| Kürt sorunu TFF’nin sırtında!.. |
| Pazartesi, 15 Mart 2010 11:20 | |||
![]() Taş yağmuru nedeniyle oynanamayan Diyarbakırspor-Bursaspor maçının ardından, İstanbul Büyükşehir Belediyespor-Diyarbakırspor karşılaşması da tamamlanamadı. Türkiye Futbol Federasyonunun Müsabaka Talimatnamesi açık; aynı sezonda ikinci kez müsabakanın tamamlanamamasına sebebiyet veren takımlar, bulunduğu sezonda müsabakalardan çıkarılarak, bir alt lige düşürülür ve bu takımla müsabakası olan takımlar müsabaka yapmaksızın hükmen galip sayılırlar. Bu durumda olan takımların takip eden sezonda müsabakalara alınıp, alınmaması konusunda TFF Yönetim Kurulu karar verir. Alt lig bulunmaması halinde kulüpler bir yıl (sezon) müsabakalara alınmazlar. Bu şartlar altında Diyarbakırspor’un hem Bursaspor hem İstanbul BB maçında 3-0 hükmen yenik sayılması ve ligden düşürülmesi gerekiyor. TFF bu kararı alabilir mi? Çünkü Diyarbakırspor meselesi futboldan öte bir hale geldi. Türkiye’nin uzun yıllar sorunu olan Kürt meselesi, son dönemdeki Kürt açılımı iklimi altında farklı bir boyut kazandı. Bu nedenle, talimatnamede yazsa da TFF yönetimi karar verirken talimatname dışında bir çok etkeni de içine katma zorunluluğu ile karşı karşıya bırakıldı. Neden böyle söylüyorum? SİYASET FUTBOLUN İÇİNDE Pazar gecesi Kanaltürk Televizyonunda İstanbul Valisi Muammer Güler’i dinliyorum. Belediye maçıyla ilgili haber İçişleri Bakanı ile beraberken kendisine gelmiş. Anlattığına göre hemen devreye girmiş, maçın hakemine dolaylı olarak ulaşılmış ‘maçı oynat’ denilmiş. Olmamış, TFF Başkanı Mahmut Özgener’i aramış, ‘Bu maç oynansın’ demiş. Diyor ki Vali Güler, “Bunu Diyarbakırsporlular yapmadı. Maç öncesi bize provokatif eylemler olacağı bilgisi gelmişti. Bunun için 300 yerine 950 polis görevlendirdik. Özel güvenlik saha içinde zafiyet gösterdi, onun da hesabını soracağım. Biz kısa sürede duruma hakim olduk. Bu hakem onca baskımıza rağmen maçı oynatmadı, oynatmalıydı. Benim garantimi dinlemedi.” Dikkatinizi çekerim, açılımın yürütücüsü İçişleri Bakanı ile aynı ortamda olan Vali bunları söylüyor. Dolayısıyla İç İşleri Bakanının da olaylardan dakika dakika haberi var. Yani futbol siyasetin tam içinde. Ben ilk defa bir valinin, bir karşılaşmanın oynanması için TFF Başkanına kadar devreye girdiğine, bir hakemi bu kadar açıkça eleştirdiğine tanık oldum. Başka bir maç ya da takım için olsa, devletin valisi bunları yapabilir mi? Yani devlet diyor ki, Diyarbakırspor’u iki maçtaki olaylara rağmen, talimatnamenize rağmen ligden düşürmeyin. Vali Güler’in söylediklerinin tercümesi bu. Diyarbakırspor, evin yaramaz çocuğu… İstiklal Marşını ıslıklasa da, saha taş yağmuruna tutulsa da, raporlar ‘katliam olabilirdi’ diye yazılsa da, İstanbul’da saha basılsa da bu yaramaz çocuk affedilsin! Diyarbakır Başkanı Çetin Sümer, “Bursaspor maçını yeniden ve Bursa’da oynamak istiyoruz” diyor. “Bizim penaltımız verilmedi, faul çalınmadı, Bursa’da tahrik edildik, ne yapalım” diye konuşuyor aynı kanalda. Her penaltısı verilmeyen, hakemin kararını beğenmeyen saha basacaksa, bu lig nasıl tamamlanacak? Böyle bir savunma olabilir mi? AÇILIM MI, TALİMATNAME Mİ? Olaylar öyle bir noktaya geldi ki, Kürt sorununun veya açılımının tüm yükü şimdi TFF Yönetiminin omzuna yüklendi. TFF Yönetimi, Diyarbakırspor’u ligden düşürmese kendi talimatnamesine uymamış olacak. Bir başka takım aynı şeyleri yapsa onu da düşüremez o takdirde… Düşünsenize, futbol liglerimiz ne hale gelir? Düşürse, açılımın tüm başarısızlığı üzerlerine yüklenecek. TFF’nin yükü gerçekten çok ağır. Diyarbakırspor meselesinin iki önemli boyutu daha var. Bir tanesi, Çetin Sümer’in söylediğine göre, ne belediye başkanı, ne de bir sivil toplum örgütü yöneticisi bu süreçte kendilerini arayıp, ‘ne oluyor, geçmiş olsun, bir şey yapabilir miyiz’ dememiş. Diyarbakırspor istenmiyor mu acaba! Başka takım etrafında birleşme duyumları doğru o halde. İkincisi, 2016 Avrupa Futbol Şampiyonası’na aday ve şansı büyük denilen Türkiye, iki hafta içinde rakiplerinin eline öyle büyük bir koz verdi ki… Kendi kendine çelme takma bundan iyi olmazdı. Celil İnce'nin Tüm Yazıları İçin Tıklayınız
|

