Boyner: Hepimiz bu ülkenin sermayesiyiz
Salı, 21 Eylül 2010 14:20
''Bölgesel Kalkınma ve İş Dünyasının Rolü'' toplantısı Elazığ’da Devlet Bakanı Zafer Çağlayan, TÜSİAD Başkanı Ümit Boyner, TÜRKONFED Başkanı Celal Beysel’in katılımıyla yapıldı.
Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Ümit Boyner, Türkiye'nin önünde çözülmesi gereken, vatandaşı devletin önüne koyan, vatandaşı devletten koruyan anayasanın geniş katılımlı ve toplumsal mutabakat sağlanarak hazırlanması ve Kürt meselesinin çözümüyle ilgili yaratıcı, yapıcı ve birleştirici yaklaşımlar olmak üzere iki mesele olduğunu kaydetti.

TÜSİAD NASIL BİR SİSTEM İSTİYOR?
Boyner, ''Artık ne seçkin bir azınlığın, ne de salt çoğunluğun hakim olduğu değil, çoğulculuk anlayışıyla her kesim ve düşüncenin temsil edildiği, ama kontrol denge mekanizmalarıyla yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığının sağlandığı, yasamanın çözüm ürettiği, yürütmenin de vatandaşına hesap verdiği bir sistem bekliyoruz'' dedi.
''Bölgesel Kalkınma ve İş Dünyasının Rolü'' konulu toplantıda konuşan Boyner, referandum sürecinde yaşanan kutuplaşmanın geçmişte kaldığını ümit ettiklerini, yeni anayasa için uzlaşmacı, hoşgörülü ve farklı görüşlerin ortak noktalarda buluşabildiği bir zemini oluşturmak gerektiğini, yeni sosyal sözleşmenin mutlaka toplumun her kesiminde geniş bir mutabakata dayandırmanın şart olduğunu söyledi.

SERMAYE TARAFLARA BÖLÜNMEMELİ
Boyner, ''Toplumun her kesimi, 'bizim ve onların' şeklinde ayrıştırılamaz. Sermaye taraflara bölünemez. Hepimiz bu ülkenin sermayesiyiz'' dedi. Boyner, 40. yılını kutlamaya hazırlanan TÜSİAD olarak 40 yıldır ülkenin gelişimi, kalkınması yönünde çalışmalar yürüten, toplumsal sorunlara yönelik çözüm önerileri geliştiren ''ülkenin en köklü, bağımsız ve gönüllü'' iş dünyası temsil örgütlerinden biri olarak sivil toplumun gücüne en çok inanlardan biri olduklarını söyledi.
Türkiye'nin ekonomik ve sosyal gelişimi için iş dünyasının bağımsız ve gönüllü temsil kuruluşlarının ülkede karar alma, politika ve siyaset üretme süreçlerinde yer alması gerektiğine inandıklarını dile getiren Boyner, bu kuruluşların örgütlü, bilinçli ve katılımcı bir toplum oluşturulmasında öncülük üstlendiklerini düşündüklerini vurguladı.

KIRILGANLIKLAR İZLENMELİ
Son büyüme rakamlarına da değinen Boyner, bunun sevindirici olduğunu, TÜSİAD olarak yüzde 5 civarında öngördükleri 2010 büyüme rakamını yüzde 7'ye revize ettiklerini, bununla birlikte iş dünyası olarak sürdürülebilir büyüme için orta vadeli programın disiplin içinde yürütülmesi ve artan ithalat talebine bağlı olarak cari işlemler açığının finansmanın kompozisyonuna ilişkin kırılganlıkların da dikkatle izlenmesi gerektiğini düşündüklerini ifade etti. TÜSİAD Yönetim kurulu Başkanı Boyner, ''Dünya geneline baktığımızda çıkış yavaş. Ancak ikinci büyük dip konusunda ihtiyatlı olmakla beraber kötümser değiliz. Ayrıca Türkiye'nin kırılganlıklarının da önemli ölçüde azaldığını düşünüyoruz. Bu dönemine makro dengeleri gözeterek, ama Türkiye'nin rekabetçi gücünü artıracak mikro reformlara eğilmek için ideal bir zaman olduğunu düşünüyoruz'' yorumunu yaptı.