Yumruklar masaya vuruldu
TÜRK ORDUSUNUN DA BİR SABRI VAR’
‘Balyoz’ iddialarına sert tepki gösteren Genelkurmay Başkanı, Kurtuluş Savaşı’nın en önemli komutanlarından Kazım Karabekir’in 62. ölüm yıl dönümüne gelişmeleri değerlendirdi. Önce Karabekir’in “Vatandaş! Yanlış bilgi felaket kaynağıdır. Her işin evvela hakikatini ara ve öğren, sonra münakaşasını istediğin gibi yap” sözünü anımsatan Başbuğ, bilgi sızdırılmasının tüm ordular için sorun olduğunu, kendilerinin de bununla mücadele ettiğini söyledi. Bu kapsamda 61 ayrı soruşturma yürütüldüğünü, bir subayın da 3 yıl hapse mahkum olduğunu açıklayan Başbuğ, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin yaşanan darbelerden gerekli dersi çıkardığını belirterek, darbe iddialarının gündemde kalmasından kimin çıkarı olduğunu sordu. İddialardan ‘hicap’ duyduğunu ifade eden Başbuğ’un hayli sert sözleri şöyleydi: “Biz askere ‘Allah Allah’ diye taarruz ettiriyoruz. Ordu nasıl Allah’ın evine bomba atmayı düşünür? Vicdansızlıktır, lanetliyorum. Ordunun Mehmetçiği, ‘Allah Allah’ sesleriyle eğitim yapıyor. Böyle bir ordunun kişileri çıkacak Allah’ın evlerine bomba atacak, orada ibadetini yapanlara... Lanetliyorum. Kendi uçağını düşürmek vs… Lanetliyorum. Türk ordusunun da bir sabrı var. Bu asker şimdi bölgede elinde silahla bu milleti bekliyor. Bu ordunun tümünü nasıl itam edersiniz. Hiç mi vicdan yok?”
‘Balyoz’ iddiasını ortaya atan Taraf gazetesi, elindeki belgeleri bir bavul içinde savcılığa teslim ederken, bir soruşturma da 1. Ordu Askeri Savcılığı başlattı.

İKİ İDDİANAME DAHA HAZIR
Ergenekon bağlantılı iki ayrı iddianame de geçen hafta İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi: Poyrazköy ve Amirallere suikast…  
Poyrazköy’de yapılan kazılarda ele geçirilen mühimmata ilişkin 5’i tutuklu 17 sanık hakkındaki iddianame ile ilgili olarak mahkeme, “İddia edilen suç, askeri mahal dışında işlenmiştir; suçun hedefi sivil Türkiye’dir. Görev askeri yargının değil, bizim görevimiz” kararını verdi. Ancak Ankara’daki askeri savcılık da yaklaşık 300 sayfa ve soruşturma delillerinin içerisinde bulunduğu 24 ek klasörden oluşan iddianameyi istedi. Mahkemeler arasında bir uyuşmazlık çıkması halinde konunun Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gitmesi bekleniyor.
‘Amirallere suikast’ soruşturmasında hazırlanan iddianamede ise 9’u tutuklu 19 sanık ‘silahlı terör örgütü kurmak’la suçlanıyor.

ÜÇ TAHLİYE, BİR GÖZALTI
Birinci Ergenekon davasında Doç. Dr. Ümit Sayın, Sakarya Üniversitesi Öğretim üyesi Doç. Dr. Emin Gürses ve eski uzman çavuş Muhammet Yüce tahliye edilirken, soruşturma kapsamında bir de yeni gözaltı vardı geçen hafta.
Eskişehir Jandarma Alay Komutanı Kıdemli Albay Recep Gençoğlu, gözaltına alınarak Erzurum’a götürülürken, Albay Gençoğlu’nun makamında, evinde ve yazlığında arama yapıldı.

İSMAİLAĞA CEMAATİNE OPERASYON YAPMIŞTI
2007-2009 yılları arasında Erzincan’da Jandarma Alay Komutanlığı yapan Gençoğlu, bu süre içerisinde önemli operasyonlar düzenlemişti. Bunlardan en fazla ön plana çıkanı ise İsmailağa cemaatine yönelik olanıydı. Albay Gençoğlu’nun Ağustos 2009’da Eskişehir’e atanmasından sonra Erzincan’da Devlet Su İşleri’ne ait baraj gölünde mühimmat bulunmuş, yapılan operasyonlar sonucunda 3 askeri personel tutuklanmıştı.

ASKERİ KONVOY ERZURUM CADDELERİNDE
Gençoğlu’nun gözaltında olduğu saatlerde, Komutanın eski görev yeri olan Erzincan’da yaklaşık 25 askeri aracın, konvoy oluşturarak şehirlerarası yolda geçiş yapması da büyük tartışma yarattı. 28 Şubat sürecinde ‘Sincan’da tankların geçişi’ni anımsatan olayla ilgili olarak açıklama yapan Genelkurmay Başkanlığı, “Söz konusu intikal, yakın bir tarihte 3’üncü Ordu Komutanlığı bölgesinde icra edilecek olan kış tatbikatına hazırlık eğitimi kapsamında yapılan rutin bir faaliyettir” dedi.

‘DEMOKRASİYE GÖRE BALANS AYARI’
Hareketli haftanın kapanışı, açılışında olduğu gibi yumruklar masaya vurularak gerçekleşti. Darbe iddialarını ve hafta boyunca yaşanan gelişmeleri Manisa’da yorumlayan Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Türkiye’de her şeyin değiştiğini belirtirken, sözleriyle adeta Erzurum’daki askeri konvoy geçişine gönderme yapıyordu: “Türkiye’de her şey demokrasiye göre balans ayarına giriyor.”

Davos’ta tek başına

Davos’ta geçen yıl yaşanan ‘one minute’ krizinden sonra Türkiye’den zirveye katılan tek resmi yetkili Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz oldu. Yılmaz, kendisine gösterilen yoğun ilgi karşısında şaşkına döndü.  Geçen yıl yaşanan ‘one minute’ krizi sonrasında kendisine bu yıl özel ilgi gösterildiğini belirten Yılmaz, “Ben önceki yıllarda sıradan bir kişi olarak geliyordum. Havaalanında işlerimi kendim görüyordum. Bu sene farklı oldu, geldiler havaalanında karşıladılar, iki koruma verdiler. Şu anda etrafımda iki koruma var. Geçen sene neyse, bu yıl da aynı benim için. Ama bu yıl özel muameleyle karşı karşıyayım” dedi.

Blair’e Irak sorgusu

Eski İngiltere Başbakanı Tony Blair, Irak Soruşturma Komisyonu karşısında 6 saat boyunca ter döktü. Soruşturma çerçevesinde dinlenen en üst düzey yetkili olan Blair, işgal kararını savunarak, “O zamanki bilgiler ve koşullar ışığında askeri müdahale gerekliydi” dedi. İşgale giden süreçte George Bush yönetimiyle savaşın gerekçesi konusunda fikir ayrılığı yaşandığını itiraf eden Blair, “Ama kitle imha silahı edinme niyetinde olan bir rejim karşısında harekete geçmek zorundaydık” diye konuştu.  Oturum başladığında gergin tavırlarıyla dikkat çeken Blair, oturum ilerledikçe rahatladı ve ateşli ifadelerle işgali savundu. Hatta zaman zaman komisyon üyeleri, İngiliz siyasetçiyi yavaşlaması için uyarmak zorunda kaldı.