8 inşaata güvenlik kilidi
Pazartesi, 21 Haziran 2010 10:24


İnşaat işleri, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın 25 Kasım 2009 tarih ve 27417 sayılı İş Sağlığı Ve Güvenliğine İlişkin Tehlike Sınıfları Listesi Tebliği’nde ‘çok tehlikeli işler’ olarak tanımlanıyor.
Ne gariptir ki, böylesine riskli bir sektörde teknolojinin gelişimi ile güvenlik aynı doğrultuda ilerlemiyor. Artan nüfusun dayattığı dikey yapılaşmada, inşaat teknolojileri ile neredeyse gökyüzüne kadar çıkılabilirken, iskeleden düşme veya malzeme düşmesi sonucu yaralanma ve ölümler hala çözüm bekleyen temel sorun olmaya devam ediyor.
Geçen yıl 5 bin iş kazasının yaşandığı Bursa’da 100 kişinin iş güvensizliği nedeniyle hayatını kaybetmesi, okurken sıradan bir istatistiki bilgi gibi görünebilir. Oysa bu gerçek, en az 100 aile için telafisi olanaksız bir yıkım demek. Kazalarda inşaat ilk sırada! Başka bir sektörde, örneğin tekstilde giden belki bir parmak oluyor ama inşaatta can gidiyor.
Bu soruna odaklanan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın ilgili birimleri Ankara’da geçen yıl başlatılan bir uygulama ile inşaatın tamamı yerine iskele ve boşluklar üzerinde denetimlerini artırarak, yüksekten düşmelerin büyük ölçüde önüne geçti.
Aynı projenin bu yıl Bursa’da da uygulanacağı haberini daha önce yayınlamıştık, Ekonomik PUSULA’nın sürekli okuyucuları anımsayacaktır. Haziran başında da, yüksekliği 12 metreyi geçen (beşten fazla kata sahip) inşaatlarda denetimler başladı.
Bakanlığın Bursa İş Teftiş Grup Başkanlığı’na bağlı dört denetmen, sayıları 60 ile 70 arasında değişen çok katlı yapı inşaatlarında 25370 Kişisel Koruyucu Donanımların İşyerlerinde Kullanılması Hakkında Yönetmelik’te belirtilen; güvenlik halatı, emniyet kemeri, kaymayı önleyici ayakkabılar, delinmez taban gerektirmeyen emniyet ayakkabıları, delinmez tabanlı emniyet ayakkabıları, koruyucu baretler, düşmeye karşı kullanılan donanım gibi yüksekten düşme ile ilgili 9-10 kriterin karşılanıp karşılanmadığını inceliyor.
Gerekli koşulları sağlayamayan inşaatlarda 25393 sayılı İşyerlerinde İşin Durdurulmasına Veya İşyerlerinin Kapatılmasına Dair Yönetmelik uygulanıyor. Daha net bir ifadeyle, koşulları yerine getirmeyen inşaatlarda, güvenli çalışma ortamı sağlanıncaya kadar işler durduruluyor.
Denetimler kapsamında, geçen hafta ‘adı bende saklı’ 8 inşaatta iş kazalarına karşı gerekli önlemler alınmadığı için işler durduruldu, kapılarına mühür asıldı. Sorunu çözerlerse mühür sökülecek. Aralarında milyon dolarlık projelerin ve kamu yatırımlarının da bulunduğu bu 8 inşaata başkalarının da eklenmesi bekleniyor.
Bu olayı önemli kılan yatırımların ünü… Koskoca projelerin altına cesurca imza atan, her adımlarında taa Ankara’dan övgüler alan ama konu çalışan olunca adamsendecilik yapabilenlerin yatırımları… Kimileri tamamlandığında kentin değerine değer katacağı söylenen, kimileri de yurttaşı daha modern yapılarla kentliliğin gereklerine uygun koşullarda yaşatacağı vaat edilen yatırımlar…
Oysa o yapılar tamamlanıp göz kamaştırıcı haliyle ve görkemli törenlerle açılırken, o güne nasıl gelindiğini yalnızca inşaatı yapan işçiler bilecek; eserlerine bakıp, iskele tepelerinde hangi tehlikeleri atlattıklarını anımsayacaklar sessizce… O sırada kutlamaları kabul eden yatırımcının aklında kalansa, inşaattaki mührü söktürmek için kaç siyasetçi ve bürokratın kapısını çaldığı olacak belki.
Bırakın memleketin her köşesinin devasa yapılarla nefes alınamaz hale getirilmesini; kızgın güneşin altında evine götüreceği ekmek için canını ortaya koyanlardan ne istenir? Anlamak gerçekten güç!
Binlerce lira vergi veren, her ortamda çalışanımızla büyüdük diyenlerin bunları yaptığını görünce; insanın betondan, harçtan, makinadan farksız olduğu, hatta makinanın en ufak arızasında yıkılan ama eldivensiz, baretsiz, koruyucu giysisiz çalışan işçiyi umursamayan küçük, kurumsallaşmamış işletmeleri yadırgamak, asıl yadırganacak durum oluyor haliyle.

Dilek Göral'ın Tüm Yazıları İçin Tıklayınız