıçim) ve Oyak Çimento Grubu’nda çalıştı. Ar-Ge alanında faaliyet gösteren İnovatek’te, çimento kullanarak geliştirdiği sıva ile TÜBİTAK Büyük Ödülü’nü firmasına kazandırdı. 3,5 yıldır Akros Çimento’nun kuruluş çalışmalarını sürdürüyor.
|

- Bursa Çimento sektörde 40 yılı aşkın süredir var. Celal Sönmez, Ali Hazır ve Nurettin Kutlucan, Bilecik Çimento ile faaliyete başlıyor. Siz de Yenişehir Burcun Köyü’nde fabrika kuruyorsunuz. Rakipleriniz tarafından gerekli ve rantabl bulunmuyor bu son yatırımlar. Atıl kapasiteyi daha da artıracağı savunuluyor. Siz ne diyorsunuz?