Çağdaş eğitime açık ÇEK
Pazartesi, 25 Ocak 2010 14:56

Bursa’da 25 Temmuz 1995 tarihinde kurulan, aradan geçen 15 yılda da yaptıklarıyla tüm Türkiye’ye örnek olan Çağdaş Eğitim Kooperatifi’nin kamuoyuna bir çağrısı var.

Çağdaş Eğitim Kooperatifi (ÇEK)  emekçileri, geçen hafta gazetecilere Uludağ Üniversitesi’nde bulunan yerleşke inşaatını gezdirdi. İlköğretim okulu, lise ve yurt binalarının yapılacağı yerleşkede, ilköğretim okulu inşaatının yüzde 70’i tamamlanmış durumda. ÇEK’in hedefi inşaatı mayıs ayına değin bitirmek ve eylülde de eğitime başlamak. Çalışmalarını 15 yıldır bir Türkiye geleneği olan ‘imece’ yöntemiyle sürdüren ÇEK’in amacına ulaşması için 1,5 milyon liraya gereksinimi var.
Yerel gazetelerde yazarların çoğu, geçen hafta, köşelerini ÇEK’in bu çağrısına ayırdı.
Günlük yazılarına www.ahmeteminyilmaz.com    adlı internet sitesinde devam eden Ahmet Emin Yılmaz, ÇEK’in ‘kreşten üniversiteye gerçek bir eğitim entegrasyonu hedefine yürüdüğünü’ söylerken, ‘Bursalı hayırseverlerin katkılarıyla aydınlık bir eğitim için kopmayan bir zincir oluşturduğunu’ yazdı.
Bursa Hakimiyet’ten Murat Kuter, sürekli eğitim sisteminden şikayet ettiğimizi anımsatıp “Peki doğru olanın yapılması yolunda ne yapıyoruz?” diye soruyor, ardından da ekliyordu: “Şimdi şikayet etmek yerine ya çorbaya bir tutam tuz da biz atacağız ya da elimizi taşın altına koyacağız…”
Mustafa Özdal, “Tarikat ve cemaatlerin kıskacı altında olan eğitim alanında, çağdaş ve laik beyinler yetiştirmek için adete bir nefer gibi çalışıyorlar…” diyordu ÇEK için.
Serkan İnceoğlu ise ‘Bursa gereğini bilir’ başlığı altında, ÇEK için bağışların neden çok önemli olduğunu vurguluyordu: “Ne kadar çok yardım, o kadar çok burs…”
Kent gazetesinde Erhan Cem Öztürk, “Cumhuriyetin temel niteliklerine ve üniter yapımıza sahip çıkan, insan haklarına saygılı, barışa katkıda bulunan, katılımcı ve özgür düşünen bireyler yetişmesine katkıda bulunun” çağrısı yapıyordu.
Meydan’da Aysın Komitgan, “Günümüzde unutulmuş olan imece usulü, ÇEK tarafından sürdürülüyor. Destek istiyorlar hayırseverlerden. İmeceyi unutmamış insanlardan” diye yazmıştı.
“Cumhuriyet devrimlerini içine sindiremeyen antilaikler boş durmuyor, nüfuz etmedikleri alan kalmadı. Bilimin aydınlığından, akıldan uzak ‘kul’lar yetiştiriyor ve ülkenin geleceğini de karanlığa sürüklüyorlar” diyerek, haklı bir kaygının altını çiziyordu İhsan Bölük.
Yakın tarihte ‘imecenin, dayanışmanın merkezi olan Köy Enstitüleri’nin yerini, artık Kent Enstitüleri’nin alacağını’ söyleyen Yüksel Baysal ise “Yeni bir omuz istiyor ÇEK emekçileri... Cemaatçiler, Gülen Hareketi küçük yardımlarla büyük işler başarırken, çağdaşçılar neden aynı başarıyı göstermesin? Haydi iş başına!” çağrısı yapıyordu.
Olay’da Adnan Baştopçu, “Tek dayanak bağışlar, tek yöntem de imece. ÇEK, insanoğlunun sadece ‘dayanışma kültürü’nü hayata geçirerek neler yapabileceğinin tipik bir abidesi” diyordu.
