Develik halleri
Pazartesi, 21 Aralık 2009 14:06


Beğensem de beğenmesem de bağımsız mahkemelerin kararlarına saygı duyarım. O nedenle Bükköy Madencilik Yönetim Kurulu Başkanı Nurullah Ercan’ın, tutuklanma istemiyle sevk edildiği mahkemece serbest bırakılmasına söyleyecek sözüm yok. Elbette bir bildiği vardır hukukun, bizim bilmediğimiz…
Bizim bildiğimiz, 19 madenciye mezar olan kömür ocağının sahibi Nurullah Ercan’ın, ortaya çıkmak için tam 8 gün beklemesidir. Ercan, bin bir zahmetle yazılı bir açıklama hazırlamış, güya facianın acısını paylaşmış: Ölenlere rahmet, kalanlara sabır…
Sabrın ilacı para olsa gerek… 19 maden şehidinin naaşları ocaktan çıkalı beri, önüne gelen para dağıtıyor: Başbakanlık’tan 100 bin, bir 100 bin de Valilik’ten… First Lady Gül’den sosyal yardım talimatı, emeklilik hakları… Mahkemece serbest kalan ocak sahibinden hem ölenlerin yakınlarına hem işsiz kalanlara yardım…
Bütün bunlar, devletin zaten yapması gereken işlemler. Bu denli tantanayla duyurulması da Bükköy’de yaşanan ‘develik halleri’ gizleyemez, gizlememeli.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, bu tür patlamalarda sadece bir kişinin değil, herkesin sorumluluğu olduğunu buyurmuş… Bu bakış açısının sonu, facianın sorumlusu olarak, ölen 19 işçinin tutuklanmasına gider. O yüzden herkes sorumlu demek yerine, esas kusurlu olanlarla esas kusurda payı bulunanları ayırt edip belirlemek daha doğru olmaz mı?
Olayın ardından biri genel müdür olmak üzere maden ocağının üç yöneticisi tutuklandı. Genel Müdür Fahrettin Şolpan’ın ifadeleri, kafa karıştırıcı. Önce maden ocağının bir süre önce tamamen kendisine devredildiğini, sorumluluğun kendisine ait olduğunu söylüyor; mahkemede ağız değiştirip “Bu olay dinamit patlatılmasından değil, sigara içilmesinden kaynaklanmış olabilir” diyor. Ne acı ki Enerji Bakanı da aynı telden çalıyor…
Aslında sigara savına da itirazım yok. Facianın ardından kameralara yansıyan görüntüler, işçilerin, dertlendikçe bir sigara yaktığını gösterdi. İtirazım, sigaranın da asıl kusuru örtmek için kullanılan bir bahane olması. Bahane, çünkü olay sonrası uzmanların ocakta inceleme yaparak hazırladıkları rapor, kapı gibi ortada duruyor.
Moda deyişle söyleyeyim…
Velev ki sigaradan oldu patlama…
Bu durum, maden ocağındaki aydınlatma teçhizatının ve nakliyede kullanılan ekipmanların antigrizulu olmadığı gerçeğini değiştirir mi?
Velev ki sigaradan göçtü ocak…
Bu durum, ocakta havalandırma sisteminin yetersiz olduğu, gaz ölçümlerinin gerekli biçimde yapılmadığı gerçeğini değiştirir mi?
Velev ki sigara kansere değil de göçüğe neden oldu, bu kez…
Bu durum, Bükköy’de, ruhsatlı projenin dışına çıkıldığı, başka deyişle kaçak üretim yapıldığı gerçeğini değiştirir mi?
Bursa Valisi Şahabettin Harput açıkladı: Maden İşleri Genel Müdürlüğü’nce 2007’de yapılan incelemede ocaktaki eksikler tespit edildi!..
Tam 2 yıl önce Bükköy’deki eksikler tespit edilmiş. Peki ne yapılmış?
Orasını Vali Harput bilmiyor, genel müdürlük sus pus…
Bakan ise Meclis kürsüsünde işçiye, “Niye sigara içiyorsun güzel kardeşim” diye sorduğunu anlatıyor.
Vali Harput, devam ediyor açıklamasına: “Maden ocağında A’dan Z’ye sorunların olduğu bir gerçek. Hani meşhur bir söz, deveye sormuşlar, ‘neden boynun eğri’, o da ‘nerem doğru’ demiş.”
Bakmayın siz, deveye yakıştırılan bu deyişe… Develerin ‘develik halleri’, onların güç yaşam koşullarına ayak uydurmasını ve ayakta kalmasını sağlıyor.
Peki, bizim insanımızın boynunun hep bükük olmasına ne diyeceğiz!
İnsanız, bu develik hali yakışıyor mu bize? 

Yazarın Diğer Yazıları İçin Tıklayınız