| Zam sıfır, çikolata acı |
| Pazartesi, 28 Eylül 2009 12:21 | |||
![]() Olay’daki son gelişmeler pek çok şey anımsattı bana. Dile kolay, 12 yıl emek verdiğimiz kurum, acı tatlı anılar, sıkıntılı anlar, mutlu günler… Gözlerdeki öfke ateşi şimdilik sönmese de sonsuza dek sürecek dostluklar... Hiç değilse iyilikle anılacak… Haklı haksız yaşanan kırgınlıklar; kızgınlıklar… Kimi talihsiz yazılar; suçlamalar, önemli isimlerin yaptıkları açıklamalar ve de Anayasa’nın 51. maddesi… “İşçi de işveren de önceden izin almaksızın sendika kurma, sendikaya üye olma, üyelikten çekilme hakkına sahiptir” diyor Anayasa’nın 51. maddesi… Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) Başkanı Ahmet Ertürk de şöyle diyor, Türkiye Gazeteciler Sendikası’nın (TGS) Olay Medya’da örgütlenmesi üzerine: “Biz, bir güç boşluğundan yararlanarak bu konuda girişim başlatılmasını ahlaki bulmuyoruz (…) Tabii ki sendikalaşma girişimlerinin, çalışan-çalıştıran ilişkisinin düzenlendiği hukuksal metinleri biliyoruz (…) Biz de o çerçeveye tabii ki saygılı olacağız. Ama şunu da söylüyoruz; bu arada bizim Olay Medya Grubu’nun çalışanlarının haklarını iyileştirmek için bundan önceki medya gruplarında olduğu gibi elimizden gelen ve imkanlarımız çerçevesinde her türlü tedbiri aldık, almaya da devam edeceğiz. Ama buna rağmen TMSF’nin varlığı, medya sektöründe sendikalaşma geleneğini tekrar başlatacaksa bu da bizim bu sektöre bir katkımız olsun diyoruz.” TMSF, Olay Medya’ya el koyalı neredeyse 2 yıl oldu. Bu süre içinde TMSF, sendikalaşma geleneğini yeniden başlatma adına bir katkı, elbette koymadı. ‘Sonuçta ben de bir devlet kurumuyum, sendika da anayasal haktır, benim bu hak karşısında söyleyecek sözüm olamaz’ demedi. Yine de hukuksal metinlere saygı duyuldu. Ancak bu saygı, yasal süreçlerin sündürülmesinden başka bir şey değildi. Sonra?.. Sonra bugünlere gelindi. Bakıldı ki olmuyor, masadan kalkıldı! Neden mi? Çalışanlara tek kuruş zam vermemek için!.. Oysa biz sanıyorduk ki TMSF, Başkanı’nın da söylediği gibi, “Çalışanların haklarını iyileştirmek için elinden gelen ve imkanları çerçevesinde her türlü tedbiri alacak…” Yanılmışız, aldanmışız, boş yere umut etmişiz!.. TGS ile her türlü görüşmeyi yapıp sıra zamma gelince sıfır çeken TMSF’nin, işyeri huzurunu koruyup kollamak, çalışma barışını sağlamak ve satışa kadar (belki sonrasında da) hep birlikte güzel günler görebilmek umuduyla yaptığı tek şey ise Ramazan Bayramı öncesi çikolata servisi… Kimi arkadaşlar yememiş ya bu acı çikolatayı, çok kızmış medya yöneticileri!.. Öyle ya, bir yandan sözleşme masasında zam istiyorsun; ikramiye diyorsun, öte yandan hediye çikolata kabul etmiyorsun!.. İşte zurnanın zırt dediği yer, tam da burası! Bu nokta, Olay Medya’da neredeyse 2 yıldır ne yaşandığını anlamamakta ısrar eden kimileri için de kilit noktası!.. Bir kurum, neden, işçisinin hakkını - muhafazakar kesimin çok daha iyi anlayacağı ifadeyle - “alnındaki ter kurumadan” vermez de bayramlık çikolata dağıtır?.. Bir iktidar, neden iş olanakları sağlayıp üretimi teşvik edeceğine nohut, bulgur, kömür vs… dağıtıyorsa onun için!.. Bu zihniyet, sağda solda ülkeyi pazarlayan zihniyetin Bursa’da sergilenmekte olan küçük bir örneğidir! Biat etmenin baş koşul olduğu bu anlayışta her şey iktidar sahibinin olacak, olmuyorsa her şey onun dediği gibi yapılacak, başkasına yaşam şansı tanınmayacak! Devletin TMSF eliyle Cavit Çağlar’dan alacaklarını tahsil etmeye çalışmasına, kimsenin sözü yok, olamaz da!.. Ama bunu yaparken, gazetecilerin eline iktidar borazanı vermeye çalışmak, almayanı kapı önüne koymak… Hem çalışan ve çalıştıran arasındaki güven ilişkisinin zedelendiğini kabul edip hem de sendikal mücadeleye girişenlere diş bilemek… Çalışanların çikolataya değil, emeklerinin karşılığını almaya hakkı olduğunu anlamamak, bunun en insani gereksinme olduğunu reddetmek… Hangi akılla açıklanır, hangi vicdana sığar!.. Ve ne kadar ahlaklıdır? Gülün güzelliği rengi ve kokusundadır, ama çekiciliği de dikenlerinde!.. Dikensiz gül bahçesi ne işe yarar ki gerilemeden başka? Yazarın Diğer Yazıları İçin Tıklayınız
|

