Kalite ve Bursagaz
Pazartesi, 13 Nisan 2009 18:04

alt

Ekim ayından bu yana, krizdi, işsizlikti, önlem paketleriydi, IMF desteğiydi, kıştı-kıyametti derken neredeyse yarım yıldır hiç durmadan bunaltıcı konulardan konuşuyoruz.
Bu hafta kendinize bir iyilik yapın ve değişik bir konuyla, daha doğrusu yaşamın her alanında hatta en küçük ayrıntısında bile olması gereken bir şeyle ilgilenin: Kalite…
Kısa adıyla KalDer olarak bildiğimiz, Türkiye Kalite Derneği’nin bu yıl 7.’sini gerçekleştireceği iki günlük Kalite ve Başarı Sempozyumu bu haftanın en önemli ve bu boğuculuk içinde en nefes aldırıcı konusu olacak. Vizyonumuza çokça yenilik katacak ve belki de zihin haritamızı değiştirecek. Az önce de söylediğim gibi kendinize bir iyilik yapın ve bu sempozyumu izleyin. Kayıt yaptırmak için geç kaldıysanız da, etkinliği canlı olarak yayınlayacak televizyon kanalları olacaktır, oradan izlemeye çalışın.
Sempozyuma ilişkin bilgileri KalDer Bursa Şubesi Başkanı Emin Direkçi PUSULA Sizde sayfamızda yazdı. Oradan detayları öğrenebilirsiniz. Sempozyumun bu yılki ana teması ‘Yaşam kalitesi için değer üretmek.’ Elbette ki içinde kriz de olacak. Bu kriz ortamında yaşam ve üretim kalitemizi düşürmeden neler yapabiliriz, tartışmaya açılacak. Ancak dikkate değer başka konular da var. Örneğin yaşam kalitesi için bireysel düzeyde rekabet, çalışan kadın gözüyle yaşamak, eğitimin kalitesi, yaşadığımız kentin ruhu olarak mimari, yerel kalkınma stratejileri ve işbirlikleri gibi…
Sempozyumun sonunda Kalite Ödülü sahibini bulacak. Bu yıl Coca Cola Bursa, Maysan Mando, Hürriyet Endüstri Meslek Lisesi, M. Kemal Coşkunöz Endüstri Meslek Lisesi, Yıldırım Kız Meslek Lisesi ve Zübeyde Hanım Doğumevi yarışacak. Her yıl oldukça heyecanlı geçen final gecesinden bakalım kim galip ayrılacak?

***

Kalite ve ödül demişken, bir kitabı da sizlerle paylaşmak istiyorum. Adı ‘Dört Yılda Avrupa Kalite Ödülüne Örnek Bir Olay’. Kalite ödüllü Bursagaz’ın eski Genel Müdürü Ertuğrul Altın’ın kaleme aldığı bu kitap, yaklaşık 4 ay önce yayınlandı fakat kamuoyuna pek duyurulmadı. Bir solukta okuduğum kitabı, hazır kalite sempozyumu haftasındayken paylaşmak istedim. Altın, kitabında bir anlamda şirketin bağlı olduğu gruba ilişkin sorulara ve istifasının nedenlerine de yanıt veriyor.
Altın, kitabının 7. sayfasında şirkete genel müdür seçme konusunda şöyle diyor: “…….Şirket bu seçimi yaparken, kendi ihtiyaçlarını karşılayacak olan genel müdüre gerekli kaynakları ve ortamı sağlamak zorunda olduğunu da hesaba katmalıdır. Bir genel müdür çalıştığı işyerinin yönetiminde olabilecek değişikliklere karşı kariyer arayışına girebilir. Ancak değişime ne kadar izin verileceğinin belirgin olmadığı şirketlerde çalışmayı ısrarla sürdürmek hem yöneticinin kendisine hem de şirkete haksızlık etmektir. Bir pozisyonda anlamlı işler yapmıyor, kendinizi anlamlı hissetmiyorsanız, orada çalışmaktan mutlu değilseniz, mutlaka bir çözüm bulmanız gerekir.”
Kalite ödülü almış bir şirketin ödül sürecini yönetmiş, çalışan memnuniyetini son derece önemseyen bir genel müdürün bu sözleri oldukça düşündürücü. Bursagaz içerisinde rahatsızlık yarattığını ve hatta içeriği itibariyle çok da ‘ayıp’ karşılandığını öğrendiğimiz bu kitabın 27. sayfasında ise Ertuğrul Altın şunları söylüyor:
 “…. Ödül süreçleri, başarısız olarak algılanma endişesi olan lider ve yöneticiler için çok tehlikelidir. Bu aynı zamanda başarılı algılanmak mı, yoksa mükemmelliği yakalamaya çalışmak mı sorusu ile de ilişkilidir. Mükemmeli yakalamaya çalışan, kurumsal liderlik tarzına sahip liderler için ödül süreci, göze alınması gereken bir risktir.
………
Dürüstlük en iyi politikadır sözü temel alınarak, tutum ve hareketlerinizin açık ve tutarlı olması algıların yönetimi ile ilişki yönetiminin çatışma alanları dışında iseniz başarılı olabilmektedir.”
Kitap elbette ki bunlardan ibaret değil. Başlangıcından ödüle EFQM sürecini detaylarıyla anlatan bu kitabı mutlaka okumalısınız.

 

Yazarın Diğer Yazıları İçin Tıklayınız