| Şimdi de balyoz darbesi çıktı |
| Pazartesi, 25 Ocak 2010 11:11 | |
Anayasa Mahkemesi askere sivil yargı yolunu kapatırken, darbe planı iddialarına bir yenisi daha eklendi.Türkiye geçen haftayı yine ‘darbe iddiaları’nı tartışarak geçirdi: Balyoz darbe planı… Türkiye geçen haftayı yine ‘darbe iddiaları’nı tartışarak geçirdi: Balyoz darbe planı…Son dönemde benzer iddiaları sıkça gündeme getiren Taraf gazetesi, yine benzer bir haber yayımladı. AKP’nin iktidara gelmesinden rahatsız olan bazı üst rütbeli askerlerin 2003 yılında ‘Balyoz Güvenlik Harekatı’ adlı bir darbe planı hazırladığını öne süren gazetenin haberine göre, söz konusu planı desteklemek için ‘Çarşaf’, ‘Sakal’, ‘Suga’ ve ‘Oraj’ başlıklı eylem planları oluşturuldu. Buna göre, ‘Çarşaf’ ve ‘Sakal’ kodlu eylem planlarında, darbe ortamı yaratmak için Fatih ve Beyazıt camilerine Cuma günü bombalı saldırı düzenlenecekti. ‘Oraj Hava Harekat Planı’nda ise Ege’de uluslararası kriz çıkarılması için bir Türk jetinin düşürülmesi planlandığı iddia edildi. Balyoz Planı’nda ayrıca Kadıköy ve Fatih’te gösteri yapılacak, cubbeli ve sarıklı eylemcilerin Hava Müzesi’ni basması sağlanacaktı. Plan kapsamında 29’u general, 133’ü subay toplam 162 askerin adının geçtiği, gazetecilerin de tutuklanacaklar ve yargılanacaklar olarak iki ayrı sınıflamaya tabi tutulduğu öne sürüldü. PLAN SEMİNERİ Planda imzası olduğu öne sürülen eski 1. Ordu Komutanı emekli Orgeneral Çetin Doğan, iddiaları reddederken, Genelkurmay Başkanlığı’ndan yapılan açıklamada, iddiaların, ‘1. Ordu Komutanlığı tarafından 5-7 Mart 2003 tarihleri arasında icra edilen Plan Semineri’ ile ilgili olduğunu belirterek, “Bu ‘Plan Semineri’ne ilişkin olarak ortaya atılan iddiaları, aklı ve vicdanı olan hiçbir kimsenin kabul etmesi mümkün değildir” denildi. BİLGİ SIZDIRMA SORUŞTURULUYOR Haftalık Basın Bilgilendirme Toplantısı’nda konuyu değerlendiren Genelkurmay Sekreteri Tümgeneral Ferit Güler ise ‘zamanlama’ya dikkat çekerek, şunları söyledi: “Ankara Seferberlik Bölge Başkanlığı’ndaki arama sona eriyor. Anayasa Mahkemesi, askere sivil yargıyı gündeme alıyor ve birdenbire ortaya ne olduğu meçhul iddia ve planlar çıkıyordu. Yazılı medyaya bakınca hangi konunun öne çıktığını görmektesiniz zaten, amaç da bu. Bilgi sızdırma olaylarını çok ciddiyetle soruşturuyoruz.” İddiaların gündeme gelmesiyle ilgili miydi bilinmez, ancak Türkiye ‘balyoz’u tartışırken, hatta Başbakan Erdoğan, “Unutma; yarın bu güç elinden gidebilir. Bu güç elinden gittiği zaman halk nezdinde nasıl yargılanacaksın, bunun hesabını şimdiden yap” derken, Anayasa Mahkemesi askere sivil yargı yolunu açan düzenlemeyi oybirliğiyle iptal ediyordu. BİRÇOK DAVANIN SEYRİ DEĞİŞECEK Karar son derece önemliydi, çünkü gerekçenin Resmi Gazete’de yayımlanmasının ardından, yürümekte olan ve sonuçlanan çok sayıda dava bu karardan etkilenecekti. Bu davalar ve soruşturmalarla ilgili görevsizlik kararı verilmesi gündeme gelecek. Darbe iddiasıyla askerlerin tutuklu olarak yargılandığı davalar da askeri mahkemelere geçecek. Bir katilin hayat hikayesiGazeteci Abdi İpekçi’yi öldüren, Papa II. Jean Paul’e suikast düzenleyen Mehmet Ali Ağca, 30 yıl sonra cezaevinden çıktı. GATA’ya giderek ‘çürük raporu’ alan Ağca, dışarıdaki ilk gecesini lüks bir otelde geçirdi, ertesi gün de Ankara’dan İstanbul’a gitti.‘Ebedi mesih’ olduğunu iddia eden, İncil’i yeniden yazacağını söyleyen, “Dünya bu yüzyıl içinde yok olacak” diyen Ağca’nın, dışarıdaki ilk gününde attığı her adım izdihama neden oldu. Medyanın Ağca’yı bu denli önemseyen tavrı sert eleştirilere yol açtı, ancak onu özgür kılan sistemdeki sorunlardan neredeyse hiç söz edilmedi. Peki kimdi Ağca, 30 yılda neler yaşanmıştı ve nasıl özgür kalmıştı? Türkiye, Ağca adını ilk kez 1979 yılında hafızalardan silinmeyecek bir cinayetle duydu. Ülkücü görüşüyle tanınan Ağca, 1 Şubat 1979’da Milliyet gazetesi başyazarı Abdi İpekçi’ye düzenlenen suikastın tetikçisi olarak olaydan 5 ay sonra gelen bir telefon ihbarı sonucu yakalandı. Polisin soruşturmayı sonuçlandırması için ek gözaltı süresine ihtiyacı vardı. Ancak, Sıkıyönetim Komutanlığı gereken ek gözaltı süresini vermedi. Ağca, Maltepe Askeri Cezaevi’ne kondu. Cezaevinde fazla kalmadı Ağca... 23 Kasım 1979’da Maltepe Askeri Cezaevi’nden, adı daha sonra Susurluk kazasıyla gündeme gelecek olan Abdullah Çatlı’nın da aralarında bulunduğu kişilerce kaçırıldı, gıyabında ölüm cezasına çarptırıldı. ![]() PAPA’YA SUİKAST Yurtdışına kaçan Ağca’nın adının ikinci kez, hem de dünya çapında duyulması, 13 Mayıs 1981’de oldu. Papa II. John Paul’e suikast düzenleyen Ağca, olay yerinde yakalandı. 22 Mart 1986’da Papa’ya suikastten ömür boyu hapse mahkum edildi. Ancak Ağca ile cezaevinde görüşen Papa, onu affettiğini açıkladı. Dönemin İtalya Cumhurbaşkanı Carlo Azeglio Ciampi, Ağca’nın affını imzalayınca 13 Haziran 2000’de Türkiye’ye iade edildi. ‘SADECE BİR AKTÖRÜM’ Ağca’nın Türkiye’ye döndükten sonra yargıç karşısına çıkması, bir kuyumcu ve bir gazoz fabrikası deposunun soyulmasıyla ilgili oldu. Kadıköy 2. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmada Mehmet Ali Ağca’nın ilk sözü, ‘Ben, Abdi İpekçi’nin katili değilim. Ben sadece bir aktördüm’ oldu. Ağca, “Katolik olmam için Vatikan bana 50 milyon dolar, özgürlük ve kardinallik önerdi. Vatikan’da kral olmaktansa, Afrika’da maymun olmayı tercih ederim” dedi. 10 YIL HAPİS Kadıköy’de iki ayrı gasp suçundan toplam 36 yıl hapse mahkum olan Ağca’nın cezası aflar nedeniyle 7 yıl 2 ay hapse çevrildi. Ağca’nın İpekçi cinayetinden aldığı idam cezası ise 1991 yılında çıkartılan İnfaz Yasası gereği 10 yıl hapse çevrildi. Mehmet Ali Ağca, 12 Ocak 2006 tarihinde avukatının yaptığı başvuru üzerine serbest bırakıldı Adalet Bakanlığı’nın itirazı üzerine ise Yargıtay tahliye kararını oybirliğiyle bozdu Ağca 20 Ocak 2006 tarihinde tekrar tutuklandı.
|

Türkiye geçen haftayı yine ‘darbe iddiaları’nı tartışarak geçirdi: Balyoz darbe planı…