Finansal krizden sosyal krize mi?
Pazartesi, 24 Kasım 2008 18:14

alt

Finansal kriz, bir çok ülke için ciddi bir ekonomik krize dönüştü. Türkiye’deki ‘teğet geçer’, ‘bize bir şey olmaz’ havası da bir-iki haftadır yok panik ortamı gözüküyor.
Türkiye ve Bursa için kriz; işsizliğin yükselmesi, daralan ihracat pazarı, daha az yatırım, artan yoksulluk demek. Finans sektörü, otomotiv ana ve yan sanayii, inşaat gibi sektörlerde ciddi istihdam daralmaları yaşanıyor ve daha da yaşanacak.
İşveren ve çalışan krizin etkilerini hissetmeye başladığında hükümet ve ekonomi yönetimi tarafı pembe tablolar sunma peşindeydi. O taraf daha bu hafta krizi ve etkilerini (Başbakanın açıklamalarından anladık) kabul etti. Bu kabul olmadığı için de daha önce yapılanlar hem yetersiz hem de geç kalınmış türdendi.
Bu hafta boyunca hem iş dünyasının temsilcileri işverenler ile hem de çalışan kesimin temsilcileri sendikacılar ile yoğun bir temasımız oldu. Ortaya çıkan ortak görüş şu; İşveren de işçi de bu krizde yükün altına girmiş durumdalar. Üçüncü ayak (hükümet edenler) şu ana kadar seyretti.
Hiç mi bir şey yapılmadı? Yapıldı elbette.
Bir kaç bin kişiyi ilgilendiren stopaj sıfırlaması, geriye dönük vergi taksitlendirmesi, kimin alacağı belli olmayan  ‘can suyu’ kredisi vs. Dolayısıyla neredeyse bir buçuk aylık bir süreci Türkiye boşa geçirmiş gözüküyor. Krize dair önlemler ekonomi yönetimi, işveren ve işçi kesimiyle tartışılıp bir şeyler yapılsaydı hasar biraz olsun hafifletilebilirdi. Ekonomide hele böylesi bir ortamda bugün karar verip yarın uygulayacağınız bir politikanın etkilerini hemen göremezsiniz. İşinden olan işçi geri gelmez, kapanan fabrikalar hemen açılmaz.

BİR SANAYİCİNİN FERYADI
Bu hafta (adı bende saklı) bir sanayicimizden gelen mesajı aynen buraya yazıyorum;
Son dönemdeki ekonomik krizden etkilenip banka kredi deposundaki ileri vadeli çekler sorularak önce bir tedarikçimiz iflas etti ardından bizi etkiledi. Maalesef pazartesi itibariyle firmamız battı. Ancak bu etki devam ediyor. Esnaf kredili hayat sürdürdüğü için kaçınılmaz son maalesef icralar... Dolayısıyla temiz iş adamı kalmayacak. Acil önlem alınmalı. İleri vadeli çekler sorulamamalı, yazdırılamamalı, icra takibine konulamamalı. Şirket çeklerinden dolayı imza sahipleri mağdur olmamalı. Bizim firmamızın batması 12 milyon avroluk bir ihracatın da yok olması demek. Bir banka müdürünün iki dudağı arasında olan bir sanayicilik sistemi ayakta kalamaz.”
Yukarıdaki satırlar iflas etmiş, fabrikasını kaybetmiş birinin feryat satırları. Benzer durum Bursa’nın bir çok organize sanayi bölgesinde, sanayi tesisinde var. İşsizlik çoğalacak, çalışma barışı bozulacak, sosyal sorunlar artacak gözüküyor. Umarım olmaz ancak finans krizi ekonomik kriz olarak bizi vurduktan sonra gerisinden bir sosyal kriz göreceğiz.

 Celil İnce
Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir

Yazarın Diğer Yazıları İçin Tıklayınız