İKİBE
Pazartesi, 02 Şubat 2009 15:32

alt

Ülkemizde yaklaşık yedi yıldır hepimiz bu kelimeyi sıkça duyduk, bazen birbirimize anlamını sorduk, bazen konunun taraflarından yorumlarını dinledik. Hazırlanan kanun değişikliklerinin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilişine, bunun üzerine hazırlanan Anayasa değişikliklerinin dönemin Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer tarafından  veto edilmesine tanık olduk. Kısacası, 2-B tartışması yedi yıldır gündemden hiç düşmedi, hep sıcaktı, hep gündemdeydi…
Aradan geçen yıllarda Cumhurbaşkanı değişti, 1937 yılından 2003 yılına kadar %75’i çıkarılabilen Orman Kadastrosunun tamamlanabilmesi için kadastro komisyonlarının sayısı arttırıldı, teknik donanım ve eleman eksiklikleri giderildi, geçmiş yıllara göre kadastro yapılan alan gerçekleşmesi 3 katına çıkarıldı. Sonuç olarak 66 yılda %75’i yapılan Orman Kadastrosuna son 5 yılda %20 daha eklendi ve %95’i tamamlandı.
Ancak bu hızlı gidiş, orman kadastrosunun tescili işlemlerinde görülmedi. Orman Genel Müdürlüğü ve Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü mevzuatının uyumlu olmaması, teknik donanım ve personel eksikliği sebebiyle tescillerde sorunlarla karşılaşıldı.
Son olarak, 5831 sayılı Tapu Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından onaylanması ve 27.01.2009 tarih ve 27123 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmasıyla 2-B yasayı yürürlüğe girdi.
Kanuna göre; 2-B olarak da bilinen  alanlar, kadastro işlemleri yapılarak, Hazine adına tescil edilecek ve Orman kadastro komisyonlarınca, Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerler; kullanım durumları dikkate alınarak, varsa üzerinde ihdas edilen yeni yerlerin kime ait olduğu, kimler tarafından, ne zamandan beri kullanıldığı kadastro tutanağında gösterilerek, belirtilen askı ilanı hariç, diğer ilanlar olmadan öncelikle kadastrosu yapılarak, Hazine adına tescil edilecek.
Şimdi muhalefet partilerinin konuyu tekrar Anayasa Mahkemesine taşıması bekleniyor. Peki nedir bunca tartışmaya ve konu olan 2 – B’ler ?
Anayasanın 169. Maddesi’ne göre; “orman olarak muhafazasında bilim ve fen bakımından hiçbir yarar görülmeyen, aksine tarım alanlarına dönüştürülmesinde kesin yarar olduğu tespit edilen yerler” ile “31.12.1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetmiş olan tarla, bağ, meyvelik ve zeytinlik gibi çeşitli tarım alanlarında veya hayvancılıkta kullanılmasında yarar olduğu tespit edilen araziler ve şehir, kasaba ve köy yapılarının toplu olarak bulunduğu yerler” Orman sayılmayarak, ormancılık düzeni dışına çıkarılabilmektedir. Bu yerler, 6831 Sayılı Orman Kanunu’nun 2/B maddesine göre orman dışına çıkarıldığından, bu alanlara kısaca “2B arazileri” denilmektedir.
1982 Anayasasının 169. Maddesine göre;
l “Orman olarak muhafazasında bilim ve fen bakımından hiçbir yarar görülmeyen, aksine tarım alanlarına dönüştürülmesinde kesin yarar olduğu tespit edilen yerler” ile,
l “31.12.1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetmiş olan tarla, bağ, meyvelik ve zeytinlik gibi çeşitli tarım alanlarında veya hayvancılıkta kullanılmasında yarar olduğu tespit edilen araziler” ve,
l “...şehir, kasaba ve köy yapılarının toplu olarak bulunduğu yerler” hukuksal olarak “orman” sayılmayabilmektedir.
Öte yandan, 1982 Anayasasının 170. Maddesinde ise; “31.12.1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini tamamen kaybetmiş yerlerin değerlendirilmesi, bilim ve fen bakımından orman olarak muhafazasında yarar görülmeyen yerlerin tespiti ve orman sınırları dışına çıkartılması; orman içindeki köyler halkının kısmen veya tamamen bu yerlere yerleştirilmesi için Devlet eliyle anılan yerlerin ihya edilerek bu halkın yararlanmasına tahsisi kanunla düzenlenir” denilmektedir.
Orman kadastrosu; 1986 yılında değiştirilmiş olan 6831 Sayılı Orman Kanunu ve aynı kanunun 2/B Maddesinin Uygulanması Hakkındaki Yönetmelik kapsamında yürütülmektedir. Ormancılık düzeni dışına çıkarılan “Tarla, bağ, bahçe, meyvelik, zeytinlik, fıstıklık (antep fıstığı) gibi çeşitli tarım alanları” yürürlükte bulunan 2924 Sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Hakkında Kanun’un 11. Maddesine göre orman köylülerine satılabilmektedir.
6831 sayılı Orman Kanunu’nun 1. Maddesinde yapılan tanımda; “Tabii olarak yetişen veya emekle yetiştirilen ağaç ve ağaççık toplulukları yerleriyle birlikte orman sayılır” hükmü yer almaktadır.  Dolayısıyla, eskiden “orman” sayılan bir yerin “orman niteliğini tam olarak” yitirebilmesi için ağaç ve ağaççıkların ortadan kalkmış ya da kaldırılmış olması yeterli koşul sayılmamaktadır. Ne var ki 1986 yılında, yönetmeliğinin 32.maddesinde bir de ekonomik gerekçeler öne çıkartılmış ve metin; “...ormancılık faaliyetleri ve ekonomisi yönünden orman kurulmasında yarar olmayan yerler” biçimine dönüştürülmüştür.
Orman vasfını yitirmiş, kadastro marifetiyle orman alanları dışına çıkartılmış, bir daha geri kazanılamayan ve ıslah edilemeyen arazileri, 2-B olarak tanımlanan Çevre ve Orman Bakanlığı‘na göre 2-B arazileri 473.419 hektardır. Orman Genel Müdürlüğü‘nün 2004 yılı başı verilere göre bu alan,483.999 hektardır. Kadastro çalışmalarının tamamlandığında bu rakamın 600.000 hektara ulaşacağı tahmin ediliyor.
2-B sorunun özü şudur; Orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin rayiç değer‘den satılarak,yaklaşık 473.000 hektar alanı kapsayan 2-B arazilerinin başka hiçbir kaygı duyulmadan, yalnızca serbest piyasaya dayalı küresel pazar ekonomisi‘nde alınıp satılabilir bir meta olarak değerlendirilmesi ve bu yolla 25 milyar dolar gelir elde edilmesidir. Tabi bu rakamın daha da büyük olma olasılığı vardır.
Gelelim Bursa’ya. Bursa Defterdarlığı’nın verilerine göre  Bursa’da 391.824 hektar orman arazisi bulunmaktadır. Bu arazilerin  9.772 hektarı 2-B kapsamına giren işgal altındaki alanlardır.  İlimizdeki toplam orman alanlarının %2.5’luk kısmı 2-B arazilerdir.
2-B arazilerinin ilçelere göre dağılımını inceleyecek olursak; Nilüfer ilçesi sınırları içerisinde 576 hektar, Osmangazi ilçesinde 505 hektar, Gemlik ilçesinde 1287 hektar, Gürsu ilçesinde 189 hektar, Kestel ilçesinde167 hektar, Mudanya ilçesinde 100 hektar ve Yıldırım ilçesinde 74 hektarlık 2B arazisi bulunmaktadır.
Ancak bu arazilerin tapulama işlemlerinde sıkıntılar vardır. Üst ölçekli haritalara uygun olmadığından dolayı çok az bir kısmının tapusu çıkarılabilmiştir. Ayrıca Orman Genel Müdürlüğü’nün kayıtlarına göre ilimizde 2-B arazisi 14.534 hektar alan tespit edilmiştir.
Peki, bu 2-B arazilerinin satışı Bursamızı nasıl etkileyecek. Meslek odaları tarafından bu konuda detaylı çalışmalara başlanmış durumda. Bu çalışmaları da tamamlandıkça sizlerle paylaşmaya devam edeceğim.

 

Yazarın Diğer Yazıları İçin Tıklayınız