| Kılıçdaroğlu’nun şarkısı |
| Pazartesi, 24 Mayıs 2010 14:27 | |||
![]() Hasan Hüseyin Korkmazgil, ‘Kadınlar’ adlı şiirinde, Çukurova’daki kadın pamuk işçileri üzerinden göçü, yoksulluğu, acıları anlatır. O şiirde tüm Anadolu vardır; çünkü Çukurova, yaz aylarında küçük bir Türkiye haritası gibidir. Çoğunluğu doğu illerinden olmak üzere yurdun farklı yörelerinden ekmek umudunu saklar bembeyaz, sapsarı tarlalarda. Alın terinin onurlu duruşunu simgeleyen Çukurova, bir yanıyla da Torosların ardındaki gelecektir, güneşli güzel günlerin hayalini taşıyan gelecek… İşte bu yönüyle ‘Kadınlar’ şiiri, anlattığı öykünün ağırlığına karşın bir hayli coşkuludur. Kadınlar şiirinde sıkça adı geçen turaç da, keklikten biraz büyük, nesli tükenmekte olduğu için avlanma yasağı bulunan, daha çok yürümeyi tercih eden, sesi uzaklardan duyulabilen, zeki, yerini belli etmediği için kolay fark edilmeyen bir kuştur. Diğer kuşlardan farkı dikey havalanabilmesidir ve bunu daha çok tehlike anında yapar. Uçtuğunda da çok yükseğe çıkar ve uzun yol kat edebilir. Hasan Hüseyin şiirinde Çukurova işçisinin turaçla özdeşleştirdiği yalnızlığını, “Ben de senin gibi yalnızım turaç/Ben de senin gibi düşman içinde/De ki bir Karacaoğlan, de ki Bayburtlu Zihni/Bakma turaç bakma bana el gibi” dizelerinde dile getirir. Hasan Hüseyin’in şiirini Ahmet Kaya notalara döktü. Kaya’nın en az şiirdeki kadar coşkulu bir şekilde kullandığı notalar, lirik bir ‘Kadınlar’ şarkısı ortaya çıkardı. Geçen yıl yerel seçimlerde CHP’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı olduğu zaman, bugünün CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu için Onur Akın, bu besteyi yeniden düzenleyerek ve üzerine sözler yazarak kendisine armağan etti. Tabi, kamuoyunun büyük bölümü bunu yeni bir şarkı sandı. Kimi medya kuruluşları da, bu şarkı konusunu, çalıntı olduğu iddiasıyla haberleştirdi. Oysa yapılan şey besteyi yeniden düzenlemekti. Sonuçta ortaya yine orijinali kadar lirik bir eser çıkmış oldu. Şarkı, CHP Kurultayı’nda yeniden gündeme geldi. Kılıçdaroğlu’nun kurultaydaki zaferinin; konuşmasından giyimine, ‘Recep Bey’ çıkışından Parti Meclisi’nde yer verdiği isimlere üzerinde durulacak pek çok yanı var elbette ki. Fakat ben bu ‘Kılıçdaroğlu’ şarkısında takıldım, kaldım. Çünkü Onur Akın, şarkının güftesinde oldukça başarılı bir şekilde, Çukurova’daki Anadolu’yu Kılıçdaroğlu üzerinden anlatıyordu. Alın terine inanan, dürüst insanların hakça paylaşımdan yana onurlu mücadelesinin yoksulluğu, çaresizliği kader olmaktan çıkaracağına CHP Genel Başkanı’nın dürüstlüğü vurgusuyla atıfta bulunuyordu. Akılda kalıcı, marş niteliğindeki bu şarkı, gerek güfte gerekse beste açısından her iki yorumunda da, çetin bir yolda coşkulu bir yürüyüş duygusu veriyor, miskinlik yerini harekete bırakıyor, kitleler üzerinde sürükleyicilik hissi yaratıyor. İşte bu yanıyla, “Kılıçlar çekildi bu bir düello/Kısa çöp uzun çöpten hakkını alacak” sözleriyle başlayan ‘Kılıçdaroğlu’ şarkısı da, halktan ve adaletten yana olanın getirdiği yeni bir umutla, Kemal Kılıçdaroğlu’nun en az konuşması kadar hedefi 12’den vurdu, diye düşünüyorum. Çünkü hafta sonunu ekran başında geçiren milyonların zihninde, o vurucu konuşma kadar bu şarkı da yer etti. Böylesi zamanlarda ikilem yaşarım; olayların içinde kalıp objektif olamamakla, her şeyin ilacı zamanı bekleyip olaylara dışından bakarak genel fotoğrafı görebilmek arasında. Kadınlar’dan Kılıçdaroğlu’na dönüşen şarkı, bu ikilemin birinci yanını ifade eder, ikinci yanını ise bekleyip görmek… CHP’de başlayan bu akıl almaz hızlı ve olumlu değişimin içinin ne denli dolu olduğu ya da olacağını, umuda yürüyüşün ne denli sağlam adımlarla süreceğini zaman gösterecek. Ama gördüğüm o ki; Kemal Kılıçdaroğlu CHP’nin başına gelen ‘ehvenişer’ değil, uçmak yerine yürümeyi seçen bir turaç olacak gibi... Dilek Göral'ın Tüm Yazıları İçin Tıklayınız
|