Cennet Cankılıç ise ÇEK Başkanı Mümin Ceyhan’ın şu sözlerine kalın harflerle yer verdi köşesine: “Biz asla ve asla eğitim dışında bir politika ile uğraşmıyoruz. Üyelerimiz ve bağışçılarımız içinde her görüşten insan vardır, ama hiçbir şekilde bu kapıdan içeriye politika giremez. Bizim için tek politika eğitim politikasıdır. Eğitim politikasında da  hiçbir kurumla yarışmayız. Çünkü en öndeyiz.”
Özlem Buğday Yağmur da “Vaziyet ortada, arzulanan gidişat belli! Daha çok öğrenciye burs, daha çok çocuğa gelecek…” diyerek, omuz veriyordu ÇEK’in çağrısına.
ÇEK’in çağrısını bir kez de bu köşede yinelerken, Bursa’nın usta kalemlerinin yazdıklarını özellikle bir araya toplamak istedim. Çünkü son yıllarda ardı ardına yaşanan skandallar, yardımseverleri yardım etmekten uzak durur hale getirdi. Ancak bu kadar insan ÇEK’in arkasında boşuna duracak değil, köşelerini bu çağrıya boşuna ayıracak değil!..
Üstelik ÇEK’in yaptıkları ortada, yapmakta olduklarını da Uludağ Üniversitesi Yerleşkesi’nde görmek mümkün. İşte fotoğraf da burada!
Bir kez daha yineleyeyim.
 Uludağ Üniversitesi Çağdaş Eğitim Kooperatifi Yerleşkesi’nde inşa edilmekte olan ilköğretim okulunun en geç mayıs ayında bitirilerek, eylül ayında eğitime başlanması için 1,5 milyon lira gerekiyor. İmeceye sadece nakdi değil ayni yardımlarla katılmak da mümkün. Seramik, boya, parke, mermer, vitrifiye, mutfak dolabı, kapı, asma tavan, telefon santrali, kamera ve elektrik malzemelerine; akıllı tahta, sıra, masa gibi eğitim gereçlerine gereksinim duyuluyor.
Benim iki çağrım var.
İlki iş dünyasına… Ne çok gereksiz harcama yaptığınızı düşünün. Bakanların, milletvekillerinin; politikacıların bir tek sözüyle siyasi partilere yaptığınız gizli yardımları anımsayın. Belediye başkanlarının zoruyla spor kulüplerine verdiğiniz paralar gelsin aklınıza. Sonra atlayın arabanıza, Görükle’ye gidin, ÇEK’in devam eden inşaatını gezin, gözlerinizi kapayıp o okulun bahçesinde cıvıl cıvıl oynaşarak Türkiye’ye rengarenk bir gelecek hazırlayacak çocukları düşleyin, eğitime yapacağınız katkının ülkenin geleceğini şekillendireceğini unutmayın, omuz verin ÇEK’e…
İkinci çağrım ÇEK’e… Bir isteminizle Bursa medyası, gazeteci dostlarınız ‘Haydaaa!’ dedi, şimdi bir istekte daha bulunun medyadan; AS TV’den, Line TV’den, Olay TV’den… Örneklerine şıkça rastlanan, birkaç saatlik bir kampanya yayını yapalım. Sadece ilköğretim okulu değil, lise, yurt binası ve Çağdaş Üniversite için kolları sıvayalım.
Eski bir televizyoncu olarak yayında da yapımda da elimden geleni yapmaya hazırım.

Not: ÇEK’in banka hesap numaraları: Yapı Kredi Bankası Cumhuriyet Şubesi (452-68652575/ IBAN: TR620006701000000068652575), İş Bankası Uludağ Üniversitesi Şubesi (2213-0027668/ IBAN: TR510006400000122130027668)

Yazarın Diğer Yazıları İçin Tıklayınız