Reklamcılığa disiplin geliyor
Pazartesi, 15 Şubat 2010 18:00

-Reklam ajanslarına yönelik olarak piyasada, yüksek fiyat, kalitesiz iş gibi şikayetler var. İyi iş nasıl ayırt edilir?
-Bursa Reklamcılar Derneği olarak şu an bunun için çalışıyoruz. Çok sayıda ajans var. İyi işler yapanlarla problemli olanları ayırt etmede, reklamverene yardımcı olmak adına, BRD üyeliği sizin için bir ön koşul olsun diyoruz. BRD’deki yapılanmayı da buna göre kurguluyoruz.
-BRD’nin kaç üyesi var?
- Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’na kayıtlı 200’ün üzerinde ajans görünüyor ama BRD’nin 30 üyesi var. Aynı sorun İstanbul, İzmir, Ankara, Konya, Antalya’da da yaşanıyor, dernek var ama üye sayısı 30-40’ı geçmiyor. İstanbul’da Reklamcılar Derneği üyesi olmak reklamveren açısından çok önemli bir koşul. Biz şimdi Bursa’da da bunu oturtmaya çalışıyoruz, BRD referans olsun istiyoruz. Diyoruz ki ajansları belli kriterlerin üstüne çıkarıp BRD üyesi yapalım. Bu onlar için de bir disiplin unsuru, bir kriter olsun. Üye listesinde adının yazılması önemli bir şey olsun, aynı zamanda reklamveren için de bir ön koşul olsun. Öncelikli hedefimiz iki yıl içinde bunu sağlamak.
-Reklamverenler nasıl haberdar olacak bu uygulamadan?
-Onunla ilgili ilk çalışmamız şu; bu aydan itibaren yılda dört kez yayınlanacak Bursa’nın reklamcılık dergisini çıkarıyoruz. Ciddi ve yaygın şekilde dağıtılacak, hem reklamverene, hem sektörde çalışan kuruluşlara, hem de sivil toplum kuruluşlarına. Yereldeki reklamcılık mantığı nedir, doğrusu nasıl olmalı, örnek uygulamalar nelerdir, başarılı olanlar kimlerdir, BRD üyesi ajanslar kimlerdir, bunların hepsinin yanıtı olacak bu dergide. Web sitemiz aktif olarak çalışıyor. BRD yönetimi olarak sürekli basın aracılığı ile reklamverene yapması gerekenleri anlatıyoruz. Bunların hepsini bir araya getirdiğinizde süreç içinde bunlar oluşacak.
-Yeni dönemde bu 200 ajansın hepsi BRD’ye üye olabilecek mi? Kriterleriniz olacak mı?
-Çalışan sayısı, şirketin kuruluş süreci, referans işleri gibi bir takım kriterler var. Başvurular bu kriterlere göre yönetim kurulu tarafından değerlendirilecek, uygunsa kabul edilecek. Biz şu anda, bu sistem içinde aslında bulunması gereken, Bursa’da iyi işler yapan, iyi yapılanması, iyi müşterisi olan ajanslara sahip arkadaşlarımızı ziyaret ederek BRD’ye davet ediyoruz. Diyoruz ki, biz bu ekiple yola çıktık, iyi işler yapmayı hedefliyoruz, güç birliğine ihtiyacımız var, ama senin de olman lazım, hem üye olman, hem elini taşın altına koyman lazım. Bu enerjimiz gittiğimiz herkesi çok etkiliyor ve ne yapılması gerekiyorsa yapalım diyorlar. Bu ay aramıza katılacak sekiz yeni ajans var. Bu Bursa için çok önemli bir şey. Güçlüleri bir araya getireceksiniz ki birlikte bir değer oluşturasınız. Ayrıca bu aydan itibaren yapacağımız bir takım çalışmalarla daha iyi olacağını düşünüyoruz.
-Ne tür çalışmalar bunlar?
-Sektörümüze yönelik güçlü örnekler oluşturacak konuklarımız olacak. Sadece reklamcılara değil, reklamverenlere de yönelik olacak bu organizasyonlar. Her dönem tekrarlanan Necatibey Kız Meslek Lisesi ile işbirliği içinde grafik eğitimlerimiz var. Ayrıca bu yaz başlatacağımız bir projemiz var. Bize en yakın Kocaeli ve Eskişehir’de üniversitelerle görüşerek, yaz döneminde stajyer öğrenci alacağız. Ücretlerini ödeyip konaklamalarını sağlayarak, ajanslarımızda staj yaptıracağız. İstiyoruz ki, üç ay kalsınlar ve Bursa’da da bu işi yapabileceklerini anlasınlar. Hatta isterlerse, kalsınlar hemen çalışmaya başlatalım. Yoksa Bursa’dan da bu işi okuyan şehrine geri dönmüyor İstanbul’a gidiyor. Oysa İstanbul’da da her ajans o kadar büyük değil. Gidip küçük ajanslarda çok az paralarla sürünüyorlar ama İstanbul’da yaşamış oluyorlar. Çünkü onlar için bir ümit İstanbul.
-Başka mesleklerde işyeri açmak için meslek örgütüne üyelik şartı var. Ancak 200 ajans için BTSO üyeliği dışında bir şart yok.
-Bu anlamda İstanbul nezdinde çalışma yapmak gayreti içindeyiz. Nisanın ilk haftasında tüm Türkiye’den ticaret odaları meslek komiteleri aracılığı ile davetler yapıp, ‘Yerelden evrensele pazarlama ve iletişim kongresi’ düzenleyerek reklamcıları bir araya toplayacağız.
Reklamcılar Derneği olarak İstanbul’dan da isimler getireceğiz, merkez sizsiniz, ne katkılar koyacaksınız diyeceğiz. Uyulması gereken pek çok prosedür var. Dolayısıyla, zorunluluk olmasa da derneği aktif şekilde konumlandırabilirseniz, aslında referans noktası olursunuz. Belki belgelendiremezsiniz ama şirketinin antetli kağıdında BRD üyesi yazmayı bir gelenek haline getirebilirsek, başardık diyeceğiz. Şu anda onun için çalışıyoruz. Üyelerimiz şunlardan oluşuyor dediğimizde, reklamveren de güçlü bir yapı desin.

