Paketin sırrı
Pazartesi, 12 Ocak 2009 20:03

alt

Krizin ilk şokunu atlatan Bursa ekonomisi, artçı sarsıntılara aynı direnci göstermekte zorlanıyor. Denilebilir ki, krizin gerçek etkileri daha geniş kesimlerce henüz hissedilmeye başlandı. Önlem talepleri daha da çoğaldı.
Geç kalınıp kalınmadığını tartışmanın artık çok fazla önemi yok. Çünkü geç kaldığımız açıkça ortada ve sonuçlarını hep birlikte görüyoruz. Burada asıl sorulması gereken, ‘neden geç kaldığımız?’
Bu sorunun yanıtı ise TİM Başkan Vekili ve Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği Başkanı İbrahim Burkay veriyor. Birlik başkanları geçen hafta UİB’de düzenledikleri toplantıda ihracat rakamlarını ve sektörlerin krizden çıkışa ilişkin çözüm önerilerini açıkladı.
Toplantının ardından Bur-kay’a, en çok üzerinde durulan çözümlerden biri olan iç talebi canlandırmak için Ankara’da yürütülen çalışmaları sorduk. Söyledikleri gerçekten çarpıcı; hem neden geç kalındığını anlamak hem de ulusal ekonomimizin ne duruma getirdiğini görmek açısından.
İbrahim Burkay’ın anlattığına göre, Hükümet alacağı önlemlerin ve açıklaması beklenen paketin, piyasada sınırsızca dolaşan ve daha ucuz olan ithal ürünlere ve özellikle Çin mallarına talebi artırarak, yerli sanayi için istenen sonucu sağlayamamasından endişe ediyor. Bu nedenle de talebi canlandıracak adımları atamıyor.
Düşük kur politikası ile Türkiye’nin ithal cenneti haline getirilmesine göz yummanın faturasını bugün hep birlikte ödediğimizin açık kanıtıdır bu. Reçete elimizde ama yan etkisinin hastayı öldürebileceğini bildiğimiz için ilacı alamıyoruz.
Yıllardır, dış ticaret açığındaki artışa, yüksek ithalata gösterilen tepkiler hep kısır bir muhalefet gibi algılandı. ‘Bir kısım ekonomi çevreleri ve medyanın uydurması’ gibi telaffuz edildi ekonomi yönetimince ve her defasında ‘işler yolunda’ denildi. İtiraz edenler, ‘hesap yapmayı bilmemekle’ suçlandı. İşte, bugün hesap ortada… Türkiye’yi kalkındırmak adına uygulanan politikalar, bırakın teğet geçmeyi, duvara toslamamıza yetti de arttı bile. Vay halimize…

***

Ekonomideki durgunluk, konu siyaset olunca yerini hareketliliğe bırakıyor. AKP nihayet Bursa büyükşehir belediye başkan adayını açıkladı. Bu beklenen bir gelişmeydi, fakat süre uzadıkça ‘acabalar’ çoğaldı.
Ekonomik PUSULA bu konuda haftalar öncesinden Başbakan’ın işaret edeceği yönü göstermişti. Yazarımız İsmail Kemankaş’ın Recep Altepe’nin aday adaylığını açıkladığı gün yaptığı röportaj, zaten her şeyi ortaya koyuyordu. ‘Şahin mi- Altepe mi?’ sorusunun yanıtını aslında PUSULA daha o günden ve Kemankaş’ın kaleminden duyurmuştu Bursa kamuoyuna.
Ekonomik PUSULA’nın işaret ettiği daha birçok konu var. Şu an okumakta olduğunuz, gazetemizin onuncu sayısı. On haftada Bursa’nın nabzını tutan sayısız habere imza attık. Bizim için hep önemli olan gündemde görünen konulardan çok, perde arkasındaki detaylarıydı.
Sifaş ve Nergis işsizleri örneğin… Her pazar günü meydanlarda tazminatlarını talep ediyorlar. Peki, sayıları bin 600’ü bulan bu işsizler, evlerinde ne, yer ne içer? Bu sorunun yanıtını arayan arkadaşımız Elif Sezgin, PUSULA okuyucuları için, Sifaş ve Nergiszedelerin günlük yaşamlarına ışık tuttu geçen sayımızda. Bu haber, krizle birlikte artan işten çıkarmaların yol açacağı sonuçların ipuçlarını da veriyordu.
Sezgin’in kaleme aldığı habere, Sifaş ve Nergis işsizlerinden teşekkür mektubu geldi. Murat Kemer imzalı mektupta yer verilen, “…. Açık söylemek gerekirse, bize bu kadar tarafsız bir şekilde yer vereceğinizden şüpheliydim…… ” ifadesi, PUSULA’nın yayına başladığı ilk günden itibaren belirlediği objektiflik ilkesini de bir kez daha ortaya koyuyor…