| Olumluya gidiş sürüyor |
| Pazartesi, 02 Ağustos 2010 12:25 | |||
|
Türkiye’de kamu ve özel sektör toplamı olarak finansman ihtiyacının 2010 ve 2011 için yaklaşık 70-75 milyar dolar seviyesinde gerçekleşebileceği öngörülüyor. Bu yıl için 5 milyar dolar olarak tahmin edilen finansman açığının ise önümüzdeki yıl ikiye katlanması olasılık dahilinde görülüyor. Vergi, danışmanlık, kurumsal finansman, denetim ve kurumsal risk alanlarında hizmet veren Deloitte, üç ayda bir hazırladığı ‘ekonomik görünüm’ raporlarının Temmuz 2010 sayısını yayımladı. Deloitte Ekonomi Danışmanı Murat Üçer tarafından hazırlanan ve ‘İyimserliği Yönetmek’ alt başlığı ile yayınlanan raporda, dünya ekonomisindeki çalkantılı seyre rağmen, Türkiye tarafında devam eden olumlu görünümün altı çizildi. Raporda, mali kural uygulamasının 2011’de yürürlüğe girmesinin bu görünümün sürdürülebilirliği açısından önemine işaret edildi. Dünya ekonomisinde AB merkezli sıkıntıların gündeme gelmesine karşın Türkiye ekonomisinin olumlu performansını devam ettirdiği ifade edilen rapora göre, yıl sonuna doğru büyümede bir momentum kaybı bekleyen uzmanlar, yıllık yüzde 5,5-6 bandında olan büyüme tahminini korurken, 2011’de büyümenin yavaşlayarak yüzde 3,3 seviyesinde gerçekleşmesi bekleniyor. Raporun enflasyon tahminlerine ilişkin değerlendirmelerinde Türkiye’de kamu kesimi tarafında bütçe rakamlarındaki olumlu seyrin devamının, dolaylı vergilere ve elektrik gibi fiyatlara yapılabilecek yeni artışları öteleyebileceği ifade edilirken, enflasyonun 2010 yılını yüzde 7-7,5 bandında kapatmasının gerçekçi göründüğü belirtildi. Rapora göre, bu yıl yapılan vergi ayarlamalarının oluşturduğu yüksek baz nedeniyle 2011’in ilk aylarında enflasyonun yüzde 5-6 bandına kadar gerilemesi, ancak yılı yüzde 7 seviyesi civarında bitirmesi bekleniyor. Bu yıl Türkiye’nin, 30 milyar dolar civarında cari açığının yanı sıra kamu ve özel sektör toplamı olarak 40 milyar dolarlık orta ve uzun vadeli borç servisi ile toplam 70-75 milyar dolar civarında finansman ihtiyacı olacağı ve gelecek yıl da bu rakamın aynı düzeyde kalacağı öngörülen raporda, finansmana ‘kaynaklar’ tarafından bakıldığında, resmin genelde çok rahat olmadığı hatta doğrudan yabancı yatırımlardaki yavaşlama göz önünde bulundurulduğunda zayıfladığı, bu yüzden de kurda kalıcı bir değerlenme olmaması gerektiği vurgulandı.
|
