Kılıçdaroğlu Gandi olur mu?
Pazartesi, 24 Mayıs 2010 14:29


Baştan söyleyeyim, soru işaretleriyle dolu bir yazı okuyacaksınız!
Geçen haftaki yazımı, “Kılıçdaroğlu’nun adaylığı, CHP’de bir haftadır yaşanan akıl tutulmasının sona erdiği anlamına mı geliyor?” sorusuyla bitirmiştim.
Kuşkusuz CHP değildir aslolan. Aslolan Türkiye’dir! O nedenle soruyu biraz değiştirip devam edeyim: “Kılıçdaroğlu’nun CHP Genel Başkanlığı ne anlama geliyor?”
Ben Deniz Baykal’ın istifa metninin çok anlamlı olduğunu düşünüyorum. Bu nedenle de zaman zaman o açıklamayı okuyorum.
“Önümüzdeki komployu gerçekleştirenler, bunu sapık oldukları için ya da ticari kazanç sağlamak için veya şantaj yapmak için düzenlememişler, siyaset yapmak için düzenlemişlerdir” diyor Baykal.
Bu siyasetin öncelikle ve en çok CHP’yi etkileyeceği açıktı. Zaten Baykal da açıklamasında buna değiniyordu: “Bu komplonun hedefi sadece ben değilim, aynı zamanda CHP’dir. CHP de bu kirli tezgahlar karşısında yolunu seçmek zorundadır. Benim istifa kararım, hem Türkiye siyasetini hem CHP’yi yeniden tanzim etmek isteyenlere bir imkan tanıyacak hem de CHP'ye bu komplo ile hesaplaşma fırsatı verecektir.”
CHP bu kirli tezgahlar karşısında Kılıçdaroğlu seçeneğini işaretleyerek, yeni bir yol seçti. Peki bu, CHP’ye ve Türk siyasetine nasıl bir düzen getirecek? CHP’ye komplo ile hesaplaşma fırsatı verecek mi? Kılıçdaroğlu’nun CHP’si “boynunun borcunu” ödeyecek mi, yoksa Baykal ve kaset skandalı tarihin tozlu raflarına mı gömülecek?
Bir de şu sözlerine bakalım Baykal’ın: “Hukuksuz ve ahlaksız komploları hazırlayanların ve onların komplolarına itibar edenlerin, dürüst ve onurlu insanların manevi cesetlerini çiğneyerek nereye kadar gidebileceklerini hep beraber göreceğiz. Bunun nasıl bir Türkiye oluşturmakta olduğunu er geç anlayacağız.”
Nasıl bir Türkiye? Nasıl bir Türkiye’ye doğru gidiyoruz? Nasıl bir Türkiye oluşturulmaya çalışılıyor?
İki hafta içinde Türkiye’nin arşivi niteliği taşıyan bir partinin karışması ve başına da toplumda umut rüzgarları estiren bir ismin gelmesi, çok mu doğal? Sorunun yanıtı, sadece aptal bir kaset olabilir mi? Bu kadar basit mi? CHP kendi iç dinamikleriyle böylesi bir değişimi sağlayabilir mi? Bırakın CHP’yi, Türkiye kendi iç dinamikleriyle yeni siyaset inşa edebilir mi?
Kılıçdaroğlu’nun mesajları topluma umut veriyor. Ancak bu iyimserlik rüzgarları nereden esiyor? İçeriden mi, dışarıdan mı?
Türkiye işsizlikten, yoksulluktan, yolsuzluktan ibaret değil. Türkiye, küreselleşen dünyada tek başına da değil. Küresel dünyanın sorunları işçinin, memurun, emeklinin sorunlarından daha büyük. Acaba küresel statüko, Türkiye’nin başını yaktığı ampulu patlatmaya mı karar verdi? Bölgesel güç olmaya oldum olası heves eden Türkiye’nin eline bir kılıç vermeye mi hazırlanıyor? Ve Kılıçdaroğlu, o kılıcı nasıl kullanacak?
İzleyip göreceğiz!
Ya Gandi Kemal olacak Kılıçdaroğlu; gerçekten uyandıracak toplumu, kaldıracak yurdumun üzerine serili ölü toprağını; “bir ağaç gibi tek ve hür/ ve bir orman gibi kardeşçesine bir dünya” için çalışacak…
Ya da…

 Esat Kaplan'ın Tüm Yazıları İçin Tıklayınız