İsmimle cismimle
Pazartesi, 16 Mart 2009 17:03

Amatör olmakla amatör ruhlu olmak arasında dağlar kadar fark var. Bursa basınında ilk köşe yazımı kaleme aldığım Ekonomik PUSULA gazetesi, ilk birkaç sayısında bu gerçeği ortaya koymayı başardı.
2008’in son ayları, tam da krizin memleketin kapısını vurduğu zamanlardı. Amatör ruhlu medya karıncaları (selam olsun) bir araya geldi ve Bursa basın tarihinin yeniden yazıldığı bir dönemde, son derece profesyonel bir gazeteyi var etmeyi başardı. Kırmadan dökmeden, saygıyı sevgiyi unutmadan… Belki herkesten aynı karşılığı bulamadı, varsın bulamasın, kol kırılır yen içinde kalır.
Ben bu sürecin önce gönüllü, sonra da emekçi destekçisi olarak başından beri içinde oldum. İyi ki de olmuşum.
Bundan böyle her sayfasına emeğimi verdiğim PUSULA’da, haftalık yazılarla güncel yorumlar yapmaya, tıpkı PUSULA gibi farklı bakış açıları geliştirmeye çalışacağım. Ama gelin önce kurallarını koyalım bu köşenin.
Gerçekle doğru arasındaki farkın ayırdında olacağım. Elbette kendi doğrularımı, inandığım doğruları yazacağım. Bunun en dürüst tavır olduğu kanısındayım. Yanlışlık varsa kasıt olmayacak. Hatalar karşısında özür dilemenin erdem olduğu unutulmayacak.
Verilerden hareket ederek varacağım yargıya.  Başlıca ölçütüm kanıtlarım ve kamu yararı olacak. Kavramlarla konuşmaya, kavramları olgularla desteklemeye çalışacağım.
Köşe tüm görüşlere aynı mesafede. Kimsenin kimseyi ikna etme gibi bir görevi, kimsenin ikna olma gibi bir zorunluluğu yok. Önemli olan tartışmayı bilmek, öğrenmek. Demokrasinin ilk koşulu bu bana göre. Hoşgörü değilse de tahammül edebilme. Doğru ve sağlıklı, kolektif yargılara; ancak doğru ve sağlıklı bireysel yargılardan yola çıkılarak varılabilir.
Vardığım yargıları düzenli aralıklarla gözden geçiririm. Yargılarımı değiştirmek konusunda önyargım yok.
Gizlilik istemlerine saygım var, özel hayata da. Bu saygının tek ölçütü, kamunun bilgi alma gereksinimi.
Eleştiriye açığım, meslek içinden ve dışından gelen tüm eleştirilere… Özeleştiri de yaparım.   
Vicdanıma ters düşen hiçbir şeyi yazmam. İnançlarıma, yazdıklarıma sahip olma yürekliliğini gösteririm. Haksızlığıma inanırsam vicdanım rahatsız olur, onu da yazarım.
Bugüne dek en değerli varlığım, onurum oldu, bundan sonra da değişmeyecek. ‘En rahat yastık vicdandır’ sözünü temel ilke kabul eden büyükbabamın, babamın kemiklerini sızlatmadan, yaşamımı kalemimle sürdürmeye çalışacağım.
Merhaba!..

 

Yazarın Diğer Yazıları İçin Tıklayınız