Aile şirketleri strateji arıyor
Çarşamba, 05 Mayıs 2010 10:49
Deloitte Türkiye tarafından yapılan ‘Rotasını Başarıya Çevirenler: Aile Şirketleri Araştırması 2010’ raporu, aile şirketlerindeki yöneticilerin şirketlerine bakış açılarını, ileriye dönük hedeflerini, şirket profillerini ve büyüme stratejilerini ortaya koydu. Rapora göre, doğru stratejiler ile yüzde 50’den fazla büyüyebileceklerini düşünen aile şirketlerinin yöneticileri, uyguladıkları stratejilerle bekledikleri performansı elde etmekte zorlandıkları görüşünde.

EN ÖNEMLİ STRATEJİ YENİ ÜRÜN
Araştırmaya göre, aile şirketlerinin yüzde 71’i yönetim ekibinin becerilerini geliştirmeyi önemli bir strateji olarak görürken, sadece yüzde 4’ü bu alandaki performanslarından memnun. Aile şirketlerinin yüzde 55’i ürün yeniliğinin çok önemli stratejileri olduğunu ifade etti, ancak bu alandaki performanstan memnun olanların oranı yüzde 15’te kaldı.
İş hayatında ve şirketlerinde en çok neye değer verdikleri sorulan şirket sahipleri, yüzde 56 oranında şirketlerinin kendilerine sağladığı mücadele ve başarı ortamı yanıtını verirken, diğer motivasyon kaynakları olarak yüzde 18 ile aileleri için yarattığı finansal gelecek ve yüzde 14 ile sağladığı gelir öne çıkan unsurlar oldu.

EN BÜYÜK ZORLUK
Aile şirketlerinin karşılaştıkları zorluklar incelediğinde kısa vadede insan kaynakları ve yetenek bulmak/işe almak/tutmak öne çıkarken, uzun vadede büyümenin devamlılığını sağlamak en sık belirtilen zorluk olarak dikkati çekiyor. Kısa vadede rekabet, büyümenin devamlılığı ve yeni pazarlar aile şirketlerini zorlarken, kanun ve düzenlemelere uyum, Çin ile rekabet gibi unsurlar ikinci planda kalıyor.

‘YÜZDE 15’İNDE YÖNETİM
ÜÇÜNCÜ VE SONRAKİ
KUŞAKLARA GEÇEBİLİYOR’

Deloitte Türkiye Aile Şirketleri Hizmetleri Lideri Selçuk Ürkmez, bazı aile şirketlerinin, girişimcilik vizyonu ve yoğun çalışmaların da etkisiyle kendi ülkelerinin ekonomilerine yön veren ‘devler’ haline gelebildiklerine, ancak uzun vadede büyümenin ve finansal başarının sürdürülebilirliği konusunun sorun oluşturabileceğine dikkati çekti. Ürkmez, şu görüşleri dile getirdi: “Aile işletmelerinde kontrolün büyük çoğunluğu aile üyelerinde bulunuyor. Piyasalardaki rekabetin sürekli arttığı ve krizin etkilerinin henüz tam olarak atlatılamadığı bir ekonomide, aile üyelerini aynı hedef doğrultusunda bir arada tutmak her zaman mümkün olmuyor. Her ne kadar aile şirketlerinin yarısına yakınında yönetim ikinci kuşağa geçmiş olsa da araştırma, aile şirketlerinin sadece yüzde 15’inde yönetimin üçüncü ve sonraki kuşaklara geçebildiğini gösteriyor. Aile şirketlerinin sürdürülebilir büyümeyi ve başarıyı yakalayabilmeleri için doğru ve değer yaratan stratejileri belirlemeleri, ortak bir vizyon oluşturmaları, çıkar çatışması yönetimi yapmaları, ardıl planlaması oluşturmaları, aile dışı üyelerle işbirliği yapmaları, hissedarları doğru yönetebilmeleri ve aile ile şirket yönetimi arasındaki dengeyi korumaları gerekiyor.”