Ekonomi Haberler
- google_deneme
- EPDK tarifeyi neden özelleştirmeden önce değiştirmedi
- Elektrikte tarife değişikliği dağıtım firmalarına mı yarıyor?
- Tekstil ithalatındaki korunma tebliği tartışılıyor
- Pamuk ve iplik fiyatlarında neler oluyor?
- MKP OSB'den yatırım atağı
- Parseker'den sonra Ali Uğur da BTSO OSB için aday
- Otomotiv sanayi 15 milyar dolar ihracat yaptı
- BTSO OSB’de tansiyon yükseliyor
- Kalıpçıların hedefi 1 milyar dolar ihracat
| Demir fiyatı artışı sürecek |
| Pazartesi, 12 Nisan 2010 17:27 | |||
|
Türkiye Demir Çelik Üreticileri Derneği Genel Sekreteri Dr. Veysel Yayan, PUSULA’ya yaptığı açıklamada fiyatlarda yukarı yönlü hareketin önümüzdeki bir-iki ayda daha devam edeceğinin beklendiğini söyledi. “Hurda demir fiyatları arz-talebe göre anlık belirleniyor. Çin'in hurda demir toplamaya başlamasıyla hurda demir fiyatları 300 dolar seviyelerinden 500 dolar seviyelerine kadar geldi. Hurda demiri hammadde olarak kullanan demir çelik sektörünün de girdi fiyatları artı. Cevher fiyatları ise yıllık olarak belirleniyor. 2008 ve 2009 yıllarında olağanüstü dalgalanmalar yaşandı. Spot fiyatlar, referans fiyat olan yıllık anlaşma fiyatlarından koptu. 1500 dolara çıktı, 300 dolara düştü. Bu dalgalanma karşısında küresel madencilik şirketleri ile çelik üreticileri arasında anlaşmaya varıldı, fiyat belirleme zamanı üç aya indirildi. Fiyatlar da yüzde 130’a varan oranda arttı. Girdideki bu artışlar nihai ürüne yüzde 50 zam olarak yansıdı. ‘ARTIŞ EĞİLİMİ MAYISA KADAR SÜRER’
Ülkemiz açısından uzun ürünlerde, inşaat demirinde bir arz sıkıntısı yok. İç talebin iki katı kapasitemiz var. Yassı ürünlerde de talep yetersiz, orada da üretim sorunu yok.” Türkiye'de demir çelik sektörünün üzerinde vergi benzeri yüklerin çok fazla olduğunu hatırlatan Yayan, ihracatta küme düştü denilen demir çelik sektörünün bu fiyat artışlarıyla biraz da olsa toparlanacağını ifade etti. Yayan, “Toplam çelik ürünleri ihracatımız 2008 yılında 20,5 milyar dolar seviyesinden, 2009 yılında 12 milyar dolar seviyesine gerilemişti” dedi.
BÜYÜME PERFORMANSI ETKİLENECEK Yayan ayrıca, sektörün Türkiye'de zaten düşük marjlarla faaliyetlerini sürdürdüğünü hatırlatarak, "Sektördeki şirketler, zaman zaman negatif marjlarla satış yapıyordu. Esasen bu yaşanan artışla, makul düzeylerde olmayan demir fiyatlarının kendisini düzeltmesi söz konusu olacaktır. Türkiye, demir çelik üretiminde şimdiye kadar sürekli Çin'in ardından ikinci veya 2009 yılında olduğu gibi, Çin ve Hindistan’ın ardından üçüncü en iyi büyüme performansı gösteren ülkeydi. Dünyada demir çelik piyasası 2010'un ilk iki ayında yüzde 25-30 oranlarında büyürken, Türkiye'nin üretim artışları yüzde 1,4 seviyelerinde kaldı" dedi.
15 Şubat tarihinde tonu 900 lira olan inşaat demirinde şu anda 1.300 liraya gelindiğini vurgulayan Ulubey, “Son iki ay içinde yüzde 45’e yakın bir artış oldu. Fiyatların 1400-1500 liraya yükselme beklentisi var. Ancak son iki haftada artış hızı kesildi. Ürün tedariğinde şu an için bir sıkıntı yok, kapasite zaten iç talebin iki katı kadar. Tüccarın elinde stok vardı. Fiyatların yukarı seyrine bakıp kullanacağı demir için erken alım bağlantısı yapanlar oldu. Ancak stoklar biter, yeni ürünler gelir, talep de artarsa fiyatlar tekrar hızlı yükselişe geçebilir. Çünkü üreticilerin fiyatlarında şu an için geri gidiş yok. Fiyatların seyri önemli ölçüde yurt dışı talebe bağlı” şeklinde konuştu.
Ham çelik üretimi 2009’da azaldı Dünyanın 2009 yılındaki ham çelik üretimi yüzde 8,1 azalarak 1 milyar 199 milyon 162 bin ton oldu. Türkiye ise geçen sene, dünya çelik üretiminin yaklaşık yüzde 2,1'lik bölümünü gerçekleştirdi ve 25 milyon 304 bin ton üretimi ile 10'uncu sırada yer aldı. Bir önceki yıl ile kıyaslandığında 2009 yılında, demir çelik üreticisi 50 ülkeden sadece 5 ülkede üretim artışı gerçekleşti, iki ülke üretimi ise aynı kaldı. Merkezi İngiltere'de bulunan danışmanlık kuruluşu MEPS, demir çelik üretiminin 2010 yılında yüzde 11 oranında artışla, 1 milyar 350 milyon ton seviyesine yükseleceğini, yüksek fırınlarda gerçekleştirilen üretimin ise yine yüzde 11 artışla 994 milyon tona ulaşacağını tahmin etti. Nitekim 2010 yılı şubat ayında, dünya ham çelik üretimi, 2009 yılının aynı ayına kıyasla, yüzde 24.2 oranında artışla, 108 milyon ton seviyesinde gerçekleşti. Ocak-Şubat döneminde ise dünya ham çelik üretiminin yüzde 27.6 oranında artışla, 173 milyon tondan, 221 milyon tona ulaştı. Avrupalı sanayici tedirgin Dünyada demir cevheri fiyatlarının hızla artmaya başlaması Avrupalı sanayicileri tedirgin etti. Avrupa Otomobil Üreticileri Birliği, dev madencilik şirketlerinin, çelik üretiminde kullanılan demir cevheri fiyatlarına yüzde 80'in üzerinde zam yapacaklarını duyurmalarını büyük endişeyle karşılayarak, bu boyutta fahiş ve belirsiz fiyat politikasının otomobil üretimi dahil Avrupa sanayisini olumsuz etkileyeceği uyarısında bulundu. Avrupa Demir-Çelik Üreticileri Birliği de (EUROFER) AB'ye başvurarak demir cevherine yüzde 100'e kadar zam yapmaya hazırlanan madencilik devlerinin piyasadaki hakim konumlarını kötüye kullanarak adil rekabeti ihlal edip etmediklerinin araştırılmasını istedi. EUROFER Genel Direktörü Gordon Moffat, "üç büyükler" olarak adlandırılan Avustralyalı BHP Billiton, İngiliz-Avustralya ortaklığındaki Rio Tinto ve Brezilyalı Vale'nin demir cevheri pazarını kontrol etmek yanında kendi aralarında ortaklıklara girmesinin kabul edilemez olduğunu belirterek "Zamlar, talep artışı ileri sürülerek meşru gösterilemez" dedi. Küresel madencilik devleri BHP Billiton, Rio Tinto ve Vale, dünya demir cevheri üretiminin yaklaşık yüzde 70'ini karşılıyor. Son yıllarda demir cevherine önemli miktarda zam yapan piyasa belirleyici 3 şirketin sektörel kar marjı, yüzde 50 gibi oldukça yüksek bir düzeyde bulunuyor.
|

Demir çelik sektöründe yılbaşından bu yana fiyatlardaki yukarı yönlü hareket devam ediyor. İnşaat demirinde son iki ayda yüzde 45’i bulan artış görüldü, fiyatlar 800 doları buldu. Piyasa uzmanları ve sektör temsilcileri, artış eğiliminin süreceği görüşünde. Demir fiyatlarının artmasıyla birlikte profil boru, saç, lama demir, köşebent demir ve teneke gibi işlenmiş ürünlerin fiyatları da değişik oranlarda artış gösterdi.
Tüm bunların sonucunda işlenmiş demir fiyatları nihai üründe ton başına 800 doların üzerine çıktı. Şimdi, bir manada normalleşme yaşanıyor diyebiliriz. Hem referans fiyat hem de spot fiyat dengesizliği gideriliyor gözüküyor. Fiyatlar dünya çapında yeni bir denge arıyor. Tahminimize göre artış eğilimi mayıs ayına kadar sürer. Fiyat artışlarının 800-900 dolar aralığında olacağını, yaz aylarında bir istikrar bulunabileceğini düşünüyoruz. Tabii fiyatların oluşumu dünyadaki arz-talep dengeleri ile ilgili, piyasa mekanizması işliyor çünkü.
Bursa’nın en büyük dekoratif demir üreticilerinden birisi olan Hasanağa Organize Sanayi Bölgsei’nde kurulu Korun Demir Perforje Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Faruk Korun, demir fiyatlarındaki son zamlarla kaybedenin yine sanayici olduğunu söyledi. Son iki ay içinde demirde yüzde 45’i aşan zamlar yaşandığını hatırlatan Korun, “Biz ihracata da çalışan bir firmayız. Zaten ciddi bir ekonomik krizden geçtik, önemli girdilerimizden birisi olan demirde yüksek oranlı zam gördüğümüz gibi döviz kurunda ise gerileme yaşanıyor. Dolar, 1.54’lerden 1.49’lara geriledi. İki yönden de zarar yaşıyoruz. Tam da işlerimizin açılmaya başladığı, kriz sonrası iş yapmaya başladığımız dönemde girdi maliyetimiz arttı, döviz düştü. Bu zararımızı müşterimize yansıtamayız çünkü anlaşmamızı yapmışız. Zamlı ürün alıyoruz ama zamlı satış yapamıyoruz” şeklinde konuştu.