Ekonomi Haberler
- google_deneme
- EPDK tarifeyi neden özelleştirmeden önce değiştirmedi
- Elektrikte tarife değişikliği dağıtım firmalarına mı yarıyor?
- Tekstil ithalatındaki korunma tebliği tartışılıyor
- Pamuk ve iplik fiyatlarında neler oluyor?
- MKP OSB'den yatırım atağı
- Parseker'den sonra Ali Uğur da BTSO OSB için aday
- Otomotiv sanayi 15 milyar dolar ihracat yaptı
- BTSO OSB’de tansiyon yükseliyor
- Kalıpçıların hedefi 1 milyar dolar ihracat
| Tek sorun kur değil |
| Pazartesi, 02 Ağustos 2010 11:27 | |||
Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV), Türkiye’nin dünya ihracatında yaşanan toparlanmaya eşlik edemediğine dikkat çekerek, tek sorunun kur olmadığını ifade etti.TEPAV’ın Kamu Politikaları Eğitim ve Araştırma Enstitüsü Direktörü Doç. Dr. Ümit Özlale ile Araştırmacı Ayşegül Dinççağ tarafından hazırlanan ‘AB Pazarındaki İhracat Kayıpları’ başlıklı politika notunda, 2008 kriziyle beraber Türkiye’nin ihracat performansının çok olumsuz etkilendiği belirtildi. Notta, ihracatçıların yaşadığı sorunların, toparlanma sürecinde Türkiye’yi dünyanın gerisinde bıraktığı ifade edildi. Ekim 2008-Eylül 2009 döneminde önceki yılın aynı dönemine göre dünyadaki toplam ihracatın yüzde 26, Türkiye’nin ihracatının ise yüzde 27 azaldığı kaydedilen çalışmada, “Ancak, kriz dönemindeki paralel daralma kadar dikkat çeken nokta, 2009 yılının son çeyreğinden itibaren dünya ihracatında yaşanan toparlanmaya Türkiye’nin eşlik edememesidir. Bu dönemde dünyada toplam ihracat yüzde 27 arttığı halde Türkiye’de sadece yüzde 7’lik bir artış kaydedilmiştir” denildi. EKSEN KAYMASI Politika notunda, ihracatın bölgesel dağılımında 2008-2009 arasında AB’nin payının yüzde 48’den yüzde 46’ya düşerken, Ortadoğu, Asya ve Kuzey Afrika’ya yapılan ihracat payının artmış olmasına dikkat çekildi. Notta, “Bu dağılımdaki değişmenin nedenlerinden biri dünya ticareti içinde AB pazarının payının düşmesi ve AB pazarındaki daralmaya politika tepkisi olarak hükümetin ihracat pazarlarının çeşitlendirilmesi yönündeki faaliyetleridir” ifadesine yer verildi. Bir diğer etkenin ise çok uluslu şirketlerin ya da bu şirketlerle iş yapan yerli firmaların uzmanlaşma stratejilerindeki değişim sonucunda üretimlerini AB pazarından diğer pazarlara kaydırmaları olduğu belirtilen notta, bu açıdan, küreselleşme sürecinde yeniden tanımlanan şirket stratejileri sonucunda AB’den diğer pazarlara doğru bir eksen kaymasının yaşandığından da söz edilebileceği vurgulandı. OLAĞAN ŞÜPHELİ: DÖVİZ KURU TEPAV’ın çalışmasında kurun dış ticaret dengelerini olumsuz etkileyecek ölçüde değerli olduğu savı da ele alındı. TL’nin, 2008’in son çeyreğinden 2009’un ilk çeyreğine kadar diğer para birimleri karşısında reel bazda değer kaybettiği, sonraki dönemde kurda değerlenme olsa da TL’nin henüz kriz öncesindeki değerine ulaşamadığına dikkat çekilen araştırmada, şöyle denildi: “AB’ye ihracatta kur dinamiklerinin etkili olduğu savı, en azından kriz öncesi ve sonrasını kapsayan dönem için desteklenmemektedir. Para birimi değer kaybeden Türkiye, Tayvan ve Güney Kore’nin pazar paylarının azalması, para birimi değer kazanan Çin, Endonezya ve Singapur’un ise pazar paylarının artması ihracatın döviz kuru dışında yapısal faktörler tarafından da etkilendiği anlamına gelmektedir. Bu sonuç, ihracat kayıpları için kur politikası dışında da çözümler aranması gerektiğini göstermektedir.”
|

Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV), Türkiye’nin dünya ihracatında yaşanan toparlanmaya eşlik edemediğine dikkat çekerek, tek sorunun kur olmadığını ifade etti.