|

Türkiye’de 30 Mart sabahı itibariyle hiçbir şey artık eskisi gibi değil. Şimdi ne iktidar tek başına, ne de muhalefet sahipsiz. Bardağın dolu tarafına bakmaya çalışanlara göre halinden memnun halk kitlesi hala bir hayli yüksek görünse de, AKP’nin 7 şiddetinde bir sarsıntı yaşadığı gerçeği göz ardı edilemez. Denilebilir ki AKP’de gerileme dönemi başlamıştır. Sonuçlar, Ekonomik PUSULA’ya verdikleri röportajlarda Hüsamettin Cindoruk’un söylediği gibi bir referandum niteliği kazanamadı ve hatta Mehmet Gazioğlu’nun dediği gibi 20 yıl önce Özal’ın ‘üzerimden dozer geçti’ naralarıyla uyandığı sabaha benzemedi belki fakat herkesin alması gereken dersler olduğunu gösterdi. Örneğin doğru yerde doğru aday gösterildiğinde sandığın olumlu yanıt verdiğini, halka uzak ve herkesle kavgalı olmanın kazanç getirmediğini, sorunları doğru tespit edip, gerçekçi bakış açısıyla somut projeler üretildiğinde destek bulduğunu, dürüstlüğün hala en büyük erdem olduğunu ve çok çalışılırsa yoktan var edilebileceğini… Bursa’da Bozbey bir fenomen yaratmıştı, şimdi buna Sena Kaleli de eklendi. Rakipleri ile karşılaştırınca; sıfırdan başladığı seçim yarışında, dinamik, disiplinli çalışması ve sahiciliği ile partisine bir önceki seçime göre 10 puan kazandırdı. İlk kez siyasete giren biri için bu kadar kısa sürede böyle olumlu bir sonuç elde etmek her babayiğidin harcı değildir. Deyim yerindeyse, CHP Bursa’da Kaleli ile şahlandı. Kaleli büyükşehiri alamadı ama kendisinin de söylediği gibi ‘galip oldu bu yolda mağlup.’ Seçim gecesi CHP’deydim. Yarışı CHP’liler ile birlikte izledim. Büyük bir inanç ve coşku ile başlayan gece buruk fakat umutlu bitti. Kaleli ile birlikte yakaladığı rüzgarı bırakmamaya niyetli görünen CHP’liler şimdi daha çok hırslandı. İyi organize olarak, ekip ruhu ile hareket edildiğinde aşılamayacak engel olmadığını, sert muhalefet yerine kendini iyi ifade ederek ne kadar yol alınabileceğini gördü. Aynı tempoda gitmesi halinde, bir sonraki seçimde CHP’nin Bursa’da oylarını artırması kaçınılmaz. Tepki gösterdikleri tek konu AKP’nin seçim sürecindeki haksız rekabeti… Bu iddialarına verdikleri bir örnek Yıldırım’dan: Kaçak yapı sahiplerine kesilen cezalara karşılık son gece dağıtılan çeklerle seçmenlerin oyları paraya endekslenmiş. Tunceli’de yaşanan beyaz eşya yardımı ya da Adana’da parti il merkezinden yapılan iaşe desteklerini hatırlayınca, Yıldırım’da oturan neredeyse her iki kişiden birinin oyunu Cüneyt Karlık’a vereceğini söylemesine karşın sandıktan farklı sonuç çıkması, ister istemez soru işaretleri yaratıyor. Bir başka konu da özellikle sanayi bölgelerindeki yüksek işsizliğe karşın AKP oylarındaki düşüşün tahmin edilen düzeye ulaşmaması. CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Onur Öymen’e göre, bunun nedenini kavramak için para ile dinin ne kadar rol oynadığına ve dış güçlerin katkısına bakmak gerekiyordu. Öymen’in bir sitemi de basınaydı. Ona göre TMSF denetimindeki basın kuruluşları bu seçimde tarafsızlıklarını koruyamamışlardı. Bu konudaki kırgınlığını, ‘Seçim biter dostluk kalır’ sözleriyle dile getiriyordu. Bursa Milletvekili Abdullah Özer’e göre AKP’nin top ve tüfekle saldırısına CHP kılıçla karşılık veriyordu. İl Başkanı Gürhan Akdoğan’a göre de 1946’dan bu yana en düşündürücü seçim süreci yaşanmıştı ve paranın gücü ile sevginin gücü karşılaşmıştı, kirli propaganda süreci bu seçimin meşruiyetini de tartışılmalı kılıyordu. CHP İl’de seçim akşamı dikkati çeken bir konu da, sandıklardan gelen haberlerin seyrine rağmen, öfkeyi bir hitabet sanatı olarak kullanmamaları, gecenin ilerleyen saatlerinde bile söylemlerinde nezaket sınırları dışına çıkmamaları oldu. Bu arada basın mensuplarının rahat çalışması için her türlü kolaylığı sağlayan CHP, iyi bir evsahipliği örneği de sergiledi. Ve son söz: Taşların yerinden oynadığı seçim sonrasında yapılması gereken en önemli şey; mart ayında neredeyse hiç çalışmayan, seçime bir hafta kala art arda paketler açıklayarak durumu kurtarmaya çalışan Ankara’nın da payına düşen dersi alarak, en azından bir sonraki seçimde düşüşünü daha da hızlandırmamak için bir an önce gerçek gündemine, ekonomiye dönmesidir. Yazarın Diğer Yazıları İçin Tıklayınız
|