Güçler ‘tek Bursa’ için birleşmeli

-BTSO’nun Hafta Sonu Bursa’ya projesi ile ilgili ne düşünüyorsunuz?
-Konya dediğinizde akla Mevlana gelir. Bir Bursalı olarak ben de Bursa denildiğinde neyi ön plana çıkaracağımı şaşırıyorum. Bu bir dezavantaj ama önce Bursa’nın ortak dilinin bulunması lazım. Bir tane Bursa ve verilmesi gereken tek mesaj olmalı. BTSO ayrı, Valilik ayrı, belediye ayrı kampanya yapınca, hem zaman, hem de kaynaklar verimli kullanılmamış oluyor. Bu kurumların mutlaka bütçelerini birleştirmeleri gerekiyor.

İstanbul bizden daha iyi değil

-Sektörde çalışanlar ve reklamverenler neden İstanbul’a yöneliyor? Bursa yetersiz mi?
-Yetersiz değiliz aslında. Kreatif, senaryo, kurgu anlamında yetersiz değiliz. Bizlerden de gayet iyi işler çıkar. Bunu yapabilecek kapasitede çok sayıda ajans var Bursa’da. Ama işin diğer kısmına, medya planını, satınalmasını yapmak, uygulamaya dökmek aşamasına geldiğinizde, tecrübe ile ilgili bir şey. Kaç tane ulusal kampanya yaptım ki, bu markalardan biri gelip hadi televizyon kampanyası çalışalım, dediğinde gözüm kara atlayayım işe. Orada başka bir şey var, İstanbul’daki ajansların hepsi bunları kendi bünyesinde mi yapıyor? Hayır. Şirketler uzmanlaşmış durumda, prodüksiyon şirketi ayrı, satınalma şirketi ayrı, PR şirketi ayrı.
-Daha pahalı hale gelmiyor mu?
-Evet, daha pahalı hale geliyor. Çünkü birbirinden satınalma yaparak yürüyor iş. Bizim gibi tek başına yapmıyorlar ama tabi yapa yapa tecrübe kazandıkları için bir özgüven var. Biz şu anda o özgüvene sahip değiliz. Bir de oldum olası Bursalılar için İstanbul’a iş yaptırmak havalı olduğu için gidiyorlar.
-Çok sayıda küçük ajans yerine birleşip güçlü bir ajans kurmak mümkün değil mi?
-O hırslarla ilgili bir şey. Belli noktaya gelmeden, hırslar törpülenmeden onu yakalamak çok zor. Biz istiyoruz ki marka şirketler en azıdan çizgi altı işlerini Bursa’da yaptırsınlar. Çünkü bu potansiyel var. En azından o potansiyelin gösterilmesi için fırsat verilmesi gerekiyor. Bir de Bursa’da çok sayıda yeni yatırım var ve yanlış reklam kampanyaları ile geliyorlar. Bu çok önemli bir yanlış. Her kentin kendine özgü bir pazar profili var. Yine İstanbul’dan bir ajans yapsın kampanyayı ama Bursa’dan bir partneri olsun ki, Bursalının da hoşuna gidecek mesaj verilsin. Biz bu konunun çok üzerinde duruyoruz. Önümüzdeki günlerde bu konudaki çabamızı da göreceksiniz.

7 gazetenin gönlünü yapacak bütçe yok

-Gazete-ajans ilişkilerini nasıl değerlendiriyorsunuz?
-Son yıllarda Bursa’da yedi tane yerel günlük gazete, ulusal gazetelerin bölge ve şehir ekleri, haftalık gazeteler, siyasetten dekorasyona her konuda dergi ya da ekler var. Bu yapılanmaların hepsi ayakta durmak için ciddi çabalamak zorunda. O zaman her şey mubah sonucu ortaya çıkıyor. Ben bu konuda kendime güveniyorum ve müşterilerimin de bana çok güvendiğini biliyorum. Çünkü müşterimin faydasına olmayacak hiçbir iş için evet demem. Asla kısa vadeli düşünmedim, müşterimin bütçesini doğru idare etmek zorundayım. Dönemsel olarak belli yayınlarla bu konuda sıkıntılarımız oluyor. Çünkü çalıştığınız bir KOBİ, bir sıkımlık kurşunu var ve sizden maksimum faydayı sağlayacak planlamayı yapmanızı istiyor. Gazetelerin hepsi arkadaşımız, herkes için bir şey çıkarmak gibi bir hedefiniz olmalı gibi görünüyor ama müşterimizi de düşünmek zorundayız. Planlamanızı ona göre yapıyorsunuz ve bazen tepki alıyorsunuz. Yedi gazetenin gönlünü yapayım, hepsinde haberim, ilanım çıksın derseniz yok öyle bir bütçe. Ya ilanların boyutlarını küçültüp etkinliğini azaltacaksınız ya olmayan bir bütçeyi kullanacaksınız ya müşteriye karşı zor durumda kalacaksınız. Dolayısıyla bu çok büyük bir stres. Ben olabildiğince derdimi anlatmaya çalışırım, kaçmam.

Sektörde karlılık azaldı

-Bursa’da reklam pastasının büyüklüğü nedir?
-Böyle bir istatistik yok ama şunu söyleyebilirim. İyi işler yapan bir reklam ajansının yıllık ortalama cirosu 1,5 milyon liradır diye tahmin ediyorum. Zayıf dediğimiz, bir-iki personelle çalışan daha küçük ajanslarda ise yıllık 500-600 bin lira ciro yapıyordur. Ortalama 150 işletmenin ayakta olduğunu varsayarsanız, 1,5 milyonu yapabilecek ajans sayısı maksimum 10 tanedir, kalan 140’ı da 500 bin yapsa toplam pazar büyüklüğü 85 milyon lira eder. Çoğunluk 500 binlerde. Bu, aylık 40 bin lira ciro yapmanız gerektiği anlamına gelir. Ortalama yüzde 20 karlılığınız olsa 8 bin liraya tekabül ediyor. Personel gideri, kira, vergi derken, eskisi gibi karlılık olmadığı ortaya çıkıyor. Bu sadece bizim sektörümüz için değil herkes için geçerli. Reklam ajansım var deyip de süper imkanlarla yaşayan kaç kişi var Bursa’da deseniz çok isim sayamam bu yüzden. Çünkü düzen ancak dönüyor. Sektörde iyi paralar kazanılıyor gibi görünüyor ama iş ödemelere gelince inanılmaz bir nakit darlığı ve evrak sıkıntısı var.

FG olarak iki yeni projemiz var

-İstanbul’a açılma planınız var mı?
-İmkanlar müsaade ederse bir takım projelerim var. Bizim işimiz için İstanbul önemli, özellikle trendi takip etmek açısından. Zaten çok sık İstanbul’dayım, son üç yıldır yılda 15-20 tane anahtar teslimi fuar stantları hazırlıyorum, hem de orada birkaç müşterim var. Yine kendi müşterilerimin pazarlama merkezi İstanbul’da olduğu için bağlantılarım var. Dolayısıyla kısa vadede, hızlı bir şekilde İstanbul’da da bir portföy edinmek, buradaki düzenle eş zamanlı sürdürmek istiyorum.
-Anahtar teslimi fuar standı işi nasıl gelişti?
-Müşterilerimden gelen talep üzerine oldu biraz da. İstanbul’da bu da bir sektör, yüzlerce şirket var. Sizi arayıp diyor ki şu fuarın katılım listesinde adınızı gördüm sizin için stant hazırlamak istiyorum. Bu şekilde 10 tane ajans size mail gönderiyor, siz beğendiğiniz standı seçip bu olsun diyorsunuz ama adamı hiç tanımıyorsunuz. Ama alternatifiniz olmadığı için anlaşıyorsunuz, hatta ön ödeme yapıyorsunuz ve stres içinde bekliyorsunuz fuar gününü. Bu açığı sezince kendime İstanbul’dan bir partner edinerek, bu konuyla ilgili çalışmaya başladım.
-Başka projeniz var mı?
-Evet, bir de yayıncılık projem var. Yapı sektöründe iyi bir portföye sahibim. Bursa yapı sektörü için yakın bir tarihte bir yayın ve eş zamanlı hizmet verecek bir web sitesi planlıyorum. Yapı sektörü ile ilgili danışılacak, öğrenilecek, takip edilecek her şeyin olduğu. Neredeyse günlük gazete formunda bir çalışma. Şu anda iyi bir ekiple bunun çalışmalarını sürdürüyorum, yazılımı hazırlanıyor. Yapı ile ilgili pek çok sorunun yanıtının bulunacağı bir web sitesi olacak. Bunu da ilk kez burada açıklıyorum. Bu 6-7 aylık bir proje. Şimdiye kadar kimseyle paylaşmadım sürpriz olsun diye ama bu alanda çalışan başka arkadaşlar da olduğu için artık açıklamam gerektiğini düşündüm.
-Adı belli mi dergi ve web sitesinin?
-Web sitesinin adı bursayapıdekorasyon.com olacak ama dergi sürpriz.
Ferahi Güzelsözlü Kimdir?
FG İletişim Genel Müdürü

1974 Bursa doğumlu. Anadolu Üniversitesi Halka İlişkiler ve Uludağ Üniversitesi Otomasyon Sistemleri bölümlerinden mezun. İş hayatına 1996’da Kamil Koç AŞ’de başladı. Ardından Mimarlar Odası Bursa Şubesi’nin halkla ilişkiler departmanını ve 2003’te de kendi şirketi FG İletişim’i kurdu. Bursa Reklamcılar Derneği Başkanlığı, TÜGİAD Yönetim Kurulu ve Bursa Genç Girişimciler Kurulu üyeliği görevlerini sürdürüyor. Yıldırım Beyazıt Rotary üyesi. Evli, bir çocuk sahibi.