Plan ve irade
Pazartesi, 11 Mayıs 2009 16:25

alt

Eleştiriye tahammülsüzlük toplumsal bir yaradır bana göre. Hele hele eleştiri devlet katına; politikaya, bürokrasiye gidiyorsa yara daha da büyür.
Madalyonun öbür yüzünde ise eleştiriyi iş edinenlerin bile “Senin çözümün ne, önerin var mı?” sorusunu yanıtsız bırakması vardır.
Bursa Valisi Şahabettin Harput’un, 16 ay erteleyerek belki de iyi yaptığı, basınla buluşmasından bu düşüncelerle ayrıldım.
Sözlerine “Çalışma arkadaşlarımdan da halktan da şikayetçiyim. Bursa’nın daha iyiye gitmesi için proje gelmiyor bana ya da çok az geliyor” diyerek başlayan Harput, eleştiri ve öneri beklediğine göre, rahatlıkla sıralayabilirim düşüncelerimi.
Belki de en son söylenmesi gerekeni en başta söylemeliyim. Vali Harput’un, çok tartışılan termal sondajlara atıfla yaptığı “Durmak yok, yola devam” esprisi, hiç hoş olmadı bence.
Onun dışında gördük ki Harput’un çizdiği Bursa vizyonu “Sanayide teknolojiye öncelik veren, turizme doğru ilerleyen bir kent” olarak çıktı ortaya.
Bursa’nın turizmde bir geleceği olabilir mi?
Kuşkusuz evet… Özellikle de kültür turizminde.
Ünlü Piccinato planını anıtsatmak isterim. Tarihi Bursa’yı aynen koruyan, yeni yerleşim alanları açmayı öngören planı.
Bizde devlette devamsızlık esastır ve her gelen kolları yeniden sıvar, ya. O planın uygulanmama nedenlerinden biri de budur, bana göre.
Erdem Saker’in Büyükşehir Belediye Başkanlığı döneminde hazırlanan 2020 Strateji Planı’nı anımsayan var mı? Neydi planın hedefi: Yüksek teknoloji sanayinin geliştirilmesi… Ne diyor Vali Harput: Sanayide teknolojiye öncelik veren bir kent. Ne oluyor Bursa’da? Dr. Kamil Salihoğlu’nun yazdığına göre, Gemlik yolu hızlı davranan fabrikalarca parsellenmeye devam ediliyor. Ne olacağını bilen yok!
Aynı sorun Uludağ için de geçerli. Uludağ konusunda Bursa’da her kesim diken üstünde. Otelciler, akademik odalar, çevreciler… Bir silüet planıdır gidiyor, ama ne olacağını sanırım kimse bilmiyor.
Diken üstünde olunan konulardan biri de termal sondaj. Vali Harput, derinlerdeki hazineye ulaşmak konusunda son derece kararlı. Hazine bulunursa gerçekten, belki otelciler de memnun olacak. Benim altını çizmek istediğim nokta, o hazineyi nasıl kullanacağımız. Planlayarak mı har vurup harman savurarak mı?
Kullandıkça tükenir doğal kaynaklar. Zamanla nicelik olarak azalır termal sular, nitelik olarak kimyasal özelliklerini yitirir. Hele bir de endüstriyel atıkları kontrol altına alamıyorsanız…
Temel önerim; önce katılımcı anlayışla hazırlanacak bir dev plan, sonra o planı harfiyen uygulayacak politik ve mülki irade. 

 

Yazarın Diğer Yazıları İçin Tıklayınız