| NOSAB’daki sanayicinin suçu ne? |
| Pazartesi, 14 Eylül 2009 11:10 | |||
![]() Organize sanayi bölgeleri, 4562 sayılı kanunun 20. maddesine göre doğalgaz, elektrik, su vb. alt yapısını kurar, kamu ve özel şirketlerden alır, işletir, dağıtım ve satışını yapar. Bölgedeki işletmeler sunulan hizmeti almak zorundadır. OSB yönetimleri de bölgelerindeki işletmelere doğalgazı, elektriği en ucuz fiyata sağlamak durumundadır. Bunu yapabilmek için en başta ucuza tedarik etmek zorundadır. Ülkemizde enerji piyasasında tam serbestlik sağlanamadığı için OSB’lerin (veya serbest tüketicilerin) elektrik veya doğalgazı istediği tedarikçiden temin etmesi, tedarikçi seçme özgürlüğünden dolayı satın almada bir fiyat avantajı sağlaması kolay değil. Ayrıca elektrik veya doğalgaz için yatırım yapar, insan çalıştırır, makine teçhizat alır, bakım-onarım gerçekleştirir vs. Bir maliyet söz konusudur. OSB’lerin bu maliyetleri karşılamak için belirli bir karı olmalıdır. Bu genel girişten sonra konuyu gazetemizin bu haftaki manşeti olan doğalgaz konusuna getireceğim. DEVLET SANAYİCİ ARASINDA AYRIM YAPAR MI? Türkiye, doğalgaz tüketiminin neredeyse tamamını yurtdışından karşılıyor. Gazı getirme konusunda tek yetkili de BOTAŞ. Daha geçen yıl 4 özel firmaya cüzi bir gaz ithal etme hakkı verildi. Tüketim boyutuna bakıldığında ülkemizde doğalgazın yüzde 10’undan fazlası organize sanayi bölgelerinde tüketiliyor. BOTAŞ da geçmişte bu yapıları oldukça destekledi. Doğalgaz dağıtımını devretti. Kendisi OSB’ye tek fatura kesti, yüzlerce abone ile uğraşmadı. İlk zamanlar yüzde 17’ler civarında iskontolu fatura kesiyordu. OSB de bu iskontonun bir kısmını katılımcı fabrikalarına yansıtmadan maliyetlerini karşılıyordu. Bu oran giderek düşürüldü ve bu yılın başında sıfırlandı. Böyle olunca OSB’lerin bir kısmı ya BOTAŞ’tan gaz almaya mecburen devam ettiler ya da özel şirketlerden, piyasanın yüzde 1 altında indirimle gaz temin etmeye başladılar. Gazetemizdeki haberde ayrıntılarını okuyabileceğiniz şekilde, BOTAŞ, yılda 15 milyon metreküpten fazla gaz kullanan sanayi müşterileri için iskontoya yeniden başlayacağını duyurdu. Hem de yüzde 1-3 falan değil, 5-12 aralığında bir iskonto söz konusu. Bayram değil seyran değil, eniştem beni neden öptü?.. İleri sürülen nedenlerden birisi ‘al ya da öde’ zorunluluğu nedeniyle BOTAŞ sıkıntıya girecekti. OSB’ler büyük miktarda gaz tüketiyor göz ardı edemezdi. Hatasını gördü. Sebebi her ne olursa olsun, krizde beli iyice bükülmüş sanayici için doğalgazda indirim sonucunu doğuracaksa karar iyidir! Yalnız, yılda 15 milyon metreküpten aşağı doğalgaz tüketen sanayi müşterilerine bir iskonto söz konusu değil. Burada bir hata var. KOMŞU FABRİKALARA FARKLI FATURA Türkiye’de OSB’lerin tükettiği doğalgazın neredeyse yüzde 50’si Bursa’daki organize sanayi bölgelerinde tüketiliyor. Dolayısıyla konu Bursa açısından önemli. BOTAŞ’ın 2010 yılında geçmeyi düşündüğü uygulama ile aynı miktarda gaz kullanan Nilüfer OSB’deki bir fabrika ile hemen yanı başında BTSO OSB içindeki bir fabrikanın doğalgaz faturaları farklı olacak. NOSAB’da faturalar daha kabaracak. BTSO OSB, gazı iskontolu alacak ve bir kısmını fabrikalarına yansıtacaktır. Oysa NOSAB, yıllık tüketimi 15 milyon metreküpü geçmediği için BOTAŞ’tan iskonto alamayacaktır. Bu farkı doğuran bir uygulama yanlıştır. NOSAB’daki sanayici adeta cezalandırılacaktır. Suçu, günahı nedir? Kamu otoritesi benzer bir haksız rekabeti çevre konusunda da dolaylı olarak yaratmaktadır. Yine gazetemizde haftalardır dile getirdiğimiz atık suların deşarjı konusunda, atıklarını arıtma tesislerine gönderip bunun için bir bedel ödeyen ile dereye akıtıp hiçbir bedel ödemeyen ve çevreyi katledenler arasındaki haksız rekabet de ortadan kaldırılmalıdır. Yazarın Diğer Yazıları İçin Tıklayınız
|

