Hurda servise vekil kıyağı
Pazartesi, 28 Eylül 2009 12:24


Eskiden hayat mı daha güvenliydi, okullar mı daha yakın bilemiyorum, servis diye bir sorun yoktu. Kentler büyüyüp, ulaşım kentlinin en önemli sorunu haline gelmeye başlayınca, çocuklar okula servislerle gider oldu.
Bunda biraz anne-babaların hızlı hayat temposuna kendisini kaptırmasının, iş hayatının yaşamın neredeyse tümünü kaplamasının etkisi oldu. Eğitim kalitesinde standart olmadığı için çocuklar sırf iyi okullara gitsin diye, sahte ikametgah çıkarmalar da servisçilik sektörünün ekmeğine yağ sürdü.
2003 yılında 10 olarak belirlenen servis araçlarındaki yaş sınırı 28 Ağustos 2007 tarihli Okul Servis Araçları Hizmet Yönetmeliği ile 12’ye çıkarılmıştı. Ancak eylül ortasında akıllara zarar bir kararla yönetmelikte yeniden değişiklik yapılarak, servis araçlarında yaş sınırı 20’ye çıkarıldı.
17 Eylül 2009 tarihli ve 27352 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan değişiklik yönetmeliğinin mimarı AKP Muğla Milletvekili Mehmet Nil Hıdır. Muğla’daki servisçilerin şikayetleri üzerine konuyu Ulaştırma Bakanlığı’nın gündemine taşımış ve gördüğünüz gibi çabasında da başarılı olmuş.
Öğrenci başına aylık servis ücreti 100 lirayı aşıyor. Bu yılda yaklaşık bin lira eder. Tüm eğitim harcamalarının içinde, sırf çocuğunuz güvenle okuluna gitsin diye bin lira da ulaşıma ayıracaksınız ama o, yaşlı araçlarla her gün kelle koltukta yolculuk edecek. Eğer çocuğunuzu okula kendiniz ulaştırma olanağına sahip değilseniz, ömrünüzden ömür gidecek. Niye? Mehmet Nil Hıdır, servisçi hemşerilerine kıyak yapmak istedi diye.
AKP’li vekilin bu konudaki açıklaması da oldukça ilginç. Ülkenin ekonomik durumu uygun olduğunda yaş sınırı tekrar değiştirilebilirmiş, üstelik fenni muayeneleri yapıldığı sürece bu araçların trafiğe çıkmasında sakınca yokmuş. Bu karar da Milli Eğitim Bakanlığı’nın bilgisi dahilinde, bilimsel veriler dikkate alınarak uygulamaya konulmuş. Her konuda duyarlılık gösteren ve hızlı refleksler ortaya koyan Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, bu konuyu nasıl oldu da gözden kaçırdı anlamak güç.
Türkiye’deki okul servislerinin sayısı 70 bini geçiyor, Bursa’da ise Servis Aracı İşletmecileri ve Halk Otobüsçüleri Odası Başkanı Hilmi Demir’in verdiği bilgiye göre bin 600’ün üzerinde. Bu olayın çok büyütüldüğünü düşünen Demir’in söylediğine göre Bursa önlemini baştan almış ve son üç yıldır araçların yüzde 95’ini yenilemiş. O yüzden Bursa’nın içi rahat olsun, diyor.
Diyor da, sorun yalnız Bursa değil ki. Üstelik yönetmeliğin tartışılması gereken bir boyutu daha var ki, o da ekonomide yarattığı kazanç veya kayıpla ilgili. Otomotivcilerin aylardır hurda indirimi demekten dilinde tüy bitti. Fakat, Mehmet Nil Hıdır gibi esnafın sorunlarına duyarlı milletvekillerinin harika çözüm önerileri sayesinde, yaşlı araçların bırakın hurdaya çıkması, trafikte seyretmesi teşvik ediliyor.
Servis aracı olarak tercih edilen 10 markadan biri Bursa’da üretiliyor: Karsan J9 Premier. Türkiye’de 12 yaş sınırı nedeniyle yönetmelik değişikliğine kadar yılda 10 bin ticari aracın okul servisi olarak kullanılmak üzere satıldığı dikkate alınırsa, 20 yaş sınırının ne ekonomi canlansın diye atılan adımlarla örtüştüğünü ne de hükümetin yeterince samimi davrandığını söylemek mümkün.
Sivil ekonomik kuruluşlar, alışverişte gün bugün, kriz varsa çare de var, alın verin ekonomiye can verin sloganları ile kampanyalar düzenleyedursun, Servis Taşımacılığı Yönetmeliği’nin dördüncü maddesinin birinci fıkrasının f bendi ile ekonomiye can verin sloganı, ‘yaşlı servislerde rant için can verin’e dönüşüyor.
Böylesi bir yönetmeliğe itiraz etmek için aslında ekonomiden anlamak da çocuk sahibi olmak da çevrecilik de gerekmiyor. Gereken tek şey vicdan.
Belli ki milletvekili Hıdır, ona şikayetlerini ileten servisçiler, yönetmeliği hazırlayan teknokratlar, bürokratlar, Milli Eğitim ve Ulaştırma Bakanlıkları, bir reklamda söylendiği gibi ‘kankalarla buluşmaya paha biçilemeyeceği’ni bilmiyorlar.

Yazarın Diğer Yazıları İçin Tıklayınız