Bursa Evteks'e ağırlığını koydu
Pazartesi, 24 Mayıs 2010 15:19
Evteks'in Bursa katılımcıları, fuar ve sektörün geleceğine ilişkin düşüncelerini Ekonomik PUSULA'ya anlattı.
Mehmet Burkay (Burkay Tekstil YK. Üyesi):
Bu yıl fuardan ümitliyiz. Fuar öncesi birkaç şeyden endişeleniyorduk. Özellikle volkan ve kül olayı ile ilgili. Ama gördük ki yurtdışından çok sayıda ziyaretçi var. Bu da endişelerimizi ortadan kaldırdı. Fuar başlayalı bir-iki saat olmasına karşın ciddi bir hareketlilik var. Krizden çıkışın sinyallerini ufak ufak almaya başlamıştık, bu fuar da onu teyit edecek bir nokta olacak.
250 metrekarelik standımızda Avrupa, kuzey Amerika ülkeleri, Ortadoğu, Uzakdoğu, neredeyse dünyanın her yerinden alıcı ziyaretçilerimiz var. Fuara her yıl katılıyoruz, artık alıcılar bu fuarı takvimlerine kattılar. 7-8 yıl önce belki yabancı ziyaretçi sayısı daha azdı ama artık hızla artıyor, bu da bir anlamda Heimtextile’in yerine geçeceği anlamına da geliyor.
Fuarlar bizim için çok önemli tamamen yeni koleksiyonlarını dünyanın birçok ülkesinden gelen ziyaretçiye aynı anda sunabiliyorsunuz. Öbür türlü dünyanın etrafını 6 ay dolaşsanız zor tanıtırsınız. Bu anlamda çok önemli ve bu da satışlarımıza yansıyor. Bu yıl fuardan ümitliyiz.

Özge Taşdelen (Polyteks AŞ. Satınalma ve Lojistik Süpervizörü):
Birkaç yıl fuara ara verdik, 2003’te tekrar katılmaya başladık. Bu yıl standımızı 135 metrekareye yükselttik. Heimtextil’e Sinterama-Taşdelen ortaklığı ile katılıyoruz, Polyteks olarak katılmıyoruz. İkisini de önemsiyoruz ama Evteks’in bizim için özel önemi var. 2010’un başından beri giyim sektörü daha hareketliydi ama bu fuarla birlikte ev tekstilinde de hareketlenme bekliyoruz. Müşterilerimizin hızlanması bize biraz daha geç geliyor ama geldiği zaman da ful kapasite çalışıyoruz. Şu anda da öyle. Geçen yıla göre daha hareketli bir fuar bekliyoruz. Geçen yıl kriz dönemiydi, çok mutlu bir fuar olmadı, müşterilerimiz bıkmış durumdaydı, öngörü yapamıyorlardı. Ama bu yıl daha iyi görünüyor. Yurtdışından olan müşterilerle İstanbul’da buluşmak daha kolay oluyor. Müşterilerimiz arasında Avrupa, Balkan ülkeleri, dağılan Sovyet ülkeleri, Almanya, İtalya, ABD yer alıyor. Bu yıl umutluyuz bundan önce iplik fuarına da katıldık, çok güzel geçti, oradan da ümitliyiz. Eskiden kuru doluluk olurdu, ama bu yıl fuarlar iyi başladı.

A.Hüseyin Kılıç (USK Tekstil Ltd. Şti. Gn. Md.):
Sektörde trendleri son beş yıldır Türkiye belirliyor ve bunun önümüzdeki 10 yıl güçlenerek süreceğini düşünüyorum. Ta ki diğer ülkeler Türkiye’nin kalite düzeyine ulaşıncaya kadar. Çin’in bize çok zararı yok. Çünkü fantezi ürünlerde rekabet şansı yok. Düz mal yapıp satmaya çalışırsanız orada rekabet ortaya çıkıyor. Şu an için önümüzdeki 5 yıl içinde Hindistan da rakip olamaz. Çünkü tarz olarak da üretim süreçleri de farklı.
Bu yıl fuar kur baskısından kaynaklanan yeni bir krizin gölgesinde geçiyor. Paritenin 1,50’nin de altına düşeceğini tahmin ediyoruz. İhracatta biraz daha sıkıntılar yaşanabilir, daha farklı pazarlara yönelerek Avrupa’dan biraz daha çıkmakta, büyük müşterilerle çalışmaya devam edip, kar marjını bir yerde sınırlayıp başka pazarlara kaymakta yarar var.
Bunun dışında satışlarımıza Evteks’in katkısı oluyor. İtalya, İspanya, Yunanistan, Almanya müşteri grubumuzun başında geliyor. Ayrıca kuzey Afrika ülkeleri, İran ve Rusya ile çalışıyoruz. İç pazara da satışımız var.

Sevim Nevruz (Birce Tekstil Ltd. Şti. Gn. Md.):
Altı yıllık bir firmayız, perde üretiyoruz ve Evteks’e her yıl katılıyoruz, aynı şekilde Heimtextile’de de yer alıyoruz. Bu yıl fuarda geçen yıla göre ciddi bir hareketlilik var. Bunun sinyallerini zaten Heimtextil’de almıştık. Heimtextile’nin devamı gibi ama buna yeni müşteriler de eklendi. Krizin bittiğini ve hareketin başladığını buradan hissedebiliyoruz.
Birce olarak 38’e yakın ülkeye ihracat yapıyoruz. Rusya, kuzey Afrika, Uzakdoğu var bunların içinde. Avrupa’nın iki yıldır ağırlığı daha az. Almanya bu yıl az ama asıl amaç İtalya’ya mal satmak, daha yakın bir Pazar olduğu için. Ama diğer ülkelere satışlarda artış var.
İlk üç ay verileri geçen yılın aynı dönemine göre çok farklı ve şirketimizin kuruluşundan bu yana en iyi ilk üç ay diyebilirim. Bu da olumlu bir gelişme. Belki çok ziyaretçi gelmiyor ama gelen de eli boş çıkmıyor. Bu açıdan fuar daha ilk birkaç saat içinde olumlu gidiyor diyebiliriz.

Berk Noyan (Berteks Tekstil AŞ. Gn. Md.):
Bu yıl Evteks’in daha iyi olacağını umuyoruz, çünkü dibe vurduk. Piyasalarda toparlanma oldu ama Yunanistan krizi ve ardından beklenen İspanya ve Portekiz’deki sorunlar tüm Avrupa’yı etkiliyor. Siparişler yine dibe vuracak diye endişeleniyoruz. Berteks olarak ana pazarımız Amerika ama yine de birbirini etkiliyor. Yine de her şeye rağmen yüzde 10-15 iyileşme var. 20 metrekaresi iplik olmak üzere ürünlerimizi toplam 150 metrekarelik alanda sergiliyoruz. 15 yıldır fuardayız. Heimtextkkile’e son 4 yıldır katılmıyoruz, çünkü misyonunu tamamladı. Evteks İstanbul Heimtextil’in yerini almak üzere. Burası daha önemli. Biz 4 yıl önce Heimtextile’e katılmama kararı aldığımızda herkes şaşırmıştı ama son iki yılda kararımızın doğruluğu anlaşıldı. Heimtextil bitti artık, çünkü benim müşterimin müşterisi katılmaya başladı. Her geçen gün kan kaybediyor.

Yılmaz Küçükçalık (Küçükçalık Grubu YK. Bşk. Yrd.):
Evteks’e 16 yıldır katılıyoruz. Bu yıl da 580 metrekarelik bir standımız var. Yurtdışı fuarlara da yoğun katılım gösteriyoruz, yabancı müşterilerimizle ağırlıklı olarak o fuarlarda görüşüyoruz. Ayrıca, fabrika ziyaretlerimiz çok fazla oluyor yıl içinde. 150 kişinin çalıştığı ürün geliştirme ekibimiz her ay 300-350 arasında yeni ürün geliştiriyor ve direkt müşteriye ulaştırılıyor. Bu nedenle Evteks’e özel koleksiyonlar olmasa da mevcut koleksiyonların geliştirilmiş halleri sergileniyor. Bu fuarda ağırlıklı olarak iç pazardaki müşterilerimizle bir araya geliyoruz. İhracat pazarlarımız ise Avrupa ve Amerika ağırlıklı olmak üzere Uzakdoğu, Ortadoğu ve Mısır’dan oluşuyor. Krizden sonra satışlarımız büyüyerek devam etti. Bu açıdan Evteks’ten de umutluyuz.

Hayati Canlılar (Foga Textile YK. Bşk.):
Daha önceleri erken saatlerde tenha olurdu, fakat bu yıl fuarın ilk günü olmasına karşın ilk saatlerden itibaren hareketlilik var. Tabi bunun satışa dönüp dönmeyeceğini sonraki günler gösterecek. Şimdi, üretici neler yapmış onlar inceleniyor. Bu nedenle ziyaretçilere bakarak ikinci-üçüncü günler için umutluyuz. Kriz yılında katılım hayli azdı. Verilecek siparişlerin satılıp satılmayacağı bilinmiyordu. Fakat bu yıl ilk çeyrekteki olumlu veriler fuara da yansıyor.
Rusya, Ortadoğu, Uzakdoğu, Pasifik ülkeleri, Polonya, Macaristan, Çek Cumhuriyeti, Ukrayna, Romanya, Rusya, Yunanistan krizden dolayı azaldı. Portekiz, Almanya, yoğun olarak Fransa, Ortadoğu’da İran ağırlıklı çalışıyoruz.
Fuarda 120 metrekarelik bir alan üzerindeyiz. Zaten stantlar çok kısıtlı. Park yerini kullanmışlar, stant olarak. Hem katılımcı hem de ziyaretçilerin park sorunu var, birtakım sosyal tesislerde eskime olmuş. Belki yatırım yapıyorlar ama aldıklarını harcamadılar diye düşünüyorum. Müşterinin bol olmasından dolayı bunun üzerinde durmuyorlar ama şu anda TÜYAP bu işin üzerinde. Öyle bir rekabet çıkarsa, bu müşteriyi ararlar.

Bekir Çelikten (ANY Tekstil AŞ. Gn. Md.):

214 metrekarelik bir alanda stant açtık. 8 grupta koleksiyon çıkardık bu yıl. Geçen yıla göre bu yıl fuarda çok daha büyük bir hareketlilik var ve bu satışa yönelik bir hareketlilik. Geçen yıl birçok firma ve sektör için diplerde yer aldı. Fuara aynı zamanda makinacılar da uğruyor. Onlar da makinada geçen yıllara göre ciddi bir talep artışı olduğunu söylüyorlar. Bu da sektörün iş hacminin arttığını gösteriyor. Bu iyimserlik yalnızca bu fuarla ilgili değil, bunun ışığını Heimtextile’de gördük, bu fuarla da iyiye gidiş teyit edilmiş oluyor. Evteks, alanında dünyanın ikinci büyük fuarı ve Heimtextile’den daha etkin bir fuar.
50’ye yakın ülkeye ihracat yapıyoruz. Spesifik olarak odaklandığımız bir ülke yok, bu biraz da ürün gruplarımızdan da kaynaklanıyor. Çok geniş ürünlerimiz var. Ayrıca dokunmadan boyaya, brodeye A’dan Z’ye üretim yaptığımız için istediğimiz kreasyonları oluşturabiliyoruz. Bu da farklı ülkelere üretim yapabilmemizi sağlıyor. Dolayısıyla çok ülkeden müşterimiz oluyor. Avrupa’nın kendi içindeki krizi bizi çok fazla etkilemedi, çünkü Yunanistan, İspanya, Portekiz ve İtalya özel olarak odaklandığımız pazarlar değil. Döviz kurundaki baskı ise bizim için ciddi bir sorun.

Mustafa Altay (Harput Holding İşletme Md.)
216 metrekarelik bir standımız var. Fuar bu yıl oldukça hareketli başladı, bölge giderse memnuniyetle ayrılacağız. Aslında sektörümüzde her gün fuarı yaşıyoruz. Sürekli yeni ve değişik ürünler yapmadığınız sürece müşteriye hitap etme şansınız yok. Çünkü müşteri artık standart ürün değil, farklı ürün talep ediyor ve böylece talep anlık değişiyor. Geçmişte böyle bir şey yoktu, bir standart tutturup 3-5 yıl çalışıyordunuz, stokla çalışma imkanınız da vardı, zam geldiğinde farklı fiyatla satabiliyordunuz. Fakat şu an sipariş neyse ona göre üretim yapmanız ve gününde teslim etmeniz lazım. Elinizde kaldığı an yarı fiyatına düşer. Bir kumaşın üretiminde ana kriter ipliktir, fiyatlarda ani değişim olabiliyor. Onun için çok sistemli, prensipli çalışmak lazım, Ar-Ge’siyle, Ür-Ge’siyle, üretimiyle, deseniyle müşterisiyle…
Ayrıca ürün yelpazesi çok önemli. Bizim ürünlerimiz anonimdir, her bölge istediği ürünü ve rengi bulabilir. Desen ve renk faktörü çok önemli. Bir de perde kültürü oluştu. Eskisi gibi değil, insanlar evlerinde sıkça değişiklik yapıyor. Giysi gibi perde de kısa dönemli olarak değişiyor. Arap ülkeleriyle ihracat iyi. İran’da, Moskova’da perde kültürü oluşmuş durumda artık.

Ali Türkün (Türkün Holding İcra Kurulu Üyesi):
Fuarda 250 metrekarelik stantla yer alıyoruz. Evteks her yıl biraz daha ilerliyor. Özellikle Avrupalının bu kadar rağbet etmesi, Türk tekstili açısından çok önemli. Her stantta yerli müşteriden çok yabancı müşteri var. Bu da fuardan beklentimizi yükseltiyor. Biz 2 hafta önce İtalya’da bir fuara 350-400 yeni desenle katıldık, bir yıllık çalışmanın sonucunda. Buraya da onların üzerine ufak tefek ilaveler yaparak geldik, fuarda karşılığını alacağımıza inanıyoruz.
Ama fuarda düzen açısından sorun yaşıyoruz. Bu yıl park alanına stantlar açmışlar. İnsanlar park yeri bulamıyor. Bu düzeni ve fuarcılık sistemini geliştirmemiz ve daha ciddi bir düzene oturtmamız gerekiyor. İlave inşaat alanından çok park yeri önemli. Avrupa’da ziyaretçi, katılımcı nereye par edecek, gelen insanlar nereye yönlendirilecek her şey biliniyor orada. Bizde ise her şey belirsiz. Fuarcılık Türkiye’nin geleceği. Buradaki bütün otellerin, restoranların doluluğu önemli, Avrupa bunlardan çok büyük paralar kazanıyor. Zihniyetimizi değiştirmezsek müşteri başka ülkelere kayar. Doğulu ülkeler böyle durumlara alışık dert etmezler ama Avrupa için bu düzenlemeler gerekli.