Kozabirlik arsasını satıyor
Pazartesi, 28 Aralık 2009 13:20


İpek denilince akla ilk gelen kurum olan Kozabirlik, Kükürtlü’de sahip olduğu arsayı satışa çıkardı. Arsa, bin 24 ve bin 939 metrekarelik iki parsel olmak üzere toplam 2 bin 963 metrekare büyüklükte ve imar durumu pansiyon alanı olarak görünüyor.
Kozabirlik, arsayı bütün halinde, tek alıcıya satmak istiyor. Bilirkişilerin belirlediğine göre 2008 fiyatlarıyla, arsanın metrekare taban fiyatı bin 575 lira. Kısaca arsanın tamamı için Kozabirlik en az 4 milyon 666 bin 725 lira istiyor.
Arsa satışa çıkarılalı 10 gün bile olmadan 45-50 talibi çıkmış. Son olarak 26 Aralık Cumartesi günü bir Alman grup gelip yeri görmüş. Bu Alman gruba aracılık eden de ünlü gayrimenkul danışmanlık şirketi RE/MAX.
Yatırımcı açısından konumu nedeniyle önem taşıyan arsa, eskiden Pınar Sokak olarak bilinen ama 2000’li yılların başında, Cezayir halk kahramanı olduğu söylenen Emir Abdülkadir’in adının verildiği sokağın hemen başında yer alıyor. En kolay haliyle şöyle söyleyeyim, Şale Restoran’ın hemen yanında. Şale ile Kozabirlik’in arsasının arasında da ünlü göz doktoru Yıldırım Beyazıt Usta’nın göz hastanesi kurmak için hafriyat yaptırdığı arsası bulunuyor. Birazdan onu da anlatacağım.
Evet, dediğim gibi bu konum arsanın önemini de ortaya koyuyor. Çünkü hemen yanı başında Uludağ Üniversitesi’nin Fizik Tedavi Hastanesi, az ötesinde Kara Mustafa Kaplıcası, aşağısında eskiden dericilerin olduğu ama Büyükşehir Belediyesi’nin kentsel dönüşümle termal sağlık kompleksi kurmayı planladığı bölge var.
Üstelik Valilik termal turizmi canlandırmak için başlattığı termal sondaj çalışmaları kapsamında Çekirge ve Kükürtlü’de daha önce açılan ancak teknik nedenlerle kapatılan kuyuların yeniden açılacağını açıklamışken, pansiyon imarlı bu arsa özellikle sağlık turizmi kapsamında yer arayan yatırımcının iştahını kabartıyor.
İmar durumu bodrum hariç iki katlı pansiyon olarak görünen arsanın yeni sahibi ise bir ay içinde belli olacak. Kozabirlik, avan projeleri tüm taliplerin incelemesine açık olan bu iki arsa için teklifleri açık pazarlık yöntemi ile alacak ve en yüksek fiyatı veren arsa ya da arsaların sahibi olacak.
Bu arada küçük bir not; Kozabirlik’in web sayfası hacker’lar tarafından ele geçirilmiş durumda. Sayfayı tıkladığınızda bir süre sonra ‘rapcik0’ adlı kullanıcı ve arkadaşları tarafından ‘haklandığı’nı anlatan bir yazıyla karşılaşıyorsunuz. Bir de slogan koymuşlar: ‘Biz kralız’ diye.
Gelelim Kozabirlik’in arsa komşusu göz doktoru Yıldırım Beyazıt Usta’nın arsasına. Dr. Usta 2008 yılında burada bir göz hastanesi kurmak üzere görevlendirdiği Verka İnşaat’a hafriyat çalışmalarını başlatmıştı. Arsanın üst tarafından yol geçtiği için hafriyat hayli uzun sürmüş, fore kazıklar çakılmıştı. Fakat 6 milyon lirayı aşan 10 yataklı hastane yatırımı, Sağlık Bakanlığı’ndan gereken ön izni alamamıştı. Bugün yarın derken, Kozabirlik’in satacağı arsa gündeme gelince öğrendik ki, Dr. Usta, iki yıldır sürüncemede olan Kükürtlü’deki hastane yatırımından vazgeçmiş.
Bakanlığın vermediği izin yalnızca Dr. Usta’yı değil oradan geçenleri de üzüyor. Çünkü inşaat için orada yılların ağaçları kesilmişti. O zaman Usta’ya ağaçlarla ilgili sitemimi ilettiğimde “yeşil alan değil, bakımsız bir yeşillikti” demişti. Oysa şimdi göz hastanesi olmadığı gibi, bırakın bakımsız yeşilliği, sadece taş yığını kaldı.
***
Geçen hafta Genç Girişimciler Kurulu’na dair yazdığım ‘Ali Sabancı model olursa’ başlıklı yazı üzerine TOBB Yönetim Kurulu Üyesi İlhan Parseker aradı. Gücenmiş; ‘beni eleştirmişsin’ dedi. Eleştirimin kendisine değil sisteme olduğunu anlattım;
Genç girişimciler ararken, onlara hikayelerini anlatabileceğimiz isimler hala birinci kuşaktan çıkıyor, GEGİK’te model olmasını istediğimiz ikinci veya üçüncü kuşağın başarı hikayeleri ise ‘bir’i çok yapmak şeklinde, oysa girişimcilik diyince benim aklıma gelen sıfırdan ‘çok’ yapmak, diye. Kendisi de hak verdi buna ve en azından bir noktada; genç girişimci sayısının azlığı konusunda anlaştık…
***
Memleketin yangın yerine döndüğü, kozmik sırların ortaya saçıldığı günlerden geçerken geride bırakıyoruz 2009’u. O yüzden ‘mutlu bir yıl’ sözde bir dilek olabilir. En iyisi sağlıklı bir yıl dilemek; beden, akıl ve ruh sağlığı… Çünkü ancak böyle ayakta durabiliriz, bunca olan bitenin karşısında.

Yazarın Diğer Yazıları İçin Tıklayınız