Kürt sorununu kim çözecek?
Pazartesi, 10 Ağustos 2009 09:45

alt

Kameralara fazla alışık olmayan İçişleri Bakanı Beşir Atalay, 29 Temmuz’da gazetecilerin karşısına çıktığında, çoğunluk adeta nefesini tutmuştu. Öyle bir beklenti oluşmuştu ki sanki Atalay, ‘Kürt sorunu’nun çözümü için bulunan ‘mucize formül’ü açıklayacaktı!..
Elbette öyle olmadı ve kamuoyunda oluşan beklenti düş kırıklığına dönüştü. Zira Bakan Atalay, ‘Kürt açılımı’ konulu uzun basın toplantısında, sadece ‘hükümetin Kürt açılımı yapacağını’ söylemekle yetindi. Üstelik, “Benden öze ilişkin bir açıklama beklemeyin, size üslup ve yöntemi açıklayacağım”dedi, “Hassas konularda üslup ve yöntem, işin özünden daha öne geçebilmektedir” diye de ekledi.
İçişleri Bakanı’nın, yöntemi bu denli önemsemesinin iki nedeni olabilir: Aynı zamanda bir akademisyen olması ya da aslında iktidarın ne yapacağını bilmemesi…
Eğer sorunu çözecek tek yöntem demokrasi, hak ve özgürlüklerin genişletilmesi ise bu yöntemi keşfetmek için bunca beklemesi mi gerekiyordu iktidarın!..
Ne yapacağını biliyorsan, nasıl yapacağını zaten biliyorsundur!
Devletin zirvesinin de hükümetin zirvesinin de son günlerde diline pelesenk ettiği o ‘tarihi fırsat’ın ne olduğunu bir kez daha anlayamadık, böylece…
Ancak İçişleri Bakanı’nın işaretini verdiği görüşme kısa sürede gerçekleşti. “DTP ile görüşme Başbakan’ın takdiri ve o takdirinde değişme olabilir” diyordu, Atalay. Olduğunu da gördük.
DTP Genel Başkanı Ahmet Türk’ün yıllardır beklediği randevu sonunda geldi ve görüşme 5 Ağustos’ta gerçekleşti. DTP lideri Türk, görüşmeden umutlu ayrıldı, Başbakan da “TBMM çatısı altında çok, çok önemli bir toplantıyı gerçekleştirdik” dedi.
Her şey iyi güzel de anlamadığım bir nokta var, benim.
Bu ‘Kürt sorunu’nu kim çözecek?
Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti mi, Adalet ve Kalkınma Partisi mi?
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan mı, AKP Genel Başkanı ve TBMM Grup Başkanı Erdoğan mı?
Nitekim Başbakan Erdoğan, söz konusu görüşmeyi Başbakan değil, AKP Genel Başkanı sıfatıyla yaptı!.. Devletin ajansı bile görüşme haberini servis ederken, Başbakan sıfatını kullanmadı!..
Hadi Başbakan Erdoğan’ı anladık, onun genel başkanlık gibi ikinci bir sıfatı var. Peki İçişleri Bakanı Atalay, hangi sıfatla görüştü DTP’lilerle?
Eğer ortada bir sorun varsa, ki var, çözüm iradesini ortaya koymanın yolu öncelikle samimiyetten geçer, dolanmanın ne anlamı var?

Yazarın Diğer Yazıları İçin Tıklayınız