Yenişehir ve MESS
Pazartesi, 17 Ağustos 2009 09:52

alt

Yenişehir’de bir entegre geri kazanım tesisi kurmak için atılan adımlar hızla hedefe doğru ilerliyor; kim ne söylerse söylesin.
Bugün itibariyle bakıldığında yatırımın önündeki tek engel Çevre Etki Değerlendirme (ÇED) raporu gibi görünüyor. MESS Entegre Geri Kazanım A.Ş.’nin CEO’su Çetin Atsür, ‘çok bilimsel’ bir çalışma olacağı için ÇED’i mutlaka alacaklarına inanıyor.
Bu ‘çok bilimsel’liğin kapsamı konusundaki detayı kendisi istemediği için yazamıyorum ama şunu söyleyebilirim ki, ÇED çalışmasına başlayabilmek için arazi alımları konusunda kolların sıvanması ile kimin, neye, ne kadar karşı çıktığı da netleşecek.
Arazi satışları için başlayan görüşmeler, yöre halkının kısa vadede kar etmeyi, kendilerinden sonraki nesillerin geleceğine tercih edeceklerini gösteriyor. Daha geçen haftaya kadar, ‘ilçemizde bu yatırımı istemiyoruz’ diyen ahali, tarlasına satılık yazısını koymaya başlamış bile.
Emlakçı İrfan Aydın’ın ‘şimdi yatırımın tam zamanı’ sözleri ise MESS’in geri kazanım tesisinin başka sanayileri de yöreye çekeceği tezini destekliyor. Arazi fiyatlarının ovada metrekarede 2 lira iken Subaşı civarında 3-4 lirayı bulduğu yönünde yorumlar vardı ama İrfan Aydın, arazilerin metrekaresinin 10-12 liradan satışa çıkarıldığını anlatıyor.
Bu durum, spekülasyona yol açmamak için arazi alımını önceden yapmadığını açıklayan MESS’e pahalıya patlayacak ama en azından Hazine arazisi olmadığı için, ‘ucuza kaptı’ eleştirisi ile de karşılaşmayacak.
Geçen hafta itibariyle başlayan arazi alımına ilişkin sözlü anlaşmalar, Bursa’nın karşı çıktığı yatırımda geri dönülmez bir yola girildiğinin de habercisi. Otobana girmeden önceki son çıkış gibi. İş ki, sürücüler o son sapakları kaçırmasın.
Bugün MESS’e toprağını satmak için sıraya giren çiftçi, yarın komşusunun toprağında yetişen ürün elinde kaldığında ya da kendisi bile yiyemediğinde, bugünleri nasıl bir ruh haliyle hatırlayacak, merak ediyorum.
Konunun bir başka boyutu da tarımsal ihracatla ilgili. Bakın geçen hafta Uludağ Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Dr. Salih Çalı ve Uludağ Meyve Sebze Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Orhan Gençoğlu ortak basın toplantısı düzenleyerek tarımsal ihracatta yaşanan sorunları açıkladılar.
Zirai ilaç kalıntısı ihracatçının neredeyse en önemli derdi. Bu konuda yaşadıklarını anlatıyorlar. Örneğin Almanya’da büyük bir market zinciri, Türkiye’den alacağı üzüm için gerekli analizi, kendisinin belirleyeceği bir kuruluşa yaptırmak istediğini söylüyor. Kısacası, Türkiye’ye güvenmiyorlar; sabıkalıyız.
Mevcut durum böyleyken ve çevre mühendisi akademisyenler; Yenişehir’e yapılacak entegre geri kazanım tesisinin, buradaki tarım ürünlerini de şüpheli hale getireceğini söylerken, tarımsal ihracatta Yenişehir’in alacağı yara ne ile iyileştirilecek?
Konu ile ilgili görüşlerini sorduğum UYMSİB Başkanı Salih Çalı da, çevreye katkısı olacak her türlü yatırımın desteklenmesi ancak, getireceği sakıncaların da iyi irdelenmesi gerektiğini söylüyor.
“UYMSİB olarak hem çevrenin korumasını hem de ihracat ve iç tüketimin zarar görmemesini istiyoruz. İşin doğru yapılması önemli. Bu işin püf noktası yer tespiti ile ilgili. Daha nice yerler varken, Yenişehir’in seçilmesi bana doğru gelmiyor” diyen Çalı, güney Marmara’da çorak toprağın olduğu pek çok yer bulunabileceğini de belirtiyor.
Kısacası tarımsal ürün ihracatçısının da çekinceleri var. Ancak başta da söylediğim gibi kim ne söylerse söylesin, yatırıma doğru atılan adımlar hızlanıyor. Umalım ki zaman bizi haksız çıkarsın.

Yazarın Diğer Yazıları İçin Tıklayınız