|

Cuma günü yayınlanan yerel gazetelerimizin birinde, bir köşe yazarı arkadaşımızın “İstemezük grubu Yenişehir’de pusuda” başlıklı haberini okuyunca oldukça şaşırdım. Saygıdeğer arkadaşımız yazısında özetle; Yenişehir’in sanayi gelişimine dikkat çekerek, toprağında yetişen sebze ve meyvelerle nam salan şehrin, bugün ülke ekonomisine sağladığı katma değerden bahsederek, konuyu yapılması planlanan 120 milyon avroluk Tıbbi Atık Arıtma Tesisi’ne (tam ismi bu olmasa da arkadaşımız böyle yazmış) getiriyor. Fabrikanın ilçe halkına yapacağı ekonomik katkıdan bahsedip, projenin detaylarını vererek bir grup istemezükçünün her yatırıma, projeye karşı çıkmaya adet edindiğini belirtmekte ve yapılacak tesis içinde pusuya yattıklarını dile getirmekte… Saygıdeğer arkadaşımıza, istemzükçü diye gruplandırdığı insanlar adına sormak istiyorum. Ya o istemezükçüler olmasaydı? Ben şahsım olarak iyi ki bu insanların olduğunu, iyi ki bu mücadeleleri verdiklerini düşünüyorum. Bu insanlar Bursa’nın tarım alanlarının, sulak alanlarının, su havzalarının, tarihinin, kültürel mirasının, daha doğrusu Bursa’yı, Bursa yapan değerlerin korunması, yok edilmemesi için çalışmakta, tüm zorluklarına rağmen mücadelelerine devam etmektedirler. Sevgili arkadaşım yazısında, Yenişehir’in bir zamanlar bereket fışkıran, sebze ve meyveleriyle nam salan tarım topraklarının, ovasının sanayileşmesini, sanayileşmenin getirdiği istihdam ve katma değeri anlatmış, ama yazısında küçükte olsa kendi de dile getirmemiş mi, tarım alanlarının bir bir elden çıkarıldığı… Zaten “istemezükçülerin” karşı çıktıkları her yatırımda karşı koz olarak hep, bilmem şu kadar kişiye iş sahası yaratacağız, bilmem şu kadar vergi ödeyeceğiz söylemleri çıkmaktadır, eskiden beri… Açılan davalarının sayısı iki elin parmaklarını çoktan geçen Cargill’de de daha birçok yatırımda da hep bu söylem kullanılmıştır, yatırımcı tarafından… Ama nedense gerek Türkiye Cumhuriyeti’nin mahkemeleri, gerekse aradan geçen yıllarda kamuoyunda oluşan izlenim, hep “istemezükçüleri” haklı çıkarmıştır. İşte böyle bir durumda sadece ekonomik sebepleri kullanarak, konuya rant ve çıkar temelinde değil, tamamen bilimsel gerekçelerle ve kanıtlarla karşı çıkan insanları kamuoyu önünde suçlu çıkarmaya çalışmanın doğru olmadığını düşünüyorum. Yatırım yapılacak yerlerin rant ekseninde değil, bilimsel veriler ışığında, akılcı bir planlama, çerçevesinde ele alınmasını, kentin imar planlarına sahip çıkılması gerektiğini düşünüyorum. İstemezükçülerinin, Bursa’yı korumak adına karşı çıktıkları bir proje başka bölgelerde elbette yapılabilir, zaten karşı çıkışlarda uygun yerler de dile getirilmektedir. Ama ya kaybolan tarım topraklarımız, çevresel değerlerimiz, havamız, suyumuz bir daha geri kazanılabilir mi? Tabiî ki de hayır. O zaman bu yazıyı yazan arkadaşlarımız “Nerede o eski Bursa?” diye başlık atmaz mıydı yazısına? Ben bu sebeple Bursa’yı, Bursa yapan değerlere sahip çıkan, bu yolda her türlü mücadeleyi yapan arkadaşlara sesleniyorum. “İyi ki varsınız istemezükçüler”. Yazarın Diğer Yazıları İçin Tıklayınız
|