| Bilginin yeri tozlu raflar olmasın |
| Pazartesi, 05 Ekim 2009 11:51 | |||
![]() Yıllardır dillendirilmesine karşın, şunu da üniversite ve sanayinin işbirliği ile yaptık, dediğimiz elle tutulur bir proje hatırlamıyorum. Bu, elbette ki hiçbir şey yapılmadığı anlamına gelmiyor. Yapılan çok ciddi çalışmalar da var. Ancak sayıları bir elin parmaklarını geçmiyor. Oysa sanayinin gelişmesinin temelinde tamamıyla bilimsellik yatıyor. Tıp Fakültesi’nin kuruluşu esas alırsak 39, Bursa Üniversitesi adı ile resmi kuruluşu esas kabul edersek 34 yıldır bu kentte üniversite var. Sanayide ise otomotivin ilk adım atışını milat kabul edersek 40 yılı aşkın zamandır sürekli büyüyen bir yapı mevcut. Fakat bu kentin üniversitesi ile sanayisi arasında hala Uludağ’ın yüksekliğince mesafeler bulunuyor. Bu mesafe, bir yanıyla üniversitenin, iş dünyasının aklına en son gelen kurumlardan biri olmasına dayanıyor. Diğer etken ise üniversite döner sermayelerinin öğretim üyelerini adeta dışarıya iş yapmaktan soğutması. Üstelik bu yalnızca Bursa’nın sorunu değil. Bütün üniversitelerde akademisyenler aynı sıkıntıyı yaşıyor. Dışarıya yapılan işlerde, özellikle eğitim ve danışmanlık alanlarında, öğretim üyeleri proje bedelinin ancak üçte birini alabiliyorlar. Yalnız bununla da kalmıyor. Ertesi yıl, alınan bedelin üç bin liraya kadar olan kısmı vergi olarak üniversite döner sermayesine ödeniyor. Örneğin bir sanayi kuruluşu için dokuz bin liralık bir proje geliştiren öğretim üyesi bunun ancak üç bin lirasını alabiliyor ve ertesi yıl da bu projeden elde ettiği kazancın üç bin liraya kadar olan kısmı vergi olarak döner sermayeye gidiyor. Kısacası, harcanan emek ve zamanın karşılığı, hiç oluyor. Yalnızca ULUTEK’te (Uludağ Teknoloji Geliştirme Bölgesi) yapılan Ar-Ge çalışmaları bu vergi engeline takılmıyor ve özellikle sanayici buradan ciddi kazançlar sağlıyor. ***
Uludağ Üniversitesi bünyesinde 1992’de kurulmasına karşın aradan geçen 17 yılda çok da aktif olamayan Üniversite Sanayi İşbirliğini Geliştirme Merkezi, şimdilerde bir atak yapmaya hazırlanıyor. ÜSİGEM’in yönetiminde BTSO ve BUSİAD’dan birer üye ile üniversite rektörü tarafından seçilen Bursa sanayisinden üç üye yer alıyor.Teorik olarak işbirliği sağlanmış görünüyor. Bunun pratiğe nasıl yansıyacağı konusunda ise ÜSİGEM’in Müdürü Prof. Dr. Zeyyat Sabuncuoğlu, geçen hafta içinde Bursa Ticaret ve Sanayi Odası meclis üyelerini bilgilendirdi. Sabuncuoğlu’nun konuşmasında değindiği çok çarpıcı bir nokta vardı. Üniversitede hazırlanan birbirinden muhteşem tezler yalnızca raflarda tozlanmak üzere yazılmış bilgiler olarak kalıyordu, oysa bu bilgiler sanayinin çarklarını döndürmek için kullanılmalıydı. Öyle ya, dünyanın tüm bilgisine sahip olsanız, bunları paylaşmadığınız sürece kime ne yayarı dokunacak, nasıl gelişip yeni bilgiler üretilmesini sağlayacak… Fakat bir taraftan da yukarıda özetlemeye çalıştığım, işin mali boyutu söz konusu. Prof. Sabuncuoğlu, iş dünyasına yaptığı bu çağrının karşılığında emeğin bedeli olarak bir takım sembolik ücretlerin söz konusu olabileceğini hatırlattı ama üniversitelerin kamu hizmeti yapmak gibi bir temel amacı bulunduğunun da altını ısrarla çizdi. Üniversite camiasında ise ÜSİGEM’de döner sermayeye ödenen paylarla ilgili farklı bir uygulamaya gidileceği konuşuluyor. En azından akademisyenlerin böyle bir umudu, beklentisi var. ÜSİGEM Genel Sekreteri Dr. Kurtuluş Kaymaz’a sordum bunu. Dr. Kaymaz, sosyal bilimlerde değil ama Ar-Ge konusunda ÜSİGEM’de de bir değişiklik yapılması için Ankara’ya teklif sunduklarını, ancak kabul edilip edilmeyeceğini bilmediklerini söyledi. Doğrusu değişen bir şey olacağını sanmıyorum ama umarım yanılırım. Aksi halde asli görevi öğrenci yetiştirmek olan ama artan zamanını memleket ve ülke kalkınsın diye proje üretmeye ayıran, sonra da döner sermaye engeline takılan hangi akademisyenden proje üretmesini bekleyebiliriz? Yoksa sanayi-üniversite işbirliği konusunda yine havanda su mu dövüyoruz? Kente yalnızca 20 kilometre uzaklıkta 2 bin kadrolu bir bilim fabrikası, kural böyle diye üretiminin önemli bir bölümünü raflarda tozlanmaya terk ediyor. Yazık… Yazarın Diğer Yazıları İçin Tıklayınız
|

