BTSO’da kabuk değişimi
Pazartesi, 23 Şubat 2009 17:45

alt

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nın (BTSO) komite ve meclis üyeliği seçimleri geçen haftaya damgasını vurdu. BTSO gibi kent ekonomisinde önemli bir rol oynayan, prestijli bir kurumun organlarından birinde yer alabilmenin getireceği gücü kimse inkar edemez. Orada yer alan bir sanayici ya da ticaret erbabının, içinden geldiği meslek grubunun sesini temsil etmesi açısından önemli bir misyonu vardır.
Ancak son dönemde Türkiye’nin içinden geçtiği siyasal sürece bakarsak, BTSO gibi sivil ekonomik kuruluşlarda yer alabilmenin neden bu kadar önemli olduğunu bir kez daha kavrayabiliriz. Orada olmak, yalnızca çok idealist düşüncelerle içinde bulunulan meslek grubuna yarar getirmek için değildir artık.
Dolayısıyla, ilk kez bir BTSO seçiminde siyasetin ağırlığı bu denli hissedildi; kamplaşma bariz ortaya çıktı. Fethullah Gülen cemaatine yakınlığı ile bilinen listeler kıyasıya yarıştı, gün boyunca telefonlar hiç susmadı, üyeler oy kullanmaya çağrıldı.
Salondaki kalabalık, oy kullanmaya gelenlerden çok, listelerde adı yer alanları desteklemek için orada bulunanlardan kaynaklanıyordu. Sabahın erken saatlerinden itibaren başlayan yoğunluk ve OSB içinde trafiğin BTSO’ya ulaşmayı engelleyecek şekilde tıkanmasının nedenlerinden biri de buydu.
Örneğin tekstille ilgili komitelerden birinde yaşanan ve kulağımıza gelen bir olayı aktaralım. Bir grup, seçimi kazanmak için listesinde cemaatten bir isme yer verir. Ancak listeye alınan bu isim, o ekipte yer almaması yönünde cemaatin yoğun baskısı ile karşılaşır. Öyle ki, baskıya daha fazla dayanamayarak, son anda listeden çıkar. Sonuç mu; bu yolla komite yarışını kazanmaya çalışan grup, düşündüğü desteği alamadığı için kaybetti.
Bir ilginç gelişme de eğitimcilerde yaşandı. İddialar, BEGEV’in BTSO’ya devrinin tamamlanması ile eğitim komitesindeki üyelere ihtiyaç duyulacağı, dolayısıyla da bu komitenin kimin elinde olacağının daha fazla önem kazandığı yönünde. Bu durumda Çağdaş Eğitim Kooperatifi’nin listesinin seçimi kaybetmesi çok da şaşılacak bir sonuç değil.
Sandıklar açılıp ve oy sayımları tamamlandığında ortaya çıkan tablo, gün içinde kulislerdeki konuşmaları doğrular nitelikteydi. BTSO Meclisi’nin yüzde 51’i değişmiş, isim listesinde cemaatin ağırlığı bir hayli artmıştı. Seçim öncesinde konuşulan, mevcut Başkan Celal Sönmez’e rakip çıkıp çıkmayacağı sorusunun yanıtı da bir anlamda kendiliğinden belirmişti.
Sönmez her halükarda 4 yılın sonunda yeniden aday olamayacak. Çünkü yasa buna izin vermiyor. Şimdiden karşısına rakip olarak çıkıp yıpranmak çok doğru olmazdı. Dört yıl sonra birden bire ‘biz adayız’ demek de çok doğru bir strateji olmaz, çünkü üyelere kendini tanıtmak, ortaya konan icraata katılmak, elini taşın altına koymuş olmak gerek. Bunun yolu da yönetime girebilmektir.
Dolayısıyla burada başkanlığa son kez aday olacağını açıklayan Sönmez ve ekibinin tavrı önem kazanıyor. Yönetimden 5-6 ismin değişeceğini söyleyen Sönmez’in listesinde yer vereceği isimler, bugünün değil ama bir sonraki dönemin fotoğrafını da ortaya koyacak. ‘Benden sonrası’ tufan yaklaşımı sergilenirse, bugün yarısı değişen meclisin 4 yıl sonra tamamının değişeceği ortada.
Son derece heyecanlı geçen seçimlerin ardından sorulması gereken iki soru var. Toplam 33 bin üyeden oy verme yetkisine sahip olan 19 bin 783 kişi veya kurumun 9 bin 390’ının oy kullanması gerçek başarı mıdır? Ortaya çıkan meclis ve komite profilinde, aidat borcu nedeniyle oy kullanamayan üyelerin etkisi yüzde kaçtır? 

 

Yazarın Diğer Yazıları İçin Tıklayınız