İlk işaret
Pazartesi, 04 Mayıs 2009 16:03

alt

 

İçişleri Bakanı Beşir Atalay, AKP Genel Başkan yardımcıları Reha Denemeç ve Edibe Sözen, AKP Seçim Koordinasyon Merkezi Başkanı Mustafa Ataş, AKP Grup Başkanvekiliyken Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’na getirilen Nihat Ergün, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı koltuğuna oturan İstanbul Milletvekili Ömer Dinçer…
Oturuyor, bir analiz yapıp rapor hazırlıyorlar seçimden sonra: AKP Seçim Analizi Raporu…
Diyorlar ki bu raporda, evet, biz 4 seçimi üst üste kazandık, ancak kendimizi 4 genel seçimi üst üste kazanmaya kurgulamalı, 2016 seçimlerini de almalıyız. Bunun için de değişime kendimizden başlamalıyız. Kabine revizyonunun yanı sıra parti ve grupta da değişikliklere gitmeli, il kongreleri başlarken, teşkilatları yeni döneme uygun dizayn etmeliyiz.
AKP hükümetleri döneminde yapılan en kapsamlı kabine revizyonunu bu açıdan değerlendirmek gerektiği kanısındayım.
Revizyon ne seçim sonuçlarına bakılarak kesilen bir faturadır ne de seçim başarılarına karşılık bir ödüllendirme!
Öyle olsa Bursa Milletvekili Faruk Çelik’in “Rahat yüzü görmedim” demesine bakılmazdı.
Öyle olsa Manisa Milletvekili Bülent Arınç’ın belediyeyi MHP’ye kaptırması düşünülürdü.
Diyarbakır’ın, İzmir’in yine alınamadığı hesaba katılır; biri sol öteki sağ kökenli iki bakana karşın Ordu Belediyesi’nin hala DSP’de olduğu göz önünde bulundurulurdu.
AKP 4 eğilimli ANAP’a benzetilse de bence daha karmaşık bir yapı. Bu kapsamlı revizyon hem Köşk ile ilişkilerdeki hem parti içindeki hem de hükümet etmedeki bıçak sırtı dengeyi koruyor.
Cumhurbaşkanı Gül ile yapılan istişare sonucu ortaya çıkan yeni listede Milli Güvenlik Kurulu’na katılacak Başbakan Yardımcılarına bakın. Biri gülümseyerek susacak, öteki verip veriştirecek, sonuncusu soğukkanlı politik deneyimini konuşturacak!
İki noktaya da ayrıca dikkat çekmek gerekiyor bence.
İlki ekonomi yönetimindeki değişim. Açıklamaları iktisat dersleri gibi sıkıcı olan Nazım Ekren’in feda edilirken, İngiliz yurttaşlığı dışında bir niteliği olup olmadığını bilmediğim Mehmet Şimşek’in Unakıtan’ın yerine gelmesi!
İkincisi Dışişleri’ndeki değişim. Akademisyenliği milletvekilliğine tercih eden Başbakanlık Dış Politika Başdanışmanı ve Büyükelçi Ahmet Davutoğlu’nun bakanlığı, malumun ilanı değil mi? Ama merak ettiğim, Davutoğlu, o çok tartışılan gayriresmi görüşmelerini nasıl yapacak bundan sonra ya da kime yaptıracak!
“Yol yapılırken gönül de yapılmalıydı” deniyor AKP’nin seçim analizi raporunda.
Başbakan Erdoğan, gönül yapmaya kabine revizyonuyla başladı. Bu ilk adımdı.
Şimdi kabine dışında kalanlar ve parti içinde etkin görev bekleyenler, parti ve grup yönetiminde söz sahibi kılınarak ikinci adım atılacak. Önce grupta doğan boşluklar dolacak, kongre sürecinde de yeni bir AKP inşa edilecek. Ne demişti Erdoğan, kabine dışında kalanlar için: “İnanıyorum ki bundan sonra verilecek görevi de aynı heyecanla yapacaklardır.”
Sonra da malum raporda söylenen “AKP’ye oy vereceklerini söyleyenlerin oranı yüzde 60’tır, AKP 2016 genel seçimlerini de alabilecek potansiyele sahiptir. Seçmen, bazı konularda beklentilerinin karşılanması, partinin politika ve yaklaşımlarını gözden geçirmesi halinde kendisine oy verebileceğini söylemiştir” tesbitini gerçeğe dönüştürmek için kollar sıvanacak.
Kapsamlı revizyon köklü değişimin ilk işareti!..

 

Yazarın Diğer Yazıları İçin Tıklayınız