Gölge etmeyelim yeter!
Salı, 03 Şubat 2009 13:50

alt

Ülkemizin dışa açık ekonomi politikaları uygulamaya başladığı dönemle küreselleşmenin kendini iyice hissettirmeye başladığı dönem neredeyse üst üste çakışıyor. Bu dönemde rekabetin alabildiğine artışı insan sermayesinin önemini hepimize ezberletti.

Çağdaş refah düzeyinde rekabetçi bir toplum olabilmek için yeni teknolojiler üreten ve bunları verimli bir şekilde kullanabilen nitelikli işgücünün önemi büyüdü.

Nitelikli insanların sayısı ile ülkenin gelişmişlik ve ekonomik refah düzeyi arasındaki ilişki bu kadar önemliyse; diğer ülkelere ve rakiplerine oranla en fazla avantajlı olduğu alan geniş ve genç nüfusu dolayısıyla işgücü potansiyeli olan Türkiye bunu iyi kullanmalıdır.

Bu genel giriş ve son cümlede ortaya koyduğumuz şart konusunda herkes kendine bir karne çıkartsa, inanın sınıfı geçenlerin sayısı çok olmayacaktır.

Onun için insan potansiyelimizin gerçek bir avantaj haline dönüşmesi için kapsamlı ve stratejik bir program çerçevesinde mesleki ve teknik eğitime zaman, para ve emek harcayan insanları, kurumları cesaretlendirmemiz, çekinmeden övmemiz gerek.

Bu yazımda bunu yapmaya çalışacağım.

 

BEGEV NASIL BÜYÜDÜ?

Bursa özelinde Coşkunöz, Eroğlu Makina gibi kuruluşların yanında adını burada sayamadığım bazı kurumlarda işgücü eğitimi konusunda planlı ve uzun soluklu çalışmalar olduğunu biliyorum.

Ama yakından tanık olduğum, gelişme ve büyüme adımlarını izleme şansı yakaladığım Bursa Eğitim Geliştirme Vakfı (BEGEV) var.

1992 yılında kurulmuş, 1999 yılında BUSİAD’ın desteği ile mesleki eğitimler vermeye başlamış, 2004 yılında yeni bir vizyona sahip olmuş, nitelikli işgücü konusunda örnek bir kurum, BEGEV... Ben 2004 yılından sonrasının tanığı oldum.

Dönemin Bursa Valisi şimdi Emniyet Genel Müdürü Oğuz Kağan Köksal, Küçük Sanayideki BESOB Merkezine bir ziyaretinde o zaman orada eğitim veren BEGEV’i görüp heyecanlanmış.

Bunun ardından yapılan Demirtaş Organize Sanayi Bölgesi (DOSAB) ve Sanayiciler Derneği’nin bir toplantısında, sanayiciler okul yaptırma fikri açmışlar. Vali de ‘Mesleki ve teknik eğitim merkezi yapın buna daha çok ihtiyaç var’ deyip BEGEV’i işaret etti ve kollar sıvandı.

Ardından DOSAB yönetimi bölge sınırları içinde mülkiyetindeki 37 dönümlük bir alanı eğitim merkezi olarak planlarında onayladı. DSD, ilk olarak kasasındaki 150 bin lirayı bağışladı.

2004 yılında DOSAB sınırları içinde BEGEV’in işleteceği merkezin temeli atıldı. İlk eğitim bloğu 3 bin 600 metrekare olarak yapıldı. Ardından BTSO devreye girdi iki eğitim bloğu daha yaptı. Ortaya 10 bin metrekareden fazla kapalı alanlı, içindeki bilgisayar donanımlı sınıfları, teknolojik makineleri ile benzeri Türkiye’de olmayan bir merkez ortaya çıktı.

 

BTSO İLE DAHA GÜÇLÜ OLACAK

Bu merkez Bursa sanayicisi ve iş dünyasının birlikteliğinin, ortak fayda üretmesinin de bir sembolü oldu. 10 milyon doların üzerinde de bir kaynak yaratılıp harcandı.

Bu merkezde Büyükşehir Belediyesi, UİB, BTSO sponsorluğunda ücretsiz meslek kursları yapılıyor, ücretli eğitimler düzenleniyor, AB projeleri alınıyor.

Tabii sadece işletmesi için yılda bir kaç milyon liranın gerektiği bu tür yapıların, sürekli bağışlarla yürümesi zor. Belirli ve sürekli gelirlerinin olması önemli.

Bu konuda TBMM nezdinde yasal düzenleme yapılması için yöneticilerin bir çok girişimine şahit oldum. Onlardan birisi bu tür yapılara OSB’lerin bütçelerinden belirli oranda pay ayırabilmeleriydi. Ama olmadı.

Neticede, BEGEV’in yoluna daha güçlü ve kuvvetli devam etmesinin BTSO çatısı altında mümkün olabileceği fikri ortaya atıldı. Bursa’nın ortak fayda kuruluşu olan BTSO’nun vizyonu ile de örtüşen bu öneriye herkes sıcak baktı.

Kendisinden üniversite beklenen ama üyeleri ve yönetiminin mesleki ve teknik eğitim konusuna daha sıcak baktığı BTSO, BEGEV’i devralmayı istiyor. (Gazetemizde bu konuda BTSO’nun en yetkili ismi Celal Sönmez’in konuya ilişkin görüşlerini okuyabilirsiniz.)

Bunun için BEGEV Mütevelli Heyetinin tamamının ‘olur’ vermesi lazım. Başta üç üye buna sıcak bakmadı ama şu anda bir üye ‘evet’ dememiş durumda. O üye ikna edilmeye çalışılıyor, kazançlar anlatılıyor.

Tam da bu süreçte, kişisel çıkarları, basit ve ucuz hesapları olanlar, bu merkezi ve BEGEV’i ülke için incelenen, kopyalanan bir örnek haline getirenleri yermeye, yanlış bilgilerin kılavuzluğunda eleştirmeye kalkıştılar. Yanlış yaptılar.

Bursa’da bu işin içinde olanlar kimin, neyi, neden ve nasıl yaptığını iyi biliyorlar. İsim vermeye gerek yok.

Dikkat ederseniz ben de ‘insanları övmemiz ve cesaretlendirmemiz lazım’ dedim ama Vali dışında isim vermedim. BEGEV gibi, DOSAB’daki eğitim merkezi gibi yapıları oluşturup yaşatanlar, bundan sonra yaşatacak olanlara hepimizin teşekkür borcu var.

 

Bu ülke onların bu girişimleri ile ekonomik refaha ulaşacak ve bunu sürdürecektir. Onlar bu işleri zaten gönülden yapıyorlar. Burada isimlerini yazmamıza ihtiyaçları yok. Gölge etmeyelim yeter! 

 

Yazarın Diğer Yazıları İçin Tıklayınız