|
Pazartesi, 09 Şubat 2009 15:29 |
|

Özellikle Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa’da, küresel kriz nedeniyle hükümetler neredeyse her gün bir paket açıklayıp uygulamaya koyuyorlar. 10 trilyon doları bulan paketler devreye girmiş durumda. Başarılı sonuçlarının olduğunu söyleyen henüz olmasa da somut çabalar var. Bizde ise gündem çok farklı. Başta Başbakan olmak üzere sanki fabrikalar kapanmamış, binlerci kişi işsiz kalmamış gibi bir tavır halen sürüyor. Başbakanımızın gündeminde Davos, Filistin, yerel seçimler (Kılıçdaroğlu atışmaları) var. Onun gündeminde olmayan bir konu kabinede zaten hiç olmuyor. Ekonomi ile ilgili bakanlar çeşitli yerlerde konuşuyorlar ama yapılan somut şeyler çok az. Ekonominin koordinasyonundan Nazım Ekren sorumlu ancak bir koordinasyon görülmüyor. Yine de en somut çalışmalar Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik’ten çıkıyor. Özellikle istihdamın korunması ve arttırılması hususunda TBMM’ye sunulan son yasada; kısa çalışma ödeneği miktarının ve süresinin arttırılması, ilk kez işe alınacak kadınlarla, 18-29 yaş arasındaki gençlerin sigorta primlerinin ödenmesinde süre uzatımı göze çarpıyor. Bakan Çelik ayrıca geçen hafta Bursa iş dünyasının temsilcileri ile bir araya gelecekti. Sorunların ve çözüm önerilerinin masaya yatıralacağı bu toplantı, İl Başkanı Sedat Yalçın’ın, partinin Ankara programlarına katılacak olması nedeniyle organize edilemedi. Bu toplantı yerinde olmakla birlikte daha fazla geç kalınmadan yapılmalı. Zira, ihracat ve üreten kesim çöktü, teğet geçmeyi bırakın kriz sanayiyi 12’den vurdu. Reel sektör can çekişiyor Ankara’nın haberi yok. Böylesi bir ortamda kabine üyelerinin krizin göbeğindeki insanlarla bir araya gelmesi önemlidir. Sanayi kenti Bursa’da Bakan Çelik bunu mutlaka yapmalıdır.
***
Hafta sonunda otomotiv yan sanayide faaliyet gösteren bir dostumuzla konuşurken, iyi bir haber verdi. Mart ayında Tofaş’ın üretim miktarında artış gözüktüğünü söyledi. Kesin program olmamakla birlikte küçük de olsa bu artış otomotivdeki iniş trendinin kırılması açısından hayati. Zaten talep açılıp, üretim artmazsa istihdamı uzun süreli korumak ve arttırmak desteklerle mümkün değil.
***
Geçen haftaki yazım üzerine BEGEV Mütevelli Heyeti’nden bir üye aradı. Yazıda BEGEV’in BTSO’ya devrine başta üç üyenin sıcak bakmadığını hali hazırda ise ‘evet’ demeyen bir üyenin kaldığını belirttikten sonra, kişisel çıkarları, basit ve ucuz hesapları olanların BEGEV’e emek verenleri yıpramtaya çalıştıklarını vurgulamıştım. Arayan ve söz konusu üç isimden biri olan Mütevelli Heyet üyesi bu ifadeden alındığını söyledi. İsminin açıklanmasını da istemedi. Kendisine telefonda söyledim, diğer iki üye için de yazıyorum; kastedilen mütevelli heyet üyeleri değildir. Kastedilenler kendilerini biliyor. Yazarın Diğer Yazıları İçin Tıklayınız
|