Digitürk’ün parası Turkcell’linin cebinden
Pazartesi, 18 Ocak 2010 13:45


Sadık bir okuyucumdan elektronik posta aldım. Adı bende gizli, 17 yıllık kamu çalışanı okuyucum, bir Turkcell abonesi olup, geçen ağustos sonunda, ‘ayda 49 liraya bin 500 dakika’ seçenekli ‘bizbizekamu’ tarifesine geçmiş. Fakat daha bir yıl dolmadan 14 Ocak 2010 günü, Turkcell’den ‘gelecek hesap kesiminden itibaren aylık ödeme tutarının 59 lira’ olarak uygulanacağını anlatan bir kısa mesaj almış.
Öfkelenmiş haliyle ve hemen Turkcell Müşteri Hizmetleri’ne bir elektronik posta göndermiş. Bana da ilettiği mektubunda şöyle diyor;
“Merhaba; 10 yıla yakındır Turkcell abonesiyim, Hattım da faturalı olup, yazın uygulamaya başladığınız bizbizekamu 1500 dk. tarifesine geçtim ve daha sonra ev telefonumu iptal ettirdim. Buna rağmen aylık 1500 dk. kullanım kotamı dolduramıyorum. Hattan ve 49 lira ücretten memnundum, 59 liraya yükseltilmiş aylık ücret mesajınızı alıncaya kadar. Evet, bu tarife için karşılıklı atılmış imzalar söz konusu değil, tarife değiştirme hakkı elinizde ama daha 6 bile olmadan (ki ben ağustos sonu itibari ile kullanmaya başladım) yüzde 20 zam çok olmuyor mu?
………”
Okuyucum mektubunun devamında, sektördeki diğer oyuncular abone kazanabilmek için cazip avantajlar sunarken, bu zam kararını doğru bulmadığını belirtiyor ve ekliyor;
“10 yıldır abonesi olduğum ve güvendiğim bir şirketin böyle bir şey yapması üzerine artık ayrılma zamanı gelmiştir diye düşündüm. Üstelik mesajın geldiği gün, haber bültenlerinde Lig Tv’nin Süper Lig yayın hakkını 4 yıllığına rekor fiyatla aldığı haberinin flaş geçmesi çok ilginç. Sizce?”
Tüketici hakem heyetleri aracılığı ile hakkını aramasını tavsiye ettiğim okuyucum bana göre haklı. Bu paket aboneye tanıtılırken 49 lira fiyat verilmiş. Abone de bu fiyatı cazip bulduğu için tarife değiştirmeyi kabul etmiş. Bu durumda, daha bir yıl olmadan yapılan fiyat artışı aboneyi yanıltmak değil de nedir?
Hadi diyelim ki şirketin fiyat artırma hakkı var, peki ya yüzde 20’lik artışa ne demeli? Bu noktada söz konusu GSM operatörünün yanıtına bakalım. 15 Ocak 2010 tarihli yanıt şöyle;
“Tüm sektörlerde olduğu gibi GSM sektöründe de artan maliyetleri karşılamak amacıyla fiyat ayarlamaları yapılıyor. Turkcell de, diğer operatörler gibi, zaman zaman fiyat ayarlaması yapıyor. Bu bağlamda Kamu Her Yöne 1500 paketinde fiyat düzenlemesine gidilmiştir. Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş. Müşteri Çözüm Merkezi”
Artan maliyetler!.. Niyeyse mal ve hizmet üreticisinin maliyeti artıyor da, memurun, işçinin, emeklinin maliyeti artmıyor, bütçesi hep fazla veriyor, bir eli yağda bir eli balda yaşıyor (!) Memur maaşına yapılan zam yüzde 0,115’lik enflasyon farkıyla birlikte yüzde 2,6 iken, GSM operatörünün yüzde 20’lik zamma verdiği yanıt ne kadar ikna edici olabilir?
Okuyucumun mektubunda yaptığı tespit son derece önemli. Turkcell’in sahibi Mehmet Emin Karamehmet’in diğer şirketi Digitürk’ün Turkcell Süper Lig’in canlı yayın haklarını içeren A paketini, yıllık 321 milyon dolarla aldığı gün yaklaşık binlerce kamu görevlisinin kullandığı tarife paketine böyle bir zammın yapılması son derece anlamlı.
Hürriyet gazetesinin haberine göre, ihale bedeli vergileriyle birlikte 424,2 milyon doları ve Digiturk’ün 4 yıl boyunca ödeyeceği toplam tutar 1,9 milyar doları bulacak. İhale bedeli 14 Ocak’taki Merkez Bankası kuruyla (1,4586 TL) 618,7 milyon (trilyon) lira ve dört yıllık toplam tutar ise 2,7 milyar (katrilyon) lira ediyor.
Yine Hürriyet gazetesinden Eyüp Can, bu işin faturasının futbolseverlere çıkarılacağını söylemenin münafıklık olacağını yazmış. Şimdi ben kalkıp, bu işin faturası Turkcell abonelerine de çıkacak dersem, iki kere mi münafık olacağım. 800 bin futbol paketi abonesi ile bu bedel karşılanamayacağına göre 10 milyonu aşkın cep telefonu abonesi de nasibini alacak kuşkusuz.
Henüz bir açıklama gelmedi ama maliyet ayarlamasına gittiklerine göre bugün kamu tarifelerine yarın benim tarifeme, öbür gün de sizinkine zam eli kulağındadır.
Kıran kırana rekabetin yaşandığı bu sektörün sunduğu bu hizmetin bir hayli ucuzlaması gerekirken -ki numara taşınabilirliği başlayacağı sırada abonelerin en büyük avantajının ucuz iletişim olacağı söyleniyordu-, bu pazarı kümes kabul eden zihniyetin, kendisine güvenen sadık abonelerine de ‘Recebin tavuğu’ muamelesi yapması gerçekten çok yakışıksız.

Yazarın Diğer Yazıları İçin Tıklayınız