|

1961 yılında Türkiye’nin ilk organize sanayi bölgesinin (OSB) kurulduğu Bursa, bugün de en çok OSB’ye sahip il. Ülkemizdeki 256 OSB’nin 13’ü Bursa’da... Bursa OSB’lerin yönetimi ile ilgili noktalarda da etkin. Organize Sanayi Bölgeleri Üst Kuruluşu (OSBÜK) Başkanı Mahmut Yılmaz, Bölge Müdürleri Komisyonunun başında da BTSO OSB Müdürü Suat Özel var. Ancak Yılmaz ve Özel’in şanssızlığı olsa gerek, mevcut iktidar döneminde OSB’lerle ilgili iyi gelişmeler olmadı. 2000 yılındaki 4562 sayılı yasanın olumlu hükümleri ile hızlı bir gelişim gösteren OSB’ler, bugün, bağlı oldukları sanayi bakanı eski bir OSB yöneticisi ve sanayici olmasına rağmen ileri değil geri gidiyor. Çünkü sanayicilere dönük ürettikleri hizmetlerden dolayı bir gelirleri kalmıyor. ‘OSB’lerin ne gelire ihtiyacı var?’ diyebilirsiniz. Var çünkü, içme suyundan kullanma suyuna, doğalgaz hatlarından, elektrik trafo ve dağıtım şebekesine, yollardan çevre düzenlemeleri ve arıtma tesislerine kadar OSB’deki tüm yatırımları devlet değil kendileri yapıyor. Bu yatırımlar kaynak olmadan nasıl yapılacak? Üstelik bu yatırımları yapmaları devlet tarafından yıllardır teşvik edildi. Örneğin BOTAŞ, ‘bölge içi dağıtım şebekelerinizi yapın, personel ve gerekli ekipmanı sağlayın size iskontolu doğalgaz vereceğim’ dedi. Verdi de. 2008 yılı mart ayında % 3 olan oranı yüzde 1’e düşürdü. ‘Bu iskonto yılbaşından itibaren de sıfır’ diyor. Benzer bir gelir kaybı elektrikte bir önceki yıl yaşandı. Dolayısıyla OSB bütçelerinde büyük kısmı teşkil eden ve yatırımların temel kaynağı olan doğalgaz, elektrik gibi gelirler ellerinden alınıyor. Altyapı katılım payları ve yönetim giderleri, eğer varsa biraz da su temini ile bütçeler nasıl döner, devasa yatırımlar nasıl yapılır? Bugüne kadarki mevzuat dahilinde elektrik, doğalgaz vb. yatırımlarını yapıp bir anlamda altyapı ile işini bitirmiş OSB’ler var. Bir de henüz bu yatırımlara yeni başlamış OSB’ler... Bu bölgelerdeki sanayiciler açısından da ortada bir haksız rekabet yok mu? Örneğin Hasanağa OSB yönetimi 1 milyon YTL’ye doğalgaz altyapı şebekesini kurdu şimdi bu yatırım elinde kaldı. Bu parayı bölgeye geri verip sanayiciyi doğalgaza kim kavuşturacak? Doğalgazda BOTAŞ kaynaklı son sıkıntının ardından OSBÜK Başkanı Mahmut Yılmaz’ın, konuyu Başbakan Erdoğan’a Bursa ziyaretinde iletme şansı bulduğunu biliyorum. Ardından OSBÜK, Dünya ve Referans gazetelerine tam sayfa ‘Başbakana Açık Mektup’ başlıklı ilan verdi. O ilanda durum anlatılıyor ve BOTAŞ’a bir çok kurum ve kuruluşun milyarlara borcu olduğu OSB’lerin ise olmadığı, gaz bedelini üyelerinden tahsil etse de etmese de gününde BOTAŞ’a eksiksiz ödediği vurgulanıyor. Bu ortamda OSB’lerin yüzde 1’lik iskontosunun kaldırılmasına ve iki aylık tüketimleri kadar teminat istenmesine anlam verilemediği, bu uygulamadan vazgeçilmesi gerektiği belirtiliyor. Hükümetin, son derece makul bu talepleri yerine getireceğini düşünmüyorum. OSB’ler mağdur olacaktır. Sanayi ve Çalışma Bakanları bu konuda etkili olabilir mi, kestiremiyorum? Peki neden bu kadar iddialı bir başlıkla bu kadar iddialı yargıya varıyorum? 1. Bu hükümet OSB’lerde kaynak olmasını istememektedir. Çünkü para güç demektir. Güçlü olan biat etmez. Bugüne kadarki politikalarını bunu ispatladı. 2. BOTAŞ doğalgaz dört beş firmaya ilaveten yeni kontrat devirleri yapıyor diye duyuyoruz. Demek ki, bazı kişi ve gruplar (muhtemelen de iktidara yakın) gaz temin işine girmektedir. 3.Yine OSB’ler bazı dağıtım firmalarının kapsama alanına sokulmak istenmektedir. Nitekim, OSBÜK Başkanı’nın da çağrıldığı Enerji Bakanının başkanlığındaki bir toplantıda, bölgelerde dağıtım ve işletmeye talip sürpriz isimlerin de bulunduğunu duyduk. Kısaca, sanayicinin cebinden çıkan para sanayiciye yatırım olarak dönsün istenmemekte, bazı grupların cebine akması yeğlenmektedir. İşaretler bizi bu yoruma götürüyor. Ama bu sürpriz olmasın sizin için; zira kriz ortamında tüm KOBİ’lerine aktardığı kaynaktan daha fazlasını bir gruba aktaran Papua Yeni Gine iktidarı değil ki... Yazarın Diğer Yazıları İçin Tıklayınız
|