Özelleştirmeler tam gaz
Pazartesi, 22 Mart 2010 22:00
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, 2010 yılında enerji özelleştirmelerinin tüm hızıyla devam edeceğini belirterek, “Dağıtım şirketlerinin tamamını özelleştirmiş olacağız. Daha sonra bir grup kalıyor, bunun da yine bu yılın ortalarına doğru ihale sürecini başlatıp, bitireceğiz” dedi.
‘Enerji Sektöründeki Özelleştirmeler Arenası’ toplantısında konuşan Maliye Bakanı Şimşek, enerji sektörünün serbestleştirilmesi ve tam rekabetçi yapısının ekonomi açısından kritik bir öneme sahip olduğunu söyledi.  Kamuya ait elektrik enerjisi üretim ve dağıtım şirketlerinin özelleştirilmesi sürecinin başladığını kaydeden Şimşek, “Elektrik dağıtım özelleştirmelerinde çok büyük bir mesafe kat edilmiştir. Bugüne kadar özelleştirme ihalesi tamamlanmış ve devri yakında söz konusu olacak dağıtım şirketlerine baktığınız zaman piyasanın yüzde 48’ine yakın bir miktarı oluşturduğunu göreceksiniz. Bu son dönemde yapılan özelleştirmelerle yani bölgelerin devriyle birlikte bu oran yüzde 48’e çıkacaktır” dedi. 2010 yılında enerji özelleştirmelerinin bütün hızıyla devam edeceğini, dağıtım şirketlerinin tamamının özelleştirilmiş olacağını kaydeden Şimşek, daha sonra kalan bir grubun da yine bu yılın ortalarına doğru ihale sürecini başlatıp, bitireceklerini söyledi.

ELEKTRİK ÜRETİM ÖZELLEŞTİRMELERİ

Elektrik üretim özelleştirmelerinde de önemli mesafe katedildiğini belirten Şimşek, Avrupa’nın en büyük üretim özelleştirmesi olan 16 bin megavat (mw) kapasiteli 45 santralin özelleştirilmesiyle ilgili elektrik üretim özelleştirmesi stratejisini daha önce belirlediklerini anımsattı.
Şimşek, Türkiye’de yaklaşık 44 bin mw olan kurulu gücün aslında bunun üçte birine denk geldiğini ifade ederek, şunları kaydetti: “Bu santrallerin ilk olarak özelleştirilmiş olmasının nedeni bunların verimlilikleri kısa vadede yapılacak yatırımlarla artırılabilecek olması. Biz onları özellikle seçtik. Dolayısıyla önümüzdeki dönemde gerek dağıtım şirketlerinin özelleştirilmesi, nükleer üretim tesislerinin özelleştirilmesine hızlı bir şekilde gireceğiz. Bu arada, doğalgaz piyasasında kontrat devirlerinde de büyük ilerlemeler sağlandı. Kontrat devirleri özel sektörün uzun dönemli doğalgaz alımlarına girişi kolaylaştıracaktır.
Önümüzdeki dönemde, Başkent Doğalgaz Dağıtım AŞ.’nin ihale süreci yeniden başlayacak. Bunu da mutlaka bu yıl içinde özelleştirmesini tamamlamayı ümit ediyoruz.”
Elektrik enerjisinde yapılan özelleştirmelerden birçok fayda beklediklerini belirten Şimşek, bir yandan verimli işletmeyle maliyetlerin düşürülerek, tüketicilere yansıtılmasını ümit ettiklerini, yüksek olan kayıp kaçık oranlarının düşürülmesini hedeflediklerini, tahakkuk tahsilat oranlarının yükseltilerek sektörün finansman yapısının güçlendirilmesini önemsediklerini, arz güvenliğinin sağlanmasında özel sektörün katkısını artırmasını ümit ettiklerini söyledi.

NÜKLEER SANTRAL
Makul fiyatlarla kesintisiz bir enerji arzının bir ulusal güvenlik sorunu olduğunu ifade eden Şimşek, nükleer enerji konusuna da değindi. Bütün yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanılması halinde dahi Türkiye’nin önümüzdeki dönemde talebinin çok cüzi bir kısmını karşılayabileceğini anlatan Şimşek, “Eğer bugün Fransa gibi bir ülkede enerji, elektrik üretiminin yüzde 80’e yakın bir kısmı nükleerden elde ediliyorsa ve birçok ülke bu konuda bir eğilim gösteriyorsa, yeniden moda haline geldiyse burada çevre veya başka kaygılarla nükleere karşı çıkmak gerçekten sorgulanmalıdır” diye konuştu.
Yenilenebilir kaynaklara yönelik yatırımların geciktirilmeden uygulamaya konulması gerektiğini ifade eden Şimşek, dünyada yenilenebilir enerji kaynaklarının bir yıl ertelenmesinin maliyetinin bazı uluslararası kuruluşlar tarafından 500 milyar dolar olarak hesaplandığını, bu nedenle dünyada ve Türkiye’de mutlaka yenilenebilir enerji kaynaklarının çok hızlı bir şekilde harekete geçirilmesi gerektiğine işaret etti.
Türkiye’nin rüzgar ve güneş haritalarının ortaya çıkarıldığını söyleyen Şimşek, rüzgar enerjisi kapasitesi bakımından Avrupa’da 2002 yılında 35. sırada yer alan Türkiye’nin, 2009 yılı sonu itibariyle Belçika, Norveç ve Polonya gibi ülkeleri geride bırakarak 13. sıraya yerleştiğini, hedefin ise ilk 11’e girebilmek olduğunu kaydetti.
Türkiye’nin güneş ve rüzgar enerjisindeki dinamizmini diğer önemli enerji kaynağı olan nükleer enerjiyle tamamlamak istediklerini ifade eden Şimşek, Türkiye-Kore arasında Sinop’ta nükleer enerji santrali kurulmasına dönük iş birliği protokolü imzalandığını anımsatarak, “Önümüzdeki yıllarda çok büyük ölçekte nükleer güç santralleri Türkiye’de inşa edilecektir” dedi